Kolja (1996)

Slovakya ile yollarını ayırdıktan sonra Akademi Ödülleri’nin yabancı dilde en iyi film kategorisine toplamda üç filmini aday olarak kabul ettiren Çek Cumhuriyeti, 1996 yapımı Kolja ile altın heykelciğe kavuşmuştu. Yaşlı bir Çek erkeği ile beş yaşındaki sevimli bir Rus çocuğunun birbirlerini anlamadan başlayan ve ikisinin de ummadığı şekilde ilerleyen hikayelerini anlatan Kolja, bol ödüllü Çek yönetmen Jan Sverák’a ait.

Louka (Zdenek Sverák), filarmoni orkestrasından atılan ve cenaze orkestralarında viyolonsel çalan yaşlı bir adamdır. Kadınlara olan zaafıyla tanınan Louka, bir gün bir arkadaşından gelen ve şüphe uyandırıcı bir teklifi kabul eder. Rusya’dan gelen bir kadın ile sahte bir evlilik yaparak kadının ülkede kalmasına yardımcı olacak ve bu şekilde büyük miktarda para kazanacak olan ana karakter, evliliğin ardından Rus kadının Almanya’ya kaçmasıyla birlikte başını derde sokar çünkü kadının beş yaşındaki çocuğu Kolja (Andrei Chalimon), Louka’nın başına kalmıştır. Birbirlerinin dillerini bile anlamayan ve aradaki yaş farkı ile Louka’nın yaşam tarzı gereği anlaşmaları pek mümkün gözükmeyen bu ikili, zaman geçtikçe birbirlerine alışacaktır. Louka, Kolja için pek çok şeyden vazgeçecek ve hayatta müzikten başka değer verebileceği bir başka varlığın olması ile yaşamına yön vermeye başlayacaktır.

Sıcak ve samimi hikayesinin yanında soğuk Slav ırklarının savaşını konu alan film, 80’lerin sonunda geçiyor. Rus işgali altındaki Prag’ın havasını ve Çek vatandaşların Ruslara bakış açılarını geri planda anlatarak insan ilişkilerinden öte politik göndermelere yoğunlaşıyor yönetmen. Sosyalist rejimin Louka’nın hayatını nasıl değiştirdiğini göstererek zaten söz konusu mevzuya iğnelemesini yapan senaristler Pavel Taussig ve Zdenek Sverák, filmin içindeki bir takım imgelerle de bu konuda süreklilik sağlamaya çalışıyorlar. Louka’nın annesinin evinde bir konsolun üstünde duran ve durmadan düşen fotoğraf çerçevesi, Ruslarla savaşırken ölen babanın fotoğrafını barındırıyor. Kolja’nın Rus askerleri ile konuştuğu sahnenin ardından Louka’nın annesinden çocuğu almasını rica etmesi üzerine bu fotoğraf çerçevesi bir kez daha düşüyor –sanki onları duymuş da bir tepki vermiş gibi. Sovyet ve Çek bayrakları üzerinden de politik göndermeler yapan senaristler, Alman-Çek-Rus üçlüsünün ilişkilerine de Kolja’nın annesi vasıtasıyla dokundurma yapıyor. Çeklerin arada kalmışlığını, Rus asıllı olmasına rağmen Almanya’ya kaçan bu anne durumu çok güzel özetliyor.

Filmin seyircide bıraktığı en güzel şey hiç şüphesiz Kolja karakterini canlandıran Andrei Chalimon’un kendisidir. Yaşına rağmen seyreden herkesi kendine hayran bıraktıracak bir performans sergileyen Chalimon, özellikle Kolja’nın banyo yaparken babaannesi ile konuşuyormuş gibi yaptığı sahnede usta aktörlere taş çıkartıyor. O sahnede gözyaşlarıma engel olmaya çalıştığımı belirtmeme gerek yok sanırım zira filmin dram dozu en yüksek bölümüydü sanırım. Öte yandan Çeklerin usta oyuncuları arasında yer aldığını öğrendiğim Zdenek Sverák’ın performansını da atlamamak gerekir.

Gerek politik göndermeleri, gerekse insan ilişkilerine bakışı olsun herhangi bir kaygı gütmeden yalnızca sinemaya hizmet etmek için yapılmış saf ve tadında bir film Kolja. Dili, milliyeti, görüşleri ne olursa olsun her türlü insanın bir şekilde birbirine sempati besleyebileceğinin bir göstergesi. Her ne kadar yırtılmış çorapların ne anlama geldiğini çıkaramasam da küçük detayları ile de gülümsetmeyi başarıyor. Filmin en sonunda Kolja’nın ağzından dinlediğimiz şarkı ise ayrılığın ardından son bir kez seyircisini gülümsetmek için Jan Sverák’ın bir armağanı. Altın Küre ve Oscar dahil pek çok ödül kazanmış bu filmi şiddetle tavsiye ediyorum. Süresi iki saat fakat bir dakika olsun sıkılmayacaksınız. İyi seyirler!

Diğer yazıları Burak Hazine

Take Shelter (2011) Sığınak

Jeff Nichols’ın 2007’de yaptığı Shotgun Stories, yönetmenin ilk filmi olmasına rağmen bir...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir