Loong Boonmee raleuk chat (2010) Amcam Önceki Hayatlarını Anlatıyor

Loong Boonmee raleuk chat, ya da dilimizdeki karşılığı ile Amcam Önceki Hayatlarını Anlatıyor, iki sene önce Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü kucaklayan Tayland yapımı fantastik bir dram-komedi örneği. Filmi anlatmak gerçekten zor, daha doğrusu filmin konusundan bahsetmek zor zira film hem anlaşılması güç hem de belli bir olay üzerinden gitmiyor. Phra Sripariyattiweti isimli birinin bir öyküsünden yönetmen Apichatpong Weerasethakul tarafından sinemaya uyarlanan film, Cannes zaferinin yanında Asya Film Ödülleri’nde de en iyi film kategorisinde birinci gelmiş.

Yine de şöyle bir baktığımızda eski askerlik anılarını anlatan bir amca görüyoruz. “Hadi canım!” dediğinizi duyar gibiyim. Neyse, devam edelim. Bu amca, zamanında savaşta öldürdüğü komünist askerleri kafasına bir hayli takmış. Zaten film de aslında bu amcanın ürkütücü ama bir o kadar da eğlence barındıran rüyası gibi bir şey. Evet evet, rüyalarımızda gördüğümüz ve anlam veremediğimiz; tabiri caizse saçmasapan olaylar vardır ya hani, Loong Boonmee raleuk chat da öyle fantastik ve eğlenceli bir dünya sunuyor seyirciye.

Filmde benim anlamadığım, muhtemelen izleyenlerin büyük bir kısmının anlamadığı pek çok imge vardır –buna şüphe yok. Ama öldürülen komünist askerlerin kırmızı gözlü maymunlar olarak bu fantastik dünyada yer aldığını en basitinden Kızıl Meydan’ın adının neden kızıl olduğunu bilen herkes anlamıştır (Gülüşmeler). Amcanın oğlunun bir maymunla çiftleştikten sonra maymuna dönmesi, çirkin olduğu için üzülen bir prensesin bir balığın tecavüzüne uğraması gibi hayal gücünün sınırlarını zorlayan sahneler de mevcut filmde. Sonlara doğru amcanın bir mağaradayken o mekanda doğduğuna dair söylediklerini de kendisinin balık-prenses ilişkisinin meyvesi olabilmesine bağladım –zira başka bir açıklama getiremiyorum buna (Hem neyden doğduğu konusunda da bir fikri yoktu amcanın).

Filmin başında karşımıza çıkan öküzün niçin var olduğu, amcanın karısının hayaleti ve maymunlaşmış oğlu geldiğinde insanların niçin tepkisiz kaldığı ve ortama kısa sürede uyum sağladıkları da cevaplanamayan sorular. Tabii ki gerçek dünyada cevaplanamıyorlar. Loong Boonmee raleuk chat ise bir hayal dünyası. Bu sebepten ötürü mantık aramamızın bir anlamı var mı bilmiyorum. Aslında yönetmenin elbette filmdeki her şeyle anlatmak istediği bir şeyler vardır ama bunu kendisinin diğer filmlerini izlemeden ve dünya görüşünü bilmeden yorumlayamayacağımı da biliyorum.

Filmin Altın Palmiye’ye ulaştığı sene jüri başkanının Tim Burton olduğunu okudum bir yerde. Sonra filmin niçin ödüle bu kadar yaklaştığını daha iyi kavradım. Aslında film kötü değil, hatta ben izlerken zevk aldım çünkü izlemesi eğlenceli bir film. Uzun planlar, küçük sinematografik oyunlar ve bitmek bilmeyen doğa tasvirleriyle birleşen fantastik öğelerle film güzel bir kombinasyona sahip oluyor. En sonda ise ürkütücü bir sahne var pek anlam veremediğim. Bir eleştirmen paralel evrenlerden bahsetmiş o sahne konusunda ama şahsen bir fikir yürütebildim dersem yalan olur.

Bu seneki Cannes fatihi The Tree of Life gibi fantastik öğelerle din olgusunu birleştiren, anlaması/anlamaması güç bir filmdi Loong Boonmee raleuk chat. Şöyle diyeyim, The Tree of Life’ta sıkılanlar bu filme yaklaşmasın. Yedinci sanata değer veren ve farklı türlerine yönelmek isteyenler içinse bu film rüyalarınızı bulacağınız kadar abes şeyler içeriyor. Kısaca zevk alacaksınız.

Diğer yazıları Burak Hazine

You Instead (2011) Bu Gece Benimsin

Yakın zamanda kült klasikler arasında yerini alacağından şüphe duymadığım You Instead, işlerini...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir