How to Train Your Dragon (2010) Ejderhanı Nasıl Eğitirsin

Kurulduğu 1997 yılından beri Shrek, Shark Tale, Madagascar, Over the Hedge, Kung Fu Panda gibi gişede bir hayli başarılı animasyonlar üreten Dreamworks; her seferinde boyun eğdiği Pixar’a en büyük darbesini iki sene önce verdi: How To Train Your Dragon.

Pixar’ın ağzı açık bırakan senaryoları, müzikleri ve animasyon efektleri kadar iyi bir işle karşımıza çıkan Dreamworks, sıska bir çocuk Viking olan Hiccup (Hıçkıdık) ve vikinglerin korkulu rüyası -aslında sevimli mi sevimli ötesi bir bıdı- Night Fury, nam-ı diğer Toothless’ın hikayesini anlatıyor How To Train Your Dragon’da. İzlemeyenler olabilir diye pek bir şey yazmak istemiyorum ama filmin hikayesi ciddi anlamda pek çok animasyon senaryosuna taş çıkaracak cinsten. Her ne kadar klasik dediğim-dedik-baba ve ona kendini kanıtlamaya çalışan ve herkes tarafından dalga konusu bir çocuğu ele alsa da filmin, alışılageldik Viking öykülerinden daha farklı bir şey sunduğu kesin. (En azından kahkaha attırıyor.)

Pek çok insana göre bırakın animasyon yönündeki başarısını, vizyona girdiği senenin en iyi filmlerinden kabul edilen Toy Story 3 ile karşılaştırdığımda bile yarışı kazanan bir film How to Train Your Dragon. Belki biraz sığ bir düşünce gibi gelecek ama animasyon denince benim aklıma gelen ilk şey gülümsemektir. Elbette Hollywood dışından çıkan animasyonlar için birincil kural bu değil. Toy Story 3′te Barbie&Ken ile kötü ayıcığın dublajdaki isminin “Yumuş” olması dışında bir şeye gülmeyen ben, How To Train Your Dragon’ın pek çok sahnesinde kendimi kahkaha atarken buldum. Film sadece çocuklara değil, her yaşa hitap edebiliyor -ki bu özelliğiyle Dreamworks’ün Pixar’ı yakaladığını rahatlıkla anlayabiliyoruz. Niçin Toy Story 3 ile karşılaştırdığımı da vizyona girdikleri sene aralarında geçen kıyasıya mücadeleden anlayabilirsiniz diye tahmin ediyorum.

Filmin özel efektleri bir animasyona göre oldukça harika. 3 boyutlu izleme şansım olmadı lakin 2 boyutta bile kendimi olayların içinde bulduğumu söyleyebilirim. Bu konuda o kadar başarılı ki film, Visual Effects Society tarafından 3 ödülle taçlandırılmıştı vakt-i zamanında. Aynı zamanda inanması güç şekilde animasyon filmleri ödülleri Annie’lerde tam 16 adaylıkla başı çekmiş ve bunların yarıdan fazlasını da kucaklamıştı. (Toy Story 3′ün yalnızca 3 adaylığı vardı. Bunun sebebi Pixar’ın ödül komiteleri konusundaki tutumuydu.)

Efektlerin yanında dikkat çeken bir diğer unsursa müzikler. ACSAP (Amerikan Besteciler Birliği) tarafından 98′-06′ yılları arasında tam 9 kez ödüllendirilen; Shrek, Bourne Üçlemesi, Italian Job, Mr. & Mrs. Smith, Robots, Ice Age: The Meltdown, Ice Age: Dawn Of The Dinosors, Bolt, Kung Fu Panda, Happy Feet, P.S. I Love You, Hancock, The Smurfs, Ice Age: Continental Drift, Kung Fu Panda 2, Happy Feet 2 filmlerinin müziklerini yapan John Powell tarafından bestelenen müzikler, sizi gözlerinizi kapattığınızda Baltık kıyılarında hissettirecek kadar etkili (Gişe canavarı tüm filmleri yazdım ki kendisinin ne denli başarılı olduğu görülsün). Ne yazık ki Akademi kendisini ancak iki sene önce fark edebildi ve En İyi Film Müziği kategorisinde bir Oscar adaylığı verdi. Tahmin edebileceğiniz üzere ödülü kazanamadı Powell ama yarattığı albüm hala kendini dinlettiriyor. Filmin müziklerinin ne kadar mükemmel olduğunu size bırakarak yazıyı sonlandırıyorum.

Diğer yazıları Burak Hazine

Puss In Boots (2011) Çizmeli Kedi

2001 yılında vizyona giren Shrek ile animasyon film tarihinde yeni bir dönem...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir