Oscar’ın Ardından: Ödüller (Bölüm 2)

Bölüm 1‘de yorumlamaya başladığım Oscar kazananlarına buradan devam ediyorum:
Rick Baker & Dave Elsey
“The Wolfman”
Üç adayın da farklı türleri barındırdığı en iyi makyaj kategorisinde ödül, makyajın alasının yapıldığı The Wolfman‘a gitti. İsmine aldanmamak gerek, filmi izleyenler iyi bilir; karakterlerin oldukça başarılı bir makyajdan geçirilip kıllanıp budaklandığını anlamak güç değil. Barney’s Version’dan sürpriz beklediğim halde ödülü tahminim olan The Wolfman’ın kazanması beni sevindirirken Alice in Wonderland’in bu kategoride aday olamamasının ardındaki sebebi hala anlamış değilim.
Cate Blanchett & Colleen Atwood
Alice in Wonderland ile The King’s Speech’i karşı karşıya getiren diğer kategori olan en iyi kostüm tasarımı ödülünü sunmak üzere Lord of the Rings: The Return of the King “scenic transition”ı eşliğinde sahneye çıkan Cate Blanchett’in zarfı açtıktan sonra anons ettiği isim 9 Oscar adaylığından üçüncüsünü ödüle çeviren Colleen Atwood oldu. Alice in Wonderland‘in bu zaferi sonrası The King’s Speech’in hala sadece tek bir ödül kazanmış olması durumu ciddiyetini korusa da ödül “kesinlikle” hak edene gitti. Filmi izleyen herkes ustaca yaratılmış gotik kıyafet tasarımlarının hikayenin çekiciliğini ön plana çıkaran ilk özelliği olduğunu rahatlıkla görebilir.
Charles Ferguson & Audrey Marrs
“Inside Job”
En iyi kısa belgesel ödülünü Strangers No More ile Karen Goodman ve Kirk Simon kucaklarken en iyi kısa film ödülüGods of Love kazandı. Ardından merakla beklenen bir diğer ödül, en iyi belgesel ödülü kazananı anons edildi: Inside Job. Exit Through the Gift Shop ile giriştiği yarıştan ekonomik sebeplerle galip geldiğini düşündüğüm Inside Job’ın zaferine tek sevinme nedenim tahminimin doğru çıkması. Kaçıncı kez tekrarlıyorum, bilmiyorum ama “Waiting For the Superman?”
Pete Bebb, Chris Corbould
Paul Franklin,Andrew Lockley
“Inception”
Inception’ı tek aday olarak gördüğüm en iyi görsel efekt ödülünün sahibi malum tek adaya, yani Inception‘a gitti. 4 özel efekt uzmanını onurlandıran Akademi’nin Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 1 ile Alice in Wonderland’i aday göstermesine sevinirken son 7 içinde uzun listeye Scott Pilgrim vs. the World’ün aday olamaması beni bir hayli üzmüştü. Bu ödülle birlikte Inception, toplamda 4 Oscar alarak geceyi noktaladı ve törende en çok ödül alan iki filmden biri oldu.
Kirk Baxter & Angus Wall
“The Social Network”
Gecenin sonucunu etkileyebileceği kadar bu yıl etkisiz de kalabilme ihtimali bulunan en iyi kurgu ödülünü Robert Downey Jr. ve Jude Law ikilisi sundu. The King’s Speech’in -imkansız da olsa- bir şekilde kazanması durumunda en iyi film ödülünü garantileyeceği, The Social Network’ün kazanması durumunda ise en iyi filmi hala The King’s Speech’in alacağı gerçeğini gösteren kategorinin sahibi Eddie Ödülü’nü de kazanan The Social Network oldu. Beklenen bir sonuçtu, kurgu-film ayrımı yaşanacağı da belliydi. Sonuç olarak haklı olarak kazanılmış bir zafer olsa da eğer adaylar içinde Inception olsaydı ve bu ödül The Social Network’e gitseydi Akademi çok küfür yerdi, benden söylemesi. 
Randy Newman – “Toy Story 3”
Daha önceki Toy Story filmleri ile aday olup ödülü kazanamamış Randy Newman ile 2 Oscar ödüllü A.R. Rahman arasında geçen en iyi özgün şarkı yarışından Tangled filmindeki I See the Light şarkısının fırlayıp ödülü kazanmasını çok istememe rağmen kazanan “zamanı gelen” Randy Newman oldu. Aday şarkılar arasında en sanatsal, en modern ezgilere ve en iyi altyapıya sahip şarkı If I Rise’ın ödülü alamamasının tek sebebinin A.R. Rahman’ın 2 sene önce iki Oscar ödülü birden almasına bağlıyorum, başka sebebi olamaz. We Belong Together kötü bir şarkı değil ama If I Rise’dan iyi de değil.
Ve gecenin en heyecanlı dakikası geldi çattı: En iyi yönetmen ödülü. Bu sene en heyecanlı dakika ne yazık ki en iyi film kategorisinin verileceği an olamadı çünkü yönetmen Oscarı verildikten sonra zaten töreni takip etmenize gerek kalmamıştı çünkü sonuç belliydi. 
Tom Hooper & Kathryn Bigelow
David Fincher’ın almasını gönülden istediğim ama Tom Hooper’ın kazanması gerektiğine inandığım en iyi yönetmen Oscarı, The King’s Speech’teki başarısı ile Directors Guild of America (DGA) Ödülü’nü kazanan Tom Hooper‘ın oldu. Bugüne dek sektör içinde oldukça başarılı filmlere imza atmış ama ilk adaylığını yalnızca 2 yıl önce kazanmış David Fincher gibi bir usta yönetmenin ödülü kaybetmesi üzücü olsa da bir bakıma da sevinmedim değil. Çünkü eğer Fincher yönetmen ödülünü kazansaydı film ödülü de muhtemelen The Social Network’e giderdi -ki bu başından beri istemediğim bir şey. Tom Hooper’ın adını TV filmleri ile duyurmasını hazmedemeyen kesimlerin diline doladığı sonuç aslında beklenmesi gereken bir sonuçtu -DGA Ödülü dolayısı ile. Tom Hooper’ın sadece TV filmleri ile devam etmesi gerektiği düşünürcesine eleştiren kesimlerin Fincher’a ödül verilmemesi protestosunu anlasam da Hooper’a yapılan haksızlık konusunda ne yazık ki susacak değilim. Eğer kendisi “cidden” iyi bir iş başarmamış olsaydı ne yönetmenler birliği kendisini ödüllendirirdi ne de Akademi. Hem en iyi film hem de en iyi İngiliz filmi ödüllerini BAFTA’da kucaklayarak yarım asırlık bir rekor kıran The King’s Speech gibi başarılı bir filmin yönetmeninin başarısızlığından bahsetmek söz konusu olamaz. Fincher daha fazla hak ediyor olabilir ama bu Hooper’ın hak etmediği anlamına gelmez. Sam Mendes nasıl ki ilk filmi American Beauty ile Oscar ödüllerini süpürdüyse Tom Hooper da başarılı TV geçmişini ilk ciddi sinema deneyimi ile devam ettirmekle kalmadı, bu durumdaki bir yönetmenin yapabileceği en iyi işi yaptı.
Jeff Bridges & Natalie Portman
En iyi kadın oyuncu ödülü ile devam eden törende sona yaklaşılırken Annette Bening ve Natalie Portman rekabetinden kimin galip çıkacağı heyecanı sardı izleyenleri. Natalie Portman sene içinde sayısız ödül almış olsa da daha önce 3 kez Oscar’a aday gösterilen, “zamanı gelen” ve Akademi içerisinde pek çok seveni ve arkadaşı olan Annette Bening de görmezden gelinemezdi. Akademinin oyunculuk kategorilerinde neredeyse her sene şaşırttığı düşünüldüğünde Bening’in, Oscar’ı Portman’ın elinden alabileceği ihtimali hala vardı. Ama hiçbir şeyi riske atmaya değmez: Ödülün sahibi benim de tahmin ettiğim Natalie Portman oldu. Başrolünü oynadığı Black Swan’a tek Oscar heykelciğini kazandıran Portman’ın hamile olduğu halde ne kadar zarif göründüğünü eklemeden edemeyeceğim.
Colin Firth
Sene içinde dağıtılan tüm ödülleri kucaklayan Colin Firth’ün zaferini daha aday olmadan önce ilan ettiği en iyi erkek oyuncu kategorisinde James Franco, Jesse Eisenberg gibi eleştirmenlerin onurlandırmayı seçtiği isimler de vardı. İki sene üst üste Oscar adayı olmayı başarmış Jeff Bridges ve Colin Firth yarışında geçtiğimiz sene Bridges galip gelmişken bu sene zafer Colin Firth‘ün oldu. Gecenin en rahat tahmin edilebilecek kategorisi olan erkek oyuncu dalında ilk Oscarını kucaklayan Firth’ün yapmacıklıktan uzak, profesyonelce ve rolüne sadık konuşması ise herkesten tam puan aldı.
Törenin en son ve en önemli ödülü olan en iyi film ödülünün sunumu, daha önce 3 kez Oscar kazanmış büyük yönetmen Steven Spielberg’in akıllarda iz bırakan konuşması ile başladı. Aday olan 10 filmden görüntülerin kolaj halinde sunulduğu bölümde arka planda -Colin Firth’ün performansından- Kral VI. George’un II. Dünya Savaşı konusunda halkına yaptığı konuşmanın olması ise ödülün aslında kime gideceğine bir işaretti. Eleştirmen ödülleri ile Altın Küre’nin galibi The Social Network başlarda tek favori olsa da PGA, DGA ve SAG ödüllerini kucaklayan, ardından BAFTA’da tarih yazan The King’s Speech en iyi film kategorisinde Oscar’ı kucakladı. Tom Hooper’ın en iyi yönetmen Oscarını kazanması ile kesinleşen bu sonucun ardından tören sona erdi.
Emile Sherman, Gareth Unwin ve Iain Canning
“The King’s Speech”
Sonuç olarak ödül alan filmleri sıralarsak;
The King’ Speech (4): Film, yönetmen, özgün senaryo, erkek oyuncu
Inception (4): Görsel efekt, görüntü yönetimi, ses kurgusu, ses miksajı
The Social Network (3): Kurgu, uyarlama senaryo, özgün müzik
The Fighter (2): Yardımcı kadın oyuncu, yardımcı erkek oyuncu
Alice in Wonderland (2): Sanat yönetimi, kostüm tasarımı
Toy Story 3 (2): Animasyon, özgün şarkı
Black Swan (1): Kadın oyuncu
In A Better World (1): Yabancı dilde en iyi film
The Wolfman (1): Makyaj
Inside Job (1): Belgesel
Gods of Love (1): Kısa film
Strangers No More (1): Kısa belgesel
The Lost Thing (1): Kısa animasyon
Christan Bale, Natalie Portman, Melissa Leo, Colin Firth
“Mutluluk Tablosu”
Diğer yazıları Burak Hazine

12 Yıllık Esaret (12 Years a Slave)

İlk filmi Hunger (Açlık) ile çoğu sinemasevere göre uzun metraj sinemaya çarpıcı...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir