Un vie de chat (A Cat In Paris – 2010) Hırsız Kedi Paris’te

Yaptıkları kısa animasyon filmlerin ardından 2010 tarihli Une vie de chat (Bir Kedinin Yaşamı) isimli uzun metraj animasyon ile hem Avrupa Film Ödülleri’ne hem de Annie Ödülleri’ne en iyi animasyon kategorisinde aday olan yönetmen ikili Jean-Loup Felicioli ve Alain Gagnol, 60 dakika gibi oldukça kısa süren bu film ile sinemada Paris senesinin yaşandığı sezonda bizleri tekrar Fransa’nın gizemli başkent sokaklarına götürüyor.

Polis memuru olan babası uzun zamandır aranan azılı bir suçlu tarafından öldürüldüğü günden beri konuşmayan Zoe, yine polis memuru olan annesinin kendisine olan ilgisizliğinden hiç memnun değildir. Yalnızlığını gündüzleri onunla geçiren, geceleri ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolan bir kedi ile unutmaya çalışmaktadır. Paris’teki binaların çatıları üstünde adeta dans eden ve işinde oldukça usta bir hırsıza eşlik eden bu kedi, bir şekilde Zoe ile hırsızı buluşturur. Fakat ortada ters giden başka şeyler de vardır; Zoe’nin bakıcısı, azılı suçlu Victor Costa ve artık bir klasik haline dönen zeki patronun aptal adamları bu ikilinin peşindedir.

Önce Woody Allen’ın sevimli aşk masalı Midnight in Paris ile dudaklarımıza kondurduğu tebessümle bizi büyüleyen, sonrasında büyük usta Martin Scorsese’nin Hugo’su ile sihrini en dipteki hücrelerimize kadar hissettiren Paris; komedi, dram ve fantastik öğelerin birleştiği bu iki filmden sonra bir animasyon ile tekrar içinize işlemek için geliyor. Midnight in Paris ve Hugo’da olduğu gibi müzikleri ile sizi aşıklar şehrinin fantastik sokaklarında geziyor hissi veren Une vie de chat, Hollywood’un perspektifi ustalıkla kullanan, hatta üç boyutlu animasyonlarına oldukça basit çizimleri ile başkaldırıyor. Hırsız Nico ile birlikte dans ederek küçük heyecanlar yaşadığınız, hafife alınabilecek gibi gözüken ama filmin büyüsüyle gözünüzde büyüyen kovalamaca sahnelerinde muhtemelen daha önce görme şansına erişemediğiniz bir deneyim yaşıyorsunuz.

Geçtiğimiz ekim ayında Filmekimi 2011 dahilinde de gösterilen Une vie de chat, hiç beklenmedik bir şekilde 84. Akademi Ödülleri’nde en iyi animasyon film Oscar’ına aday gösterildi. Hiç beklenmedik bir şekilde diyorum çünkü bu filmi daha önce izleseydim aday olacağını rahatlıkla tahmin ederdim. Akademi’nin bu tür filmleri sevdiğine daha önce de birkaç kez tanık olduk zira (Örneğin The Secret of Kells de iki sene önce kimsenin beklemediği bir adaydı). Fransızların ellerini attıkları pek çok şey gibi sınıfını rahatlıkla geçen Une vie de chat, Hollywood temelli animasyon stüdyolarının teknolojinin son nimetlerinden yararlanarak ortaya koydukları animasyonlardan biraz olsun sıkılanlar için oldukça güzel bir seçim olabilir. Hatta izleme durumunuzda Une vie de chat’nın çok daha samimi ve sıcak bir film olduğunu kolaylıkla anlayacaksınız.

Diğer yazıları Burak Hazine

32. İstanbul Film Festivali’nde Ödüller Sahiplerini Buldu

32. İstanbul Film Festivali’nin ödülleri 14 Nisan Pazar gecesi Cemal Reşit Rey...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir