Rise of the Planet of the Apes (2011) Maymunlar Cehennemi Başlangıç

Franklin J. Schaffner’ın 1968 yılında beyazperdeye aktardığı Planet of the Apes filminin ardından en son 2001′de Tim Burton’ın komedi amacıyla aynı isimle çektiği filme kadar, belli aralıklarla toplam beş maymun filmi vizyona girdi. Yapım yılları göz önünde bulundurulduğunda bir hayli olumlu eleştiriler alan bu beş filmin ardından yapımcılar, tüm hikayenin en baştan ve daha tatmin edici şekilde anlatılacağı yeni bir seri için kolları sıvadı. Yönetmen koltuğuna bu sefer amatör bir sinemacı olan Rupert Wyatt oturdu, başrollere ise Oscar adayı James Franco, güzeller güzeli Freida Pinto ve muhteşem Andy Serkis getirildi.

Maymun temalı geçmişe ait malum beş filmin ikisini izlediğimi hatırlıyorum. Burton’ın uyarlaması eğlenceli ve saygıdeğer olsa da hikaye hakkında pek bir şey katmıyordu seyirciye.

Öyküye sadık bir biçimde tüm olayların nasıl geliştiğini ve bu olayların sebeplerini olabilecek en mantıklı şekilde anlatan Rise of the Planet of the Apes’in senaryosu başarılı diyebiliriz. Daha filmin ilk sahnelerinde küçük aksiyonlarla seyirciyi ayakta tutmayı başaran yapımda aksiyonun tam anlamıyla yükseldiği tek bir sahne (helikopter vs. goril) olsa da izleyeni sıktığını iddia edemeyiz. Devamı geleceği için sonuçsuz biten film, uzaya çıkma gibi konularda soru işaretleri bırakıyor.

Her şeyi bilen, haklı ama sözü dinlenmeyen zeki insan rolündeki James Franco’nunki başta olmak üzere Freida Pinto ve diğer yan oyuncuların performansları vasatın altında -biri hariç: Andy Serkis. Lord of the Rings üçlemesindeki Gollum karakteri ile ekranda bizzat gözükmeden bir işin ne kadar iyi yapılabileceğini halihazırda bizlere kanıtlayan usta oyuncu, şimdilerde aynı rol için The Hobbit setinde ter döküyor. King Kong’daki performansında da Gollum kadar iyi olan Serkis, Rise of the Planet of the Apes’te baş maymun(!) Ceaser’ı canlandırıyor. İnsandışı bir varlığın duygularını, hareketlerini ve yüz mimiklerini olabilecek en iyi şekilde yansıtan Serkis için keşke ufukta bir Oscar adaylığı gözükseydi demeden edemiyor insan. Ama Akademi’nin böyle bir rol için adaylık vermesi neredeyse söz konusu değil –ki vermedi de bildiğiniz üzere.

Kameraların da bir hayli başarılı kullanıldığı ve seyirciyi filme bir hayli sokan yapımın müzikleri sönük kalmış. Teknik anlamda çeşitli ödül törenlerinde adaylıklar elde eden Rise of the Planet of the Apes’in gişedeki durumu da yapımcıları bir hayli tatmin etmişti. Önceden hayvan felaketi filmlerini ne kadar sevmediğim konusunda tükürdüğüm yazıyı yalıyorum ve Apes’in başarılı bir başlangıç filmi olduğunu kabul ediyorum. Bunu düşünmemdeki en büyük etken, hikayenin seyirciye mümkün olan en açık ve mantıklı şekilde anlatılmasıdır. Serinin gelecek filmlerinde bahsettiğim diğer eksikliklerin giderileceğini umuyor ve filmin mottosunun geçtiğimiz senenin en iyilerinden olduğunu belirterek bitiriyorum: Evolution becomes revolution (Evrim, devrime dönüşüyor)

Diğer yazıları Burak Hazine

Wild Fragman

Yönetmen: Jean-Marc Vallee Oyuncular: Reese Witherspoon, Gaby Hoffmann, Laura Dern Vizyon Tarihi: Belirsiz
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir