Miss Bala (2011)

Üç sene önce Voy a explotar filmiyle İstanbul Film Festivali’nde ağırladığımız yönetmen Gerardo Naranjo’nun bir sonraki filmi Miss Bala, Meksika’da yıllardır süregelen uyuşturucu çeteleri, polis ve devlet arasındaki ilişkiyi güzel bir kadın üzerinden anlatmayı seçen kayda değer bir yapım. Bu sene Meksika adına Oscar yarışına girse de adaylık statüsü elde edemedi fakat uzunca bir süre dillerden düşmeyecek bir eser olarak zihinlerde hatırı sayılır bir yer edindi.

Tek isteği güzellik yarışmasına katılıp o yarışmayı kazanmak olan Laura (Stephanie Sigman), bir gece kulübünde alakası olmaması gereken şeylere tanık olmuştur. Bu olaydan sonra bir anda kendini Meksika’daki aranan uyuşturucu çetelerinden birinin piyonu olarak bulan Laura, isteklerinin yerine gelmesi karşılığında –gariptir ki isteksizce ve zorla- bir takım kirli işler yapmaya itelenmektedir. Bir yanda hayalleri ve ailesi, diğer yanda da içinden kurtulamadığı bu bataklıkla hayatta kalmaya çalışan masum kızımız, filmin sürpriz diyebileceğim finaliyle yeni bir hayata başlamak zorunda kalacaktır.

Her şeyin ötesinde tamamen ince bir zeka ürünü olduğuna inandığım senaryosuyla beni kendine hayran bırakan Miss Bala’yı kaleme alan isimler filmin aynı zamanda yönetmenliğini yapan Gerardo Naranjo ve Mauricio Katz. Bir an olsun seyirciyi kendinden koparmayan bir hikaye ve anlatıma sahip olan film, okyanusun bu yanından hiçbir zaman tam anlamıyla iç yüzünü göremeyeceğimiz Meksika’da dönen dolaplar hakkında şeffaf bir tutum sergiliyor. Suç filmlerine toplu bir bakış attığımızda yönetmeninin kendine özgü bir havası olduğunu kolayca yakalatıyor. İki saate yakın süresi boyunca kusursuz bir şekilde ilerleyen ve yönetmenlik harikası diyebileceğim Miss Bala, seyirciyi kendine o kadar iyi adapte ediyor ki bir süre sonra kendinizi Laura yerine koyarak filmi izler hale geliyorsunuz. Kendimden örnek verecek olursam da bunu en iyi Laura’nın masadaki gazeteye göz attıktan sonra generalin odasına gidip gitmemeyi kafasında tarttığı sahnede anlıyorsunuz. Nasıl ki korku filmlerinde ana karakterin cesur ve garip hareketlerine kendimizi kaptırıp oyuncu üzerinde hakimiyet kurmak istercesine onu yönlendirmeye çalışıyorsak, Naranjo bunun çok daha güçlü bir versiyonunu Miss Bala’da seyirciye sunuyor. Bir anda onun korkuları ve endişeleri bizim korkularımız ve endişelerimiz haline geliyor. Kendimizden bir parçaymışçasına onun hareketlerini merak ediyor ve bu işten kurtulması için yol arar hale geliyoruz. Yine de yönetmenin başardığı bu durumu anlamak için en iyi metodun filmi izlemek olduğunun altını çizmem gerekir zira mevzu bahis korku filmi örneklerindeki gibi absürt bir halden bahsetmiyorum.

Uyuşturucu çeteleri ile polisin, haliyle devletin bir sadakat oyunu haline gelmiş olaylar üzerinden giderken ortada kalan bir kızı, yani Laura’yı odağına alan filmde söz konusu karaktere hayat veren Stephanie Sigman gerçekten göz dolduran bir performans sergiliyor. Beyazperdedeki işine yeni başlamış diyebileceğimiz güzel oyuncunun geleceğinin de parlak olduğunu söylemek mümkün zira bu filmde gösterdiği performansı başka yapımlara ve türlere adapte edebilirse önü bir hayli açık olacaktır.

Yönetmen Naranjo’nun güçlü anlatımını daha da kuvvetlendirmek için kullandığı kamera açıları, hareketli kameraları ve onların arasında hiç beklenmedik anlarda gelen uzun ve tek açı planlar filmde zıtlık üzerine kurulu bir ahenk oluşturuyor. Bu durum her filme yakışmayacak bir şey. Daha doğrusu her yönetmenin kolay kolay tercih edemeyeceği, oldukça zor bir seçim. Lakin dediğim gibi; senaryoda ve derdini anlatmadaki pürüzsüzlüğü ve harikuladeliği, işi teknolojik boyuta getirirken de korumayı başarıyor Naranjo.

Senenin en kayda değer filmlerinden olduğuna inandığım Miss Bala; suç ve gerilim türleriyle duygusal bir kadının içsel durumunu anlatan dramı ustaca birleştiriyor. Bir şekilde gözlerden kaçmış ve adı sanı duyulmamış olabilir fakat bu hafta ülkemizde vizyona giren bu filmi mutlaka izlemenizi öneririm.

Diğer yazıları Burak Hazine

86. Oscar Töreni’nin Sunucuları Belli Oldu

2 Mart gecesi sahiplerini bulacak olan 86. Oscar Ödülleri’nde gece boyunca sahneye...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir