Beautiful Boy (2010)

Beyazperdedeki ilk uzun metraj yönetmenlik deneyimini 2010 yılında Beautiful Boy ile gerçekleştiren ve sektör tarafından bu filmiyle çoktan kabul görmüş Shawn Ku, bu ilk filminde boşanmak üzere olan bir çiftin, oğullarının ölümü sonrasındaki yaşamlarına ve ikilemlerine kamerasını çeviriyor. İçine kapanık bir çocuk olan Sammy (Kyle Gallner), bir gün eline iki silah alarak okulunda 12 kişinin ölümüne sebep olan bir katliam yapar ve ardından başına sıktığı kurşunla intihar eder. Bunu öğren annesi Kate (Maria Bello) ve babası Bill (Michael Sheen) yaşadıkları şoku önce evlerinden uzaklaşmak kaydıyla atlatmaya çalışır. Sorunlar üst üste gelmeye devam ederken oğullarının yaptığı bu eylemde suçun kimde olduğu arayışı, çiftin arasını daha da yetecektir.

Konu itibariyle aslında sinemada pek çok kez karşımıza çıkan bir öykü sunan Beautiful Boy, kendisi ile aynı sene vizyona giren Rabbit Hole ile oldukça benzer yönler taşıyor. Birbirine oldukça yakın hikayeler anlatan bu iki filmi kıyasladığımızda hem oyunculuklar, hem yönetmenin anlatım gücü, hem de derin diyalogları sayesinde Rabbit Hole’un birkaç adım önde olduğunu söyleyebilsek de Shawn Ku’nun ilk deneyiminde sınıfta kaldığını söylemek haksızlık olur. Anlattığı şey Sammy’nin okulunda yarattığı katliamdan ziyade bir çiftin birbirlerine karşı olan duygularında meydana gelen inişli çıkışlı yaşananların ortaya çıkardığı bir aile katliamı olduğu için filme bakış açısını da daha geniş bir çerçevede tutmak gerekiyor. Bu bağlamda yönetmenin, Kate ve Bill çiftinin buhranını anlatmada başarılı olduğunu söylemem gerekir. Her ne kadar yüz dakika yerine çok daha kısa bir sürede derdini anlatabileceğini düşünsem de.

Filmde hoşuma gitmeyen ve ciddi anlamda beni irrite eden öğeler mevcut. Bunlardan ilki Beautiful Boy’un daha nitelikli bir film olabilecekken Hollywood’un yalnızca Amerikan halkının duygularına hitap eden anlatımına maruz kalması. Avrupa’dan çıkması durumunda hem oyuncuların hem de yönetmenin daha samimi ve gerçekçi bir eser ortaya koyabilme ihtimallerinin var olduğuna inanıyorum. Yetenekli iki oyuncu olmalarına rağmen Michael Sheen ve Maria Bello’nun bu filmdeki performansları da hoşuma gitmeyen bir diğer şey oldu. En basitinden şu Hollywood oyuncularının ağlamayı öğrenmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Niteliksiz demenin haksızlık olacağı fakat seyircisine pek bir şey vaat etmeyen Beautiful Boy, ülkemizde vizyon şansı elde edemese de vasatın üstünde bir ilk film olması sebebiyle karşınıza çıkması durumunda izlemenizi önerebileceğim bir yapım. Kim bilir, belki bir gün Shawn Ku çok daha iyi filmler yapıp bir takım klişelerden kurtulmaya ve yalnızca anlatıma önem vermemeye karar verir ve biz de Beautiful Boy’u anarak onun diğer filmlerini izlemeye koyuluruz.

Diğer yazıları Burak Hazine

Altın Koza’da Yabancı Film Rüzgarı

Bu yıl 16 – 22 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek, Adana Büyükşehir Belediyesi...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir