Arbitrage (2012)

Nicholas Jarecki’nin hem yazıp hem de yönettiği Arbitrage (Entrika), milyarder bir iş adamının batmak üzere olan şirketini kurtarma çabaları sırasında metresinin ölümüne yol açması üzerine üst üste gelen sorunlarını çözmesini anlatıyor. Richard Gere, Susan Sarandon ve Tim Roth gibi önemli isimlerin baş karakterlere hayat verdiği film geçen senenin Margin Call’unu andırsa da ona kıyasla özellikle senaryo anlamında pek çok eksik barındırıyor.

Bir nevi aksiyon gerilim türü örneği olan Arbitrage’da Jarecki, vasatın üstünde yaptığı karakter tahlilleriyle senaryoyu bir nebze olsun kurtarmaya çalışsa da asıl ön planda olan şey filmdeki karakterler olmadığı için çuvallıyor diyebiliriz. Olay örgüsünü başta çok güzel harmanlamayı deneyen genç isim daha sonraları içinden çıkılmaz bir entrika yaratma uğruna her şeyi bir çıkmaza sokuyor ve kimseyi hiç mi hiç tatmin edemeyecek bir final ile kendimizi ekrana bakar halde buluyoruz. Hatta bu konuda o kadar basite kaçılıyor ki cevapsız sorular eşliğinde bırakılmış bir alım satım işlemi, hiçbir mana veremediğimiz karı koca arasında bir tehdit ve devir isteği, neden yalana başvurduğu belli olmayan bir dedektif, babasıyla olan ilişkisi bir sonuca varmayan güzel bir kız, polisin yalanlarını ortaya çıkaran saçma sapan bir metot ve dahası filmde seyirciyi bekleyen anlamsız dakikaları oluşturuyor.

Yine de filmde olumlu bir şeyler görmek mümkün. Richard Gere’den ummadığım ciddiyette bir performans izlediğimi söyleyebilirim fakat bu iddiamı aktörün filmin tümündeki işine genelleyemeyeceğimi de belirtmem gerekir. Özellikle ailesiyle olan ilişkilerinde (kızına yaptığı itiraf sahnesi ve eşiyle yaşadığı tartışma sahnesinde) seyirciyi daha tatmin edici bir role bürünüyor Gere. Eşi rolündeki Susan Sarandon’ı ise her daim alımlı ve çekici bulduğumdan mıdır bilinmez rolüne oldukça yakıştığını düşünmekteyim. Tim Roth’un oldukça itici olan karakteri kendisinin performansına da yansımış ve elde var sıfır niteliğinde bir oyunculuk deneyimi yaşamış gibi geldi bana.

Sonuç olarak Arbitrage, aslında üzerinde pek fazla konuşmaya gerek olmayan bir film. Senaryosu gereği sınıfta kalan, küçük gerilim numaralarıyla seyircisini ayık tutmaya çalışan ve oyunculuk namına da pek bir şey vaat etmeyen bir ilk film diyebiliriz. Genç sinemacı Nicholas Jarecki birlikte çalıştığı isimlerle iyi bir başlangıç yapmış olabilir ama bunu filmine yansıttığını söylemek yalan olur.

Diğer yazıları Burak Hazine

Federico Fellini’nin En İyileri

Sadece İtalya’nın değil, pek çoğuna göre dünya sinema tarihinin en büyük yönetmeni...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir