Harry Potter and the Chamber of Secrets (2002) Harry Potter ve Sırlar Odası

Serinin ilk filmi Harry Potter and the Philosopher’s Stone’dan bir yıl sonra vizyona giren, sekiz film arasında 161 dakika ile en uzun süren Harry Potter and the Chamber of Secrets, ilk film gibi Chris Columbus’un yönetiminde çekilmişti. Yönetmenin çocuk filmleri yönetmesine de istinaden serinin çocuklara yönelik ikinci ve son filmi olduğunu düşündüğüm Chamber of Secrets, ilk filmdeki büyülü atmosferi ve karamsarlıktan uzak havayı yakalamakta zorlanmadan ilerliyor.

Harry Potter, artık Hogwarts’ta ilk senesini bitirmiş ve teyzesinin yanına dönmüştür. Doğum günü sebebiyle yaşadığı küçük bir macera sonrası kendini tekrar Hogwarts’ta bulan Harry, bir yandan dersleriyle meşgulken diğer yandan arkadaşı Ron’un kızkardeşi Ginny’nin çevirdiği bir takım meselelerle ilgilenmek zorunda kalacaktır. Baş düşmanı Tom Riddle’la tanışan Harry, seneler sonrasını etkileyecek bir hamleyle ilk Hortkuluk’u da bu yolla yok etmiş olur.

Serinin neredeyse tüm filmlerinde senarist olarak yer alan Steve Kloves, aynı ilk filmde olduğu gibi bu filmde de işi çocuklarla sınırlı tutuyor. Yine de kitabın konusu gereği işin içine biraz karanlık atmosfer katması gerektiğini de bildiğini gösteren senarist, yönetmenin de kendisine sunduğu uzun film süresi sebebiyle J.K. Rowling’in kitabının neredeyse tamamını filme aktarmayı başarıyor. Daha sonraki filmlerde yönetmenin değişmesi ve serinin bir çocuk serisi olmaktan çıkıp yetişkinlere hitap etmesi dolayısıyla senaryo dilini ve anlatmayı seçtiği kısımları da değiştirecek olan Kloves’un bu son çocuk-filmi-Harry-Potter senaryosunu beğendiğimi söyleyebilirim. Hatta son iki film dahil tüm seri içinde kitaba en sadık Harry Potter filmi olması dolayısıyla Kloves’un bu işine ayrı bir sevgi ve saygı da beslemekteyim.

Oyuncu kadrosu manasında bir değişikliğe gitmeyen Chamber of Secrets’ın diğer Harry Potter filmlerinde olduğu gibi asıl göze çarpan detayı fantastik öğelerle mekanların yaratımında dikkat çeken incelik. Stuart Craig, Stephenie McMillian ve Lindy Hemming’in yönetimindeki sanat departmanı hem seyirciyi gelecekteki sürprizlere hazırlıyor, hem de bir önceki filmle başlattıkları kendine hayran bırakan eserlerini sürdürmeye devam ediyor. John Williams ise bir kez daha müzisyen koltuğunda, kulağımızın pasını almak için orada oturuyor.

Chris Columbus’un artık yönetmen koltuğundan çekildiği ve böylece bir çocuk serisi olmaktan çıkan bu ikinci Harry Potter filmi, pek çok hayrana göre The Prisoner of Azkaban ve Deathly Hallows Part 2’dan sonra en tatmin edici film. Benim için de aynı şey geçerli elbette. Fakat yine de çocuklar için yapılmış bir film olduğu gerçeği ile ilk filmle kıyaslandığında durduğu seviye orantılı değil. Sinema anlamında ilk filmden daha yukarıda, verdiği heyecan bakımından ise onunla boy ölçüşemeyecek durumda. Bir kez daha izlemek isteyenlere vesile olduysam da ne ala!

Diğer yazıları Burak Hazine

Total Film’den Oscar Tarihinin İyi ve Kötüleri

Hollywood ve dünya sinemasının 83. kez Akademi tarafından onurlandırılmasına 2 hafta kala...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir