Contagion (2011) Salgın

Seyircisinin karşısına bir iyi-bir kötü filmler yaparak çıkmaktan haz duyan yönetmen Steven Soderbergh‘in 2011 eseri Contagion, filmekimi 2011 dahilinde izlediğim ikinci filmdi. Matt Damon, Kate Winslet, Gwyneth Paltrow, Marion Cotillard, Jude Law, John Hawkes, Laurence Fishburne gibi Oscarlı/Oscar adayı yıldızlardan oluşan muhteşem bir kadro barındıran film, domuz-yarasa orijinli bir virüsün kısa sürede dünyaya yayılmasını anlatıyor.
Bu kadar başarılı oyuncuyu bir filmde toplamak yürek ister. Pek çok filmde görmediğimiz bu durum, filmlerin sınırlı sayıda karakter üzerine kurulu olması, geri kalan tiplemelerin yan/yardımcı rollerde bulunmasından kaynaklı. Contagion’da ise durum biraz farklı çünkü yukarıda saydığım oyunculardan hiçbiri başrolde değil. Her birinin öyküsü kısa tutulmuş, hiçbir oyuncu diğerinden daha fazla göz önünde değil; diğerinden daha önemli bir karakteri canlandırmıyor. Bu yönden bakıldığında filmin, aynı tür içindeki benzerlerinden farkı anlaşılıyor.
Contagion’ı diğer felaket filmlerinden ayıran bir diğer özelliği ise senaryosu ve öyküsünün olabilecek en mantıklı ve gerçekçi şekilde ele alınmış olması. En başından -ya da en sonundan- itibaren malum salgına yol açan ajan, bu ajana karşı geliştirilen tedaviler ve halkın salgına yaklaşımı bir hayli akla uygun. Filmde yaşananları, yine türdeşlerinden farklı olarak halktan ziyade bilim insanları ve yetkililerin gözünden izliyoruz. Bu insanların psikolojisi, dışarıdan gördükleri baskı ve sistemin bir getirisi olarak iç işlerindeki olumsuzluklarla birlikte film, izleyicisine tam manasıyla farklı bir felaket senaryosu sunuyor.
Filmi izlerken ve izledikten sonra düşündüğüm önemli bir eksik ise salgına yol açan mikroba karşı aşıyı bulan ve dünyayı kurtaran sağlık görevlisinin aslında o kadar da ön planda tutulmamış olmasıydı. Bu eksiği kapatacak kadar önemli bir diğer artı ise tüm bu yetkili insanların karşısında halkı temsil eden tek bir ismin bulunması: marjinal blogger Alan Krumwiede. Sosyal medyanın günümüzdeki yeri ve önemine bir gönderme olan Krumwiede karakteri, iç işlerdeki kirli çamaşırları ortaya çıkarmak gibi bir vizyonla karşımıza çıkıyor.
Teknik anlamda tatmin edici özelliklere sahip olan Contagion, Soderbergh hayranlarının bir hayli beğeneceği bir yapım. Amerikan başkanının umutsuz vecizeleri ve halktan çıkmış vasıfsız bir kahramanın dünyayı kurtarmasından bıktıysanız bu film sizi fazlasıyla tatmin edecektir -oyuncu kadrosu ve bu yıldız oyuncuları hiçe sayabilecek kadar iddialı işlenişi de cabası.
Diğer yazıları Burak Hazine

En İyi 10 Lezbiyen Filmi

Christa Winsloe’nin romanından Leontine Sagan tarafından uyarlanan ve Manuela von Meinhardis isimli...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir