The Adventures of Tintin

Yaşayan en başarılı yönetmenlerden Steven Spielberg‘in ilk animasyon filmi The Adventures of Tintin: The Secret of the Unicorn, bir nesli büyütmüş Tenten ve can dostu Milu’nun hikayelerini anlatan/anlatacak olan serinin ilk meyvesi. Motion capture tekniği ile çekilmiş film, özellikle efektleri söz konusu olduğunda son zamanlarda izlediğim en başarılı işlerdendi. Peter Jackson ve Steven Spielberg’in bir araya gelmesi durumunda kötü bir şey ortaya çıkması zaten ihtimal dahilinde değil.

Stephan Daldry‘nin unutulmaz eseri Billy Elliot ile BAFTA Ödülü kazanmış genç oyuncu Jamie Bell‘in Tenten rolüyle karşımıza çıktığı filmde, motion capture’ın usta ismi Andy Serkis de Kaptan Haddock karakterine hayat veriyor. Yeni nesil James Bond Daniel Craig ise kötü adamımız Ivanovich Sakharine olarak filme dahil edilmiş. Altın Kıskaçlı Yengeç ve Tek Boynuzun Esrarı hikayelerinin harmanlanması ile ortaya çıkan senaryoda Tenten, Kaptan Haddock’un büyük dedesinden kalma bir esrarı çözmeye çalışıyor.

Film, Tenten’in bir sokak sanatçısına portresini çizdirerek Hergé‘nin çizimlerine bir gönderme yaparak başlıyor. Tenten’in portresi dışında geri planda çizgi romanın diğer karakterlerini de küçük çapta anan Spielberg, kısaca daha ilk dakikada Tenten hayranlarını mutlu etmeyi başarıyor. 100 yıl önce ortaya çıkmış, peşinden milyonları sürüklemiş bir çizgi roman serisinin motion capture gibi bir teknikle göze nasıl gözükeceğini merak edenlere bir tatmin mekanizması yaratmış Steven Spielberg. Görsel efektleri ile zamanımızın pek çok iddialı filmine taş çıkaran The Adventures of Tintin, aksiyon düzeyinin düşmediği bir 110 dakikada bu efektlere eşlik eden çekim numaraları ile de kendine hayran bırakıyor. Bir yarı-animasyon için mümkün olmayacak mertebedeki kadraj açıları, odaklar, çeşitli imgeler ve görüntüler arası geçişler filmin 3. boyutunun işe yaradığı tek özelliği. Elbette bunda Spielberg’in daimi sinematograf dostu, 2 Oscarlı Janusz Kaminski ve yine Spielberg’in filmlerinden eksik etmediği 3 Oscarlı editör Michael Kahn‘ın etkisi söz konusu.

Yaşayan en büyük film müzisyeni olduğunu düşündüğüm 5 Oscarlı John Williams‘ın, Tenten hayranı herkesin hayallerinde oluşturduğu, geçmiş Tenten uyarlamalarına sadık besteleri ve ilk baştaki kasting müziği ile kendine hayran bırakıyor. Avatar‘a Oscar ödülü getiren sanat departmanı üyelerinden Andrew L. Jones ve Jeff Wisnievski de Hergé’nin yarattığı dünyayı, çizimleriyle birebir olarak ekrana yansıtmayı başarıyor.

Eğlencenin ve komedi unsurlarını da had safhada barındıran The Adventures of Tintin, filmin öne çıkmayı az da olsa başaran tek kadın karakteri Bianca Castafiore başta olmak üzere pek çok sahnede seyirciyi gülümsetme vaadinde bulunuyor. İçinde diğer Tenten hikayelerine de göndermeler barındırarak sonlanan film, Tenten ve Kaptan Haddock’un yeni macerasının başlangıcını da müjdeliyor. Peter Jackson’ın yöneteceği ikinci filmin senaryosunun çoktan hazır olduğu, geçtiğimiz günlerde medyaya düşmüştü. Steven Spielberg’in bu sefer sadece yapımcı sıfatıyla dahil olacağı serinin gelecek filmini heyecanla beklememek için hiçbir sebep yok.

Unutmadan, Akademi’nin yaptığı açıklama neticesinde The Adventures of Tintin, 84. Oscar Ödülleri’nde en iyi animasyon kategorisinde 18 filmden oluşan aday adayları listesinde kendisine yer edindi. Muhtelemen 5 adaydan oluşacak kısa listede Tenten, umarız ki, kendisine bir yer bulacaktır.

Diğer yazıları Burak Hazine

18. Critics’ Choice Ödülleri Adayları

Amerikalı eleştirmenlerin bu sene 18. kez dağıtacağı Critics’ Choice Ödülleri’nin adayları açıklandı....
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir