Darbareye Elly (2009) Elly Hakkında

Geçtiğimiz sene Jodaeiye Nader az Simin ile senenin en çok konuşulan (şahsi fikrimce senenin en iyi) filmine imza atan Ashgar Farhadi, çarpıcı ve güçlü anlatımını aslında 2009 yapımı Darbareye Elly’de tüm dünyaya kanıtlasa da uluslararası arenada kendini göstermesi birkaç sene gecikmişti. Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı (en iyi yönetmen) ödülü alan, yalanlar ve dürüstlük oyunu üzerine kurulu Darbareye Elly; üç aile, dul bir adam ve dul adama ayarlanmak üzere çağrılan genç bir kızın çıktıları kısa süreli tatili anlatıyor. Her şey gayet eğlenceli bir şekilde devam ederken birden ortadan kaybolan genç kız Elly (Taraneh Alidoosti), geride kalanların hem geçmişin gölgesi hem de yaşanan trajedi üzerinden birbirleriyle olan hesaplaşmaları ve gerilim dolu saatleri ardında bırakıyor.

Bir takım eleştirmenlere göre Michelangelo Antonioni’nin kült filmi L’avventura’nın üstünde değişiklikler yapılmış bir kopyası olan Darbareye Elly, aslında söz konusu filmle yalnızca özeti itibariyle benzerlikler taşıyor. Belirsizlikler üzerinden ilerleyen filmde bu belirsizlikler beraberinde yalanları ve küçük oyunları getiriyor. İki saate yakın süresince Elly’nin başına neler geldiğini bilmeden, geride kalan karakterlerin tartışmaları ve Elly’nin gizemli nişanlısına karşı ortaya koydukları kurmaca seyircinin oturduğu koltukta ter dökmesine sebep oluyor. Herhangi bir gerilim filminin türünden kaynaklı kaygısından çok daha iyi bir anlatıma sahip bir film bu. Jodaeiye Nader az Simin ile anlatımındaki güce, çarpıcılığa ve çekiciliğe hayran kaldığımız Farhadi, aslında o filminden daha nadide bir örnek sergiliyor diyebiliriz.

Jodaeiye Nader az Simin’de pek sık görmediğimiz hareketli kameraların daha sık kullanıldığı film aslında bir belgeselci bakış açısıyla çekilmiş hissiyatı uyandırıyor. Dalgası eksik olmayan denizin her an duyulan dalga sesleri ise hem film hakkında ipuçları verirken hem de seyircideki gerilimin dozajını arttırıyor. Darbareye Elly’nin kalabalık oyuncu kadrosunun performansları ise önlerinde şapka çıkarılacak cinsten.

Ahmet’e “Kötü bir son, sonsuz bir umutsuzluktan daha iyidir.” derken hem filmin seyrini, hem de kendi kaderini anlatan Elly’nin, pek görmesek de, her şeyin odağında olduğu bu film son yıllarda yalan ve masumiyet üzerine yapılmış en iyi işlerden biri. İran’daki sistem hakkındaki eleştirisi Jodaeiye Nader az Simin’deki kadar güçlü değil belki; fakat insan ilişkileri ve durum öyküsü anlatımı söz konusu olduğunda öyle sanıyorum ki Oscar ödüllü filmden bir seviye üstte seyrediyor. Asghar Farhadi, türler arasında geçişi ustalıkla sergilediği bu filmde seyircisini, ekranda gördüğü şeye çekmeyi ve kamerayı onun üçüncü gözü yapmayı başarırken bir yandan da kendi yaşamını ve olaylara bakışını sorgulatmaya itiyor.

Dipnot: IMDb sitesindeki kullanıcı yorumlarında bir şey dikkatimi çekti. Bir yazar, filmin adını “About a Lie” şeklinde yazmış. Farhadi’nin zekasına hayran kalmamak cidden elde değil.

Diğer yazıları Burak Hazine

Nebraska’dan Yeni Görseller ve Şarkı

Alexander Payne’in merakla beklenen son filmi Nebraska’dan yeni fotoğraflar ve filmin soundtrack...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir