Thin Ice (2011)

Mickey Prohaska, toplantıdan toplantıya koşarak kendine müşteri arayan bir sigortacıdır. Son toplantısında bir kadın tarafından içkisine ilaç katılarak (ne kadar tanıdık fakat her seferinde mükemmel işleyen bir yöntem) uyutulan ve cüzdanı çalışnan Mickey, sigortacılık işleri üzerinde kafa yorarken kendi elleriyle sebep olduğu bir facianın içine düşer. Sürpriz diyebileceğimiz bir finalle seyirciyi pek de tatmin etmeyen bir komploya kurban gittiğini öğrendiğimiz Mickey’nin bu işten kurtulması için çok çabalaması gerekmektedir.

Kız kardeşi Karen Sprecher ile birlikte senaryosunu kaleme aldığı 1997 tarihli Clockwatchers ile beyazperdede ilk yönetmenlik deneyimini yaşayan Jill Sprecher, 2001 yılında çektiği Thirteen Converstaion About One Thing ile eleştirmenleri tatmin etmeyi başarmıştı. O tarihten on yıl sonra ise Thin Ice ile seyircilerin karşısına çıkan kadın yönetmen, Ethan ve Joel Coen’in 1996 tarihli Fargo’sunu fazlasıyla andıran fakat kara mizahtan uzak bir drama ile yoluna devam ediyor. Başına gelmedik şey kalmayan bir sigortacı olan Mickey Prohaska (Greg Kinnear), onun yeni çalışanı Bob Egan (David Harbour), evini sigortalamaya çalıştığı Gorvy Hauer (Alan Arkin) ve daha pek çok karakterin dahil olduğu bu hikayede, 25 bin Dolar değer biçilen fakat daha sonra 1 milyon Dolar’dan fazla bir meblağ ettiği öğrenilen bir kemanın üzerinden oyunlar oynanıyor. Filminin başında ana karakterini, seyirciye bir takım öğütler (ya da gerçekler) vermek için konuşturan Sprecher, filmin asıl hikayesi başladığında Fargo’nun benzeri bir iş sunacağını çok geçmeden çıtlatıyor. Ama gelin görün ki Fargo’nun yanından geçebilecek kalitede bulmadığım bir iş bu. Coen Biraderlerin artık bir kült haline gelmiş, kara komedinin en seçkin örneklerinden birine karşı Thin Ice, yalnızca oyunculukları ve senaristlerin kalem gücünden kuvvetleniyor.

Sam Raimi’nin A Simple Plan’i ile de karşılaştırılan fakat ona kıyasla daha vasat görülen Thin Ice’taki oyunculuklar dikkat çekiyor. Oscar adayı aktör Greg Kinnear, başroldeki çaresiz ve saf kurbanı rolünün hakkını vererek canlandırırken onun suç ortağı rolündeki Billy Crudup, kafayı sıyırmış cahil işçi performansıyla göz dolduruyor. Usta aktör Alan Arkin için söylenecek pek fazla söz yok.

Filmin finalinde tüm olayların gün yüzüne çıkarıldığı bölümü, kurgusu itibariyle pek beğenmesem de teknik özellikleri bakımından genel anlamda kendi türünün idealleri doğrultusunda ilerleyen Thin Ice, sezonun komedi/drama suç filmleri içinde kendini gösterecek bir olgunluk taşıyor. Posterdeki yorum üzerine Hitchcock’ın suç filmleri ile kıyaslanması mümkün müdür bilemem ama sezondan daha geniş bir çerçeveyle bakacak olursak milenyumun komplo filmleri arasında sağlam bir yer edindiğini söyleyebilirim. İyi seyirler.

Diğer yazıları Burak Hazine

The Dark Knight Rises (2012) Kara Şövalye Yükseliyor

Tim Burton’ın fantastik yorumu ve Joel Schumacher’in bir nevi çırpınışlarının ardından Batman...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir