Puss In Boots (2011) Çizmeli Kedi

2001 yılında vizyona giren Shrek ile animasyon film tarihinde yeni bir dönem başlatan ve Akademi Ödülleri’nde o sene dağıtılmaya başlanan en iyi animasyon film Oscar’ını kucaklayan şirket olma şerefine erişen Dreamsworks, bir seri haline getirdiği yeşil dev hikayesinden bir hayli para kazanmıştı. Shrek sonrası üç devam filmi ile 2001’de elde ettikleri başarıyı yeniden yakalamaya çalışan yapım şirketi, uzun zaman sonra 2010 yılında beyazperdeye uyarladığı fantastik çocuk masalı How to Train Your Dragon ile sinema seyircisini şaşırtmış ve animasyon tarihinin en başarılı filmlerinden birine imza atmıştı. How to Train Your Dragon’dan sonraki adımını, hiç özgün olmayan bir şekilde, eski filmlerinden bir karaktere özel film yapmayı deneyerek atan Dreamworks, ülkemizde bir hayli geç vizyona giren Puss in Boots’u izleyicilerin beğenisine sundu.

Shrek serinin sevimli ve asi kedisi Puss üzerinden oluşturulan, aksiyonu ve görsel efekti bol bir film olan Puss in Boots, İngiliz çocuk masalı Jack and the Beanstalk’u da senaryoya dahil ederek karşımıza çıkan bir animasyon film. Charles Perrault tarafından yaratılan yeni karakterler ve William Davies’in çocuklar için yazdığı buram buram belli olan öyküsü ile film, her sene vizyona giren ve iddiasız animasyon filmlerden sadece biri.

Pixar’ın yetişkinler için yarattığı animasyonlar sonrasında standartlarımızın yükseldiği bir gerçek. Artık sinema seyircisi bir animasyon filmden zevk alabilmek için daha farklı şeylere bakıyor. Üçüncü boyutun en başarılı şekilde kullanıldığı tür olması sebebiyle animasyonların bu teknoloji ile yaratıldığı, aksiyon sahneleri ve efektleri ortalamanın üstünde, ses öğesinin iyi kullanıldığı ve en önemlisi özgün senaryo ve karakterlerin, duyguları farklı yönlere çekebilen filmlerin arandığı bir dönemde 5-10 sene öncesine göre iş yapmak ne kadar doğrudur bilmiyorum. Son on beş yılda sinemanın her alanında karşımıza çıkan büyük ve hızlı değişimlerden en çok etkilenen şeylerden biri animasyon filmler. Ve ne yazık ki çoğu zaman bu değişim sonucu oluşan ihtiyacı karşılayan filmler Pixar Stüdyoları’ndan çıkıyor. Dreamworks ise önceden de belirttiğim gibi yeniliklerin gerisinde kalıyor –Kung Fu Panda 2 da bunun bu seneki bir diğer örneği.

Kayda değer öğeleri efektleri, bir animasyon için başarılı sayılabilecek görüntü yönetimi ve “sadece dublajdan ötürü ortaya çıkan” eğlenceli replikleri olan Puss in Boots; izlememeniz durumunda hiçbir şey kaybetmeyeceğiniz bir animasyon. Eğer Shrek’i sevdiyseniz (ki ben severim) yine bir göz atın derim. Bitmek bilmez çocuk sesinden hoşlanmak zorunda olduğunuzu da hatırlatmamda fayda var. (Gülüşmeler)

Animasyon Oscar’ları olarak bilinen Annie Ödülleri’ne 9 dalda aday olan Puss in Boots’un Oscar şansı ise sadece adaylıktan ibaret gözüküyor. The Adventures of Tintin ve Rango gibi bırakın animasyonu, senenin en iyi filmlerine; hadi onları geçtim Arthur Christmas’a karşı hiç şans vermediğim bir film Puss in Boots. Devam filminin gelmemesi dileğiyle, Çizmeli Kedicik’e selam verin ve veda edin.

Diğer yazıları Burak Hazine

35. İstanbul Film Festivali’nde Ödüller Sahiplerini Buldu

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından on ikinci kez Akbank’ın desteğiyle düzenlenen...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir