31. İstanbul Film Festivali’nin Ardından

İyisiyle kötüsüyle bir festivali daha geride bıraktık. Kısa reklamlar, dolu salonlar, yer yer bilinçli ama yer yer o iğrenç mısır kokularını bize tattıran izleyicisiyle 31. Uluslararası İstanbul Film Festivali sona erdi. Festival boyunca 2 filmi birer dakika gecikmeyle kaçırdım, bir filme ise uyanamadığım için gidemedim. O kaçırdığım iki film de Ömer Beni Öldürmek ve Gecikme gibi bir hayli merak ettiğim iki filmdi. 
Raşit Çelikezer’in Can’ına sinirlendik, Amin Alper’in Tepenin Ardında isimli fazlasıyla “olmuş” ilk filmine alkışlarla eşlik ettik. Festivalde izlediğim filmlerinin tümünün eleştirilerine buradan ulaşabilirsiniz ama ben yine de o filmler arasında en beğendiğim 20’sini ve en kötü/vasat 5’ini sıralayayım:

En İyi 20 Festival Filmim
4. Cut
13. Roza
18. Atmen

Bunlar da en kötü/vasat 5 film:

En kötünün kötüsü: Can
Kötünün de kötüsü: Simurg
Kötünün İyisi: For Ellen
Vasatın Vasatı: Yurt
Diğer yazıları Burak Hazine

Mommy Soundtrack

“Filmdeki müziklerin tümü, baba karakterinin ölmeden önce hazırladığı bir kasetten çalıyor ve...
Devamı

1 Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir