Black Swan (2010) Siyah Kuğu

Son 10 senede ardı ardına 4 kaliteli filmi izleyicilerin beğenisine sunan yönetmen Darren Aronofsky‘nin son şaheseri Black Swan‘da ürkek, kendine güveni olmayan bir balerinin şizofreni hikayesi ile karşı karşıyayız. Pi ve Requiem For A Dream ile farklı bakış açılarına sahip filmlere imza atan Aronofsky, daha sonra The Fountain ve The Wrestler‘ı izleyicilere sunarak başarısına başarı katmıştı.

Nina rolündeki takdir edilesi performansı ile Natalie Portman‘a, filmde, Lily karakteri ile Mila Kunis, ikilinin yönetmeni olarak Thomas rolüyle Vincent Cassel ve Nina’nın annesini oynayan Barbara Hershey eşlik ediyor. Oyuncu kadrosu senenin başarılı kastinglere sahip diğer filmleri The Fighter, The King’s Speech ve The Kids Are All Right‘ınki kadar mükemmele yakın olmasa da bir hayli işi iş çıkaran filmde özellikle Barbara Hershey’nin şapka çıkarılacak performansı göz dolduruyor. (Ki filmde takdir edilmesi gereken ilk oyuncu kendisidir şahsi fikrime göre.)

Sanatı ve müzikleri ile kendini daha da ön plana çıkaran filmin ses konusunda aynı başarıya sahip olduğunu söylemek ne yazık ki güç. Başta Portman olmak üzere karakterlerin sesleri ile müzikleri harmanlama olayı filmde pek de başarılı olmamış. Elbette ses konusunda kötü bir harmoni ve kurguya sahip değil film lakin diğer yönleriyle zirveye oynayan bir yapımdan daha fazlası beklenirdi.

Film, izleyen izlemeyen herkesçe o kadar çok göz önünde tutuldu ki bazılarınca Natalie Portman ilahlaştırıldı, bazılarınca senenin tartışmasız en iyi filmi olduğu iddia edildi. 2010 gibi sinema sektörü açısından muhteşem diye nitelendirilebilecek filmlere imza atılan bir senede Black Swan ne yazık ki ödül komitelerince hakettiği değeri göremedi, göremeyecek. Çok başarılı bir film olduğuna sonuna kadar katılsam da ne yazık ki artık “balon” olmuş bir filmle karşı karşıyayız. “İzlediğinizde Aronofsky filmi olduğunu anlarsınız!” diyen güruhlara yönetmenin sadece 5 uzun metraj filmi olduğunu hatırlatmak istiyorum. (Muhtemelen söz konusu kişiler sadece Requiem For A Dream’i izleyip bu yorumu yapıyor.)

Sanatı, oyunculukları, kurgusu ve görmezden gelinen senaryosu ile baş tacı edilebilecek bir filmi Darren Aronofsky dışında bir yönetmenin elinden izleseydik aynı tadı muhtemelen vermeyecekti. True Grit‘i izlemeden önce senenin en iyi sinematografisine sahip olduğunu düşündüğüm film, teknik ögelerle süslü olmasa bile kesinlikle göze hitap eden cinsten.

Oscar adaylıkları (5): En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi kurgu, en iyi görüntü yönetimi, en iyi kadın oyuncu (Natalie Portman)

Oscar yorumları ve tahminleri: Yukarıda da belirttiğim gibi sene içinde harcandı Black Swan. Oldukça başarılı bir sanat draması olan film, diğer sanat filmleri (The King’s Speech), sanat dışı filmler (The Social Network) ve teknik filmlerin (Inception) gölgesinde kalmaktan kurtulamadı.

Aronofsky’nin Requiem For A Dream’den daha dehşet veren, daha iyi bir sona ve senaryoya sahip filmi, The King’s Speech ve The Social Network yarışında bir terslik olması durumunda True Grit ile en iyi film Oscarı’nı almak üzere kapışacaktır. Yönetmenin kendisi ise aynı şekilde Tom Hooper ve David Fincher yarışından sıyrılıp Oscar’a kavuşursa hiç şaşırmamak gerekir.

Sanat yönetimi ve senaryo kategorilerinde aday gösterilmeyerek bünyelerde büyük şaşkınlığa sebep olan Black Swan, bu eksikliklerini görüntü yönetimi ve kurgu adaylıkları ile kapatmaya çalışıyor. 5 adaylığın böyle bir film için az olduğunu düşünen ben, 7 adaylığın ideal olabileceği görüşündeydim lakin Akademi benimle aynı şekilde düşünmedi.

Filmin en büyük kozu Natalie Portman‘ın, şimdiye dek aday olduğu neredeyse tüm ödülleri kazansa da (kazanamadıklarını Jennifer Lawrence’a kaptırdı) Oscar yarışında karşısında Annette Bening gibi bir isim olması, oyuncunun zaferini tehlikeye düşürüyor. Bu kategorideki favorim ne Portman ne de Bening değil lakin tüm Natalie Portman hayranlarından bir ricam var: Eğer ki 27 Şubat 2011 gecesi Oscar Bening’e giderse sakin olsunlar ve The Kids Are All Right’ı izlesinler. (Ardından da Winter’s Bone’u izleyebilirler pek ala.)

Oscar’ı alır: En iyi kadın oyuncu (Natalie Portman)

Şansı var: En iyi kurgu, en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi görüntü yönetimi

Şansı yok: (Şansı olduğu kategorilerle aynı)

Şimdiye kadar ne kazandı: 1 film, 4 yönetmen, 23 kadın oyuncu (Natalie Portman), 2yardımcı kadın oyuncu (Mila Kunis), 1 senaryo, 2 görüntü yönetimi, 1 kurgu, 1 film müziği, 1 sanat yönetimi ödülü

2010 Kişisel Oscar Listem: #3 (9.3/10)

Diğer yazıları Burak Hazine

También la lluvia (Even the Rain – 2010) Yağmuru Bile

Kristof Kolomb, Amerika kıtasını keşfetti. Yıllardır okullarda okutulan tarih kitaplarında Amerika kıtasının...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir