Rango (2011)

The Ring ve The Pirates of the Caribbean serisinden tanıdığımız yönetmen Gore Verbinski’nin ilk ve tek animasyon film denemesi olan Rango, yalnız bir kertenkelenin nasıl bir halk kahramanına dönüştüğünü anlatan eğlenceli bir yapım. Pixar’ın son senelerde yaptığı işler gibi daha çok yetişkinlere hitap eden film, ne yazık ki Pixar gibi olamamış ve bir takım klişelerin dışına çıkmayı başaramamış gözüküyor.

Küçük yuvasında şizofrenik bir hayat süren sevimsiz kertenkele Rango, bir kaza sonucu kendini Las Vegas’ın ıssız çöllerinde bulur. Önceleri burada hayatta kalma mücadelesi veren Rango, daha sonra küçük bir kasabada hayallerine kavuşur: Yalanlarla dolu bir kahramanlık öyküsüne. Böyle başlayan her animasyon gibi zamanla çevresindekilerin güvenini sarsan olaylar yaşayan kahramanımız, en sonunda sürüden kovulur. Manevi güçlerin etkisiyle cesareti yerine gelen sıska kertenkele en sonunda halkının(!) yanına dönüp onları kötülükten kurtarır.

Evet, Rango’yu anlatmamız gerekse bu kadar kısa bir paragrafla özetleyebilirdik. Ama elbette her şey bu kadar yüzeysel değil. Medenileşme adı altındaki sanayileşme ve kapitalizmin karanlık yüzlerine göndermeleriyle halkçı ve sosyal yaşamın önemini vurgulayan film, bu yönüyle bir hayli dikkat çekiyor. Çok büyük toplulukları elinde oynatan, bu toplulukların cehalet ve saflığından yararlanan tekellerin iktidarının gün gelince nasıl da düşeceğini olabilecek en basit ve anlaşılır şekilde anlatıyor Rango. Bir bireyin yaşaması için gerekli en temel ihtiyaç olan su üzerine kurulu bir hikâyesi bulunan Rango’da farklı etnik grupların bu tekele karşı birleşip işlerin devrime doğru nasıl ilerlediğini de izliyoruz.

Şimdi izleyenler şunu diyecek: Bir animasyon filmden böylesi politik mesajları nasıl çıkardın? Aslına bakarsanız animasyon izleme felsefem sadece filmden tat almaya yönelikti bir zamanlar. Live fiction filmlerden farklı olarak animasyonların içlerinde filmi yapanların bir mesaj gönderdiklerini düşünmezdim –daha doğrusu yetişkinlere yönelik bir mesaj. Bu konudaki düşüncelerim Miyazaki filmlerine göz atmam ve Pixar’ın seyirci kitlesi hedefinde yaptığı değişiklik sonucu bozuldu diyebilirim. Söz konusu filmleri izledikten sonra aslında animasyon filmlerin oldukça basit ve temel fikirleri seyirciye nasıl kolay empoze edebileceklerini anladım. Rango da 2011 yılında bu görevi üstlenen animasyon film oldu; hem benim için, hem de pek çok seyirci için.

İzlerken kahkahalar eşliğinde gülmenizi garanti edebileceğim bir film değil Rango, hatta mümkün mertebede sıkılanlarınız dahi olacaktır. 107 dakika gibi bir animasyon için uzun sayılabilecek izlenme süresi olan filmde tabii ki komedi dozunu arttıran karakter ve durumlar da mevcut. Bunların başında elbette ki Rango’nun kendisi geliyor. Diğer kahraman temalı animasyon filmlerden farklı olarak başkarakterin kendi iç hesaplaşması üzerinde çok durulmayan Rango’da aslında diğer karakterler üzerinde de çok durmamış Verbinski. Filmdeki ana kadın karakter Fasulye’yi bile benzerlerinden farklı olarak duygusal yaratmayan yönetmen, bu konuda takdir ettiğim bir iş çıkarmış desem yeridir. Bir takım vahşi batı filmlerinden yabancı olmadığımız ara sekans müzisyen ekibi ile de eğlendirmeyi başaran yapımda sonuç olarak karakter yaratımının oldukça iyi olduğuna kanaat getirebiliriz.

Bu sene Martin Scorsese’nin fantastik filmi Hugo’nun senaryosunda da imzası bulunan John Logan(Oscar adaylığı; The Aviator ve Gladiator) öykünün kendisinden ziyade diyalogların yerindeliği ile başarılı bir işe imza atmış bulunmakta. Writers Guild of America tarafından öyküsü uzun listeye layık görülmeyen Logan’ın kıymeti çok şükür ki başka topluluklarca görülmeye devam ediyor. Daha önce Verbinski ile çalışmış Oscar ödüllü efsane besteci Hans Zimmer’nın da müziklerini yaptığı animasyon, filmi izlerken aynı zamanda kulaklarınızın pasını da alıyor. Johnny Depp başta olmak üzere seslendirme kadrosu sayesinde kendimi bir animasyondan ziyade bir live fiction filmde hissettiğimi de eklemem gerek.

Rango, en son olarak animasyon Oscarları olarak kabul gören Annie Ödülleri’ne 8 dalda aday oldu. Pek çok eleştirmen tarafından The Adventures of Tintin ile birlikte senenin en iyisi kabul edilen Rango, Akademi’nin Tintin’in animasyon olarak görülmesini kabul etmemesi ihtimali durumunda altın heykelciğin en güçlü favorisi. Sevimsiz ve sıska kertenkelemiz Rango’nun da dediği gibi: “Now, we ride!”

Diğer yazıları Burak Hazine

Big Bad Wolves (2013) Büyük Kötü Kurtlar

Bitirme tezi olarak yapacağı filmi hocası Navot Papushado ile çekerek profesyonellik boyutunu bir...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir