Eleştiri the-cabin-in-the-woods-wallpapers-2-1024x640

Published on Nisan 7th, 2012 | by Burak Hazine

The Cabin In The Woods (2011) Dehşet Kapanı

Share Button

Korku ve gerilim sinemasına olan önyargım ve çekincem, üniversite yıllarımda hayatıma giren bir korku sineması hayranı arkadaşım sayesinde yavaş yavaş yıkıladursun, del Toro’nun yapımcılığını üstlendiği El orfanato’dan (2007) beri öyle kolay kolay gerilmiş bir insan da değildim. Ta ki The Cabin in the Woods’u izleyene kadar. Korku sinemasını baştan yaratmak için yola çıkan Drew Goddard ve Joss Whedon’un 2009 yılında tamamladığı ama stüdyonun filmi üç boyutlu olarak piyasa sürmesi isteği üzerine 3 yıl bekleyen, sonuç olarak da iki boyutlu gösterilen film harikulade bir zeka ürünü olarak türünün son yıllardaki lideri olmayı kısa zamanda başardı.

Her birinin karakteri birbirinden farklı beş gencin haftasonunu geçirmek üzere ıssız bir kulübeye doğru yola çıkmasıyla start alan filmde, bu gençlerin yaşlı ve gizemli bir adamla yaptığı gergin muhabbet sonrasında seyirci filmden umudunu kesmiş gibi görünüyor. Fakat aynı zamanda iki takım elbiseli adamın filmin çarpık kurgusuna dahil edilmesi ile işlerin öyle bekleyeceğimiz gibi gitmeyeceğini de hemen anlıyoruz. Tahmin edeceğiniz üzere bu beş genci ölümden başka bir şey beklemiyor. Tamamen anlamsız bir sırayla, hatta karakter yaratımındaki özgünlükten dolayı daha da anlamsızlaşan bir sırayla ölen gençler aslında bir oyunun tuzağı fakat bu oyun ne Saw (Testere) gibi ne de The Hunger Games (Açlık Oyunları)…

Filmin göze çarpan ilk detayı, daha başından beri korku sinemasıyla dalgasını geçen, usta işi diyaloglara sahip senaryosu. Olay örgüsü ve kurgunun birbirine gömülüş biçimleri sayesinde tahmin edeceğinizden çok daha hızlı ilerleyen filmde karşımıza çıkan replikler, başta nükteli olanları olmak üzere bu tür bir film için fazlasıyla özel ve güzel. Beni ve eminim izleyen herkesi en çok eğlendiren karakter Marty’nin (Fran Kranz) ağzından çıkanlar başta olmak üzere güldüğüm pek çok replikten en akılda kalıcı olanı ise gizemli ve yaşlı adamın, takım elbiseli adamlarla yaptığı telefon muhabbeti sırasında korku sinemasıyla dalganın alasının geçildiği kısım oldu.

Film hakkında aslında yazıp çizilecek pek çok şey mevcut ama klavyede bastığım her tuşun film hakkında önemli ipuçları vermesinden çekindiğim için daha fazla uzatmayacağım. Sadece sinema salonundan tam anlamıyla olmasa da bu tür yapımlara kıyasla bir hayli memnun ayrılacağınız bir korku-komedi-fantastik sinema örneği The Cabin In the Woods. Ayrıca filmin sonundaki rolümde çok başarılı olduğumu da belirtmek isterim –ki bence en iyi yardımcı erkek oyuncu kategorisinde bir Oscar adaylığını hak ediyorum. İyi seyirler!

Düzeltme: Film, MGM’in elindeyken 3 boyutlu olarak piyasaya sürecekler diye vizyon tarihi ertelenmiş. Daha sonra batan MGM’in elinden Lionsgate almış filmi. Gecikmenin sebebi de MGM’in batması sonrası hukuki işlemlermiş. Bu bilgiyi veren arkadaşlara buradan da teşekkürlerimi sunarım.


Yazar Hakkında

İstanbul’da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra öğrenimini sinema üzerinde devam ettirmek istediyse de Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, oldukça uzun sürecek bir tıp eğitimi maratonuna başladı. Biletsiz.com ve Sinema Kulübü‘nde yazdı. 2 sene süren Blogger macerasını sonlandırarak Sinematopya'yı kurdu. Şimdilerde ise junior bir hekim. Bir yandan mesleğini icra edip bir yandan da sinema konusunda kendini geliştirmeyi hedefliyor. E-posta: info@sinematopya.com




Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑