Arrugas (Wrinkles – 2011) Kırışıklıklar

Festivali başladığım şekilde bitiriyorum sanırım. Ghibli Stüdyoları’ndan çıkma anime Kokuriko-zaka kara ile başladığım 31. İstanbul Film Festivali’nin son gününün ilk filmi, bu sefer İspanya’dan çıkma bir diğer yetişkin animasyonu oldu. L’Illusionist filminin canlandırma uzmanı Ignacio Ferreras ve çizgi romancı Paco Roca’nın bir araya gelip yarattığı Arrugas (Wrinkles) hüzünlü bir animasyon film.

20 yıl banka müdürlüğü yapmış ve yavaştan demans belirtileri göstermeye başlayan Emilio, oğlu ve kızı tarafından bir bakımevine yerleştirilir. Önceleri bu garip mekana alışmakta zorlanan yaşlı adam, oda arkadaşı Miguel’in yardımıyla kendine hem yeni dostlar edinir hem de sıkıcı geçen günlerini renklendirmeye çalışır. Bakımevindeki hasta yaşlıların durumundan faydalanarak onlardan para koparan Miguel, aynı zamanda durumu Alzheimer’a doğru gitmekte olan Emilio’nun o çok merak edilen “üst kata” gönderilmesine engel olmaya çalışmaktadır.

Film, yazının başında da belirttiğim gibi çocuklara hitap etmekten uzak, tamamen yetişkinler için yaratılmış. Yardıma muhtaç olan tüm yaşlılara adanan Arrugas için aslında bunu belirtmeye gerek yok çünkü günümüzde animasyon sineması deyince artık akıllara sadece çocuklar gelmiyor. Yine de Hollywood’un dayattığı “yetişkinler için” olan fakat hala gerçeklikten uzak olan animasyonların karşısında Arrugas çok daha farklı bir noktada duruyor. Anlatım tarzı, çizimleri, atmosferi ve sinematografisi ile bana geçen senenin Oscar adayı filmlerinden Chico & Rita’yı anımsatan bu animasyonun gelecek sene aynı yarışa dahil olmasını temenni ediyorum.

Yaşlılığı ve getirilerini dramatik yönünün yanında eğlenceli yanlarıyla da ele alıyor bu film. Bir yandan Alzheimer hastası olan kocasına bakmak için hiçbir hastalığı olmadığı halde o bakımevinde kalan bir kadının fedakarlığını anlatıyor, diğer yandan Şark Ekspresi ile İstanbul’a yolculuk yaptığını sanan bir diğer kadının umutlarını. Bir yandan eski bir DJ’in söylenen her şeyi tekrar etmesiyle eğlendiriyor, diğer yandan ömrü iyileştiğini düşünüp oğullarını çağırmak için günün her saatinde bir telefon arayan kadınla hüzünlendiriyor. Tüm bu yan karakterlerin yanında iki ana karakter ise birbirlerine bu kadar kısa zamanda verdikleri değerlerin sınavına giriyor.

Vefasız aileler, masum ve tek suçu hasta olmak olan yaşlılar… Gerçek dünyada herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda denk geleceğimiz samimi bir hikayeyi, izleyeni üzüp düşündürecek şekilde anlatan Arrugas, kendini ister istemez sevdirmeyi de başardı. İspanya’nın Oscarları olarak nitelendirilen Goya Ödülleri’nde hem en iyi animasyon film hem de en iyi uyarlama senaryo ödüllerini kazanan bu yapımı herkese önerebilirim. Hayvanların konuşturulduğu komik şeylerden seksen dakika kadar uzak kalmak kimsenin hayatından bir şey alıp götürmez –bu film söz konusu olduğunda getirisi bile olur.

Diğer yazıları Burak Hazine

14. !f İstanbul Hakkında Her Şey

İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde düzenlenecek 14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir