Precious (2009) Değerli

İkinci yönetmenlik deneyimini Precious ile yapıp Oscar’a aday olan Lee Daniels’ı artık tanımayan var mı? Ben de 3 sene öncesine kadar tanımıyordum. Küçücük bir araştırmayla 2001 yılında Halle Berry’ye Oscar kazandıran Monster’s Ball filminin sorumlu yapımcılarından biri olduğu öğrendim, kendisine dair kayda değer tek bilgi buydu. Ama durum şu ki, iyi bir film yapmak için geçmişin zerre kadar önemi olmayabiliyor. (Buna en yakın örneği Tom Hooper ve The King’s Speech ile verebiliriz pek âlâ.)

Precious, ya da ilham alınan kitabın orijinal adıyla Push, A.B.D.’nin varoş bölgelerinden Harlem’de babası tarafından defalarca tecavüze uğramış ve bunun sonucunda Down Sendromlu bir kız çocuğu olan, aynı zamanda yine babasından hamile kalan 16 yaşındaki Precious’ın hikayesini anlatıyor. Annesi tarafından müthiş bir baskı gören Precious, hamile olduğu için okuldan atılıyor ve “alternatif eğitim” adı altında Each One Teach One programına katılıyor.

Precious rolündeki Gabourey Sidibe, filmin çekimleri başlamadan 6 hafta önce kadroya dahil edilmiş -hatta bu rol Sidibe’ın ilk oyunculuk deneyimi diyebiliriz. Bir ilk için oldukça dolu, içten ve göz alıcı performans sergileyen Sidibe söz konusu ilk ve tek oyunculuk performansı ile Oscar dahil pek çok ödüle aday olmuş ve bu adaylıkların bir çoğunu ödüle çevirmişti.

Filmde Lee Daniels ve Sidibe’dan daha iyi bir şey varsa o da -tahmin edebileceğiz üzere- Precious’un zalim annesi rolündeki Mo’Nique’in ta kendisi. Daha önce sinemada ve televizyon dizilerinde küçük rollerde boy gösteren Mo’Nique ile ilgili ilginç bir durum da var: 2005 yılında Lee Daniels’ın yönettiği Shadowboxer filminde Mo’Nique’in oynadığı karakterin adı Precious idi.

Precious’taki performansıyla sene içindeki tüm ödülleri toplayan Mo’Nique’in filmin son 15 dakikasındaki performansı için bile tüm ödüller önüne serilebilir, hiç abartmıyorum bunu dillendirirken. En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscarı dışında En İyi Uyarlama Senaryo heykelciğine de kavuşan film, Avatar’ı bir kenara bırakırsak, The Hurt Locker’ın yerine en iyi film ve en iyi yönetmen ödüllerine kavuşabilirmiş aslında. Filmde vasat altı olan pek bir şeye rastlamadım, üstüne Paula Patton gibi dünyalar güzeli bir kadın keşfettim. Bir diğer ilgi çekici not ise Mariah Carey ve Lenny Kravitz’in şaşılacak derecedeki iyi performanslarıydı.

Kısaca filmde ödüllendirilmeyecek tek bir öge bile yokken sinema çevreleri yapımın tek dayanağı olarak Mo’Nique’i gördü. Filmin üzerinden 3 yıl geçmiş olsa da elimde olsa pek çok ödülü vereceğimden şüphe yok. İzlemeyenler ise mümkünse “izlenecek filmler” listesinde üst sıralara eklesin Precious’ı.

Diğer yazıları Burak Hazine

Oscar Rehberi 2013: Özgün Senaryo & Uyarlama Senaryo

Önceki yazı: En İyi Kurgu & En İyi Sinematografi Bir filmin yaratılması...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir