John Waters & Divine Dosyası

Baş Belası Kadınlar

Kötü zevk şaheseri diyebileceğimiz Pink Flamingos’tan sonra Female Trouble ile absürtlüğün kralını yazan Waters, hem beni en çok güldüren filmini çekmiş hem de takip etmesi kolay filmlerinden birine imza atmıştı. Oyuncu kadrosu Pink Flamingos ile aynı olan filmde bu sefer karakterler daha çekici ve eğlendirici. Bir bebek gibi kendi oyun alanında yumurta yemekten başka bir işe yaramayan Edie karakterinden seksi kuaför Gater’ın halası Ida rolüne geçen Edith Massey filmde yine harikalar yaratıp seyirciye kahkaha dolu dakikalar sunarken asıl şişmanımız Divine, bu sefer Dawn Davenport isimli bir şöhret düşkünü olarak karşımıza çıkıyor. Gittiği lisedeki asi tavırlarıyla ceza alan ve Noel gecesi annesiyle babasını topa tuttuktan sonra (yine Divine tarafından canlandırılan) Earl Peterson isimli bir ayyaş tarafından hamile bırakılan Dawn Davenport, kızı Taffy’yi doğurduğunda başına geleceklerden bihaberdir. Yalnızca özel müşterileri kabul eden bir kuaför salonuna kabul edildikten sonra o salonun sahipleri tarafından gösteri dünyasına katılmaya zorlanan Dawn, şöhret uğruna yapmadığını bırakmayacak ve kendi sonunu hazırlayacaktır.

female-trouble_poster-e1342970988329Pink Flamingos’a kıyasla çok daha eğlenceli ve mizahi açıdan çok daha geniş kitlelere hitap edebildiğini düşündüğüm Female Trouble, aynı zamanda queer sinemasının da en nadide örneklerinden biri olarak kabul görüyor. Flamingos’taki gibi oğluna oral seks yapan bir anne, köpek boku yiyen bir kadın, göt deliği ile şov yapan erkekler, eline boşaldıktan sonra semeni bir şırınga yardımıyla vajinaya enjekte eden sapıklar, tavukları bir seks objesi olarak kullanan sapkınlar ve yumurtadan nefret etmemizi sağlayan bir büyükanne; yerini tamamen güldürü öğeleriyle dolu karakterlere bırakıyor. Hatta filmi izlerken Waters’ın Flamingos’taki kaygısız ve eğlenceye düşkün halinin de daha bir amaca yatkın olarak yön değiştirdiğini düşündüm. Yine de Flamingos’ta başka erkeklerin penisleriyle seyircinin gözlerini kıstıran yönetmen, bu sefer direkt olarak Divine’ın aletini kameraya sokarak yapacağını yapıyor. Çünkü o Waters ve o ne yapsa yeridir!

Filmi izlerken dikkatlerden kaçmayan bir takım diyaloglara rast geliyorsunuz. Örneğin Dasher çiftinin sekse bakış açısı ve Ida Hala’nın yeğeni Gater’a eşcinsel olması için kurduğu baskı, aslında modern insanın bu konulara yaklaşımının tam tersi bir tutum sergiliyor. Bunu fark ettikten sonra filmin tamamını sorguladığınızda da yönetmenin kara mizahı oluştururken dalga geçmek için toplumsal normları birebir kullanmaktansa onların tamamen zıt olduğu paralel bir evren yarattığını hissediyorsunuz. Buna karşın yaşam amacınız ne olursa olsun, neyin peşinden giderseniz gidin çevrenizdekilere (hatta ailenize bile) güvenmemeniz gerektiğini, Dawn Davenport’un gülünç fakat bir o kadar da acıklı sonuyla yüzümüze çarpmayı seçiyor Waters.

Diğer yazıları Burak Hazine

The Railway Man Fragman

Yönetmen: Jonathan Teplitzky Oyuncular: Colin Firth, Nicole Kidman, Stellan Skarsgård, Jeremy Irvine Vizyon tarihi:...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir