No (2012)

Günümüz sinemacıları arasında adını yeni yeni duyuran ve Tony Manero ile iyi bir çıkış yakalayan Pablo Larrain’in komedi ile dram türlerini bir araya getirerek ortaya koyduğu politik filmi No, 1988 yılında kendi diktasını referanduma götüren Şili başkanı Augusto Pinochet’in kararının ardından yapılan reklam propagandalarını anlatıyor. Uzun yıllar ülkeyi askeri rejimle yöneten ve en sonunda uluslar arası baskılara direnemeyen bir diktatörün nasıl devrildiğini, seyirciyi hem güldürüp hem de düşündürerek (gerçi bu düşünme kısmı biraz da bizim ülkemize özel diye düşünmekteyim) perdeye yansıtmayı seçen Larrain, 2009 yılında Altın Lale’yi kazandıktan sonra Türk seyircisine yeniden merhaba diyor fakat filmdeki mesajının alınıp alınmadığından bihaber şekilde.

Alınan referandum kararından sonra Rene Saadevra (Gael Garcia Bernal), muhalifler tarafından “hayır” kampanyasının yürütülmesi için başa geçirilir. Reklamcılık geçmişinin Amerikan rüyası temasına dayandığına tanık olduğumuz genç adamın söz konusu kampanya için ürettiği fikirler de benzer yapıdadır fakat zamanla bu reklamlar bir şekilde hem halkın hem de iktidarın dikkatini çeker. O kadar ki, askeri dikta sansür uygulamaya başlar. Hatta kendi propagandaları için bu reklamlardan ilham alır. O dönemde yaşananlardan gerçek kesitlerin de filmin aralarına sıkıştırıldığını ve en sonunda Pinochet’in devrildiğini görmek ise tarihi anlara tanıklık etmiş kesimi bir kez daha memnun ediyor.

Politik kaygıların ikinci planda kaldığı filmin asıl amacı reklamcılık sektörüne attığı bakış gibi duruyor. Öte yandan halk egemenliği isteyen muhaliflerin yaptıkları kampanyanın buram buram kapitalizm kokması ve bunun kimseyi rahatsız etmemesi de reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığının o dönemde de uygulandığını gösteriyor. Yine de dönemden ve politikalarından ziyade filme bakıldığında tüm bunların yansıtılma biçimi seyirciyi mutlu etmeyi başarıyor. Festivalin en dikkat çeken filmlerinden olan No, iğneleyici komediler arasında sezonun göz bebeği olacağa benziyor.


Puan: 7/10

Diğer yazıları Burak Hazine

Jane Campion Dosyası – Bölüm 1

Erkek hakimiyetindeki sinema, kadın eli değdiği anda farklı bir evren haline gelir....
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir