Away From Her (2006) Ondan Uzakta

Bu sene yaptığı, kayda değer ikinci uzun metraj yönetmenlik denemesi olan Take This Waltz ile olumlu eleştiriler toplayan güzel oyuncu Sarah Polley’nin, Alice Munro’nun The Bear Came Over the Mountain isimli kısa öyküsünden sinemaya uyarladığı Away From Her, vizyona girdiği 2006 yılında eleştirmenlerden tam not almıştı. Bir Alzheimer öyküsü olan film, uzun yıllar süren bir mutluluğun sekteye uğramasını anlatıyor.

Anılar ve birikimlerle dolu uzun bir evlilik hakkında duygusal bir aşk hikayesi olan Away From Her’ün konusu kısaca şöyle: Elli yıldır evli olan Grant (Gordon Pinsent) ve Fiona’nın (Julie Christie) birbirine bağlılıkları sarsılmaz temeller üzerine kurulmuştur ve ikilinin günleri neşe ve şefkat dolu geçmektedir. Fiona’nın giderek artan hafıza kaybı, çift arasında genellikle geçiştirilmeye çalışan gerilimlere yol açar. Küskünlükler günden güne daha belirgin ve dramatik bir hal alınca, her ikisinin de Fiona’nın Alzheimer hastası olduğu gerçeğini inkar etme olanakları kalmaz. Sonunda Fiona bu hastalıkta uzmanlaşmış bir hastane olan Meadowlake’e yatma zamanının geldiğine karar verir. Meadowlake’in en eski kurallarından birine göre bir hasta tedavisinin ilk ayında tesise alışabilmek için ziyaretçi kabul edememektedir. Eşinden ayrı kaldığı acı dolu bir ayın sonunda Grant, Meadowlake’e gider. Ama Fiona, kocasını hatırlamamaktadır ve tüm ilgisini Aubrey ismindeki bir adama yöneltmiştir…

Filmde göze çarpan ilk şey Julie Christie’nin yaşına rağmen (filmi yaptığı zaman 65 idi) bir nebze olsun azalmayan güzelliği. Zaten filmdeki karakteri gereği de kendine bakan, giyim kuşamına özen gösteren bir kadını canlandıran usta oyuncu tam bir kraliçe asaleti taşıyor. Film devam ettikçe güzelliğini gölgeleyecek bir şey çıkıyor ortaya, o da oyunculuğundan başka bir şey değil elbette. Her zaman olduğu gibi işinin hakkını veren, rol yapmaktansa gerçeğe uydurmayı başaran Christie, altından kalkması zor gibi gözüken Alzheimer hastası kadın performansını layığıyla sunuyor. Bu filmdeki performansıyla Altın Küre ve Screen Actors Guild dahil pek çok ödülü rakipsiz kazanan büyük yetenek, halihazırda bir Oscar’ı olduğu için (Darling – 1966) üçüncü kez Akademi tarafından altın heykelcikten mahrum bırakıldı. Ödülü La Vie en Rose filmiyle Marion Cotillard aldı ama herkesin gönlü Julie Christie’den yanaydı, buna hiç şüphe yok. Tam 40 yıl önce kazandığı bir Oscar’dan ötürü böylesi bir performans görmezden gelindi işte; 40 yıllık Oscar’ın hatrı olmuyormuş demek ki.

Filmde yer alan diğer yaşlı oyuncular Julie Christie’nin gölgesinde kalsa da iyi bir sinema izleyicisinin gözünden kaçmayacak performanslar sergiliyor. Özellikle Grant karakterine hayat veren Gordon Pinsent’in yaptığı işe büyük saygı duydum. Bir ay boyunca görmediği karısını, başka bir adama aşık şekilde bulan bir erkeğin hüzünlü ama güçlü, hiçbir şekilde yılmayan karakterine hiç zorlanmadan hayat veriyor emektar oyuncu. Belki bu yönüyle en az Julie Christie kadar övgüyü hak ediyor hatta. Çünkü bir Alzheimer hastasının yaşamı zordur, ona bakan insanların yaşamı daha da zordur. Alzheimer hastasını canlandıran Julie Christie’nin işi zordu ve onun kocasını canlandıran Gordon Pinsent’in işi daha da zordu diyebiliriz. Çünkü filmde tüm duyguyu yaratan ve onu seyirciye yansıtma görevini üstlenen karakter tam da Pinsent’in karakteri. Ve kendisi bunu layığıyla yerine getiriyor.

Filmin senaryosunu da kaleme alan Sarah Polley ise, belki de, övgülerin en büyüğünü hak ediyor. Elliden fazla yapımda rol almış profesyonel bir oyuncu olarak böylesi zor bir senaryoyu ustalıkla yazıp üstüne bu işiyle pek çok ödül almak, Oscar’a da aday olmak kolay iş değil. Üstelik filmin yönetmen işi de oldukça iyi. Polley, kişisel bir film yapmaya çalışmış ve bunu, anlatım tarzıyla belli etmiş.

2006-2007 sezonunun en kayda değer filmlerinden biri olarak kabul gören Away From Her, bir kez daha Kanada film sektörünün soğuk ama samimi ve duygusal yönlerini öne çıkarıyor. Hollywood’a karşı belli başlı konularda üstün olduğunu düşündüğüm Kanada’dan çıkmış en içten filmlerden biri de bu işte. Yaşamın içinden ve etkileyici. İzlenesi ve izlettirilesi.

Diğer yazıları Burak Hazine

Thomas Vinterberg’den: “Far From the Madding Crowd”

İki sene önce önümüze koyduğu Mads Mikkelsen’li The Hunt ile iddialı bir...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir