Killer Joe (2011)

Geçtiğimiz sonbaharda filmekimi’nde biletini alıp da tamamen üşengeçlikten gitmediğim 8 filmden biriydi Killer Joe. Aslında oldukça da meraklıydım bu film için. Sonuçta William Friedkin imzası taşıyordu. Oyuncuları pek ilgimi çekmese de konusu da cezbetmişti. Yönetmenin bir önceki filmi Bug’ın da senaryosunu yazan Tracy Letts imzalı bir oyundan beyazperdeye yine Letts’in kendisi tarafından uyarlanan Killer Joe, annesini katillik yapan bir polis memuruna öldürterek yaşam sigortasının üstüne konmaya çalışan bir gencin başına gelenleri anlatıyor.

Aslında öyküyü bu kadar basit anlatmak hem filme hem de Friedkin’e saygısızlık olur. Sapkınlıkla çevrili, paranın yoksul insanlara neler yaptırabileceğinin bir resmi Killer Joe. Kendini adaletin yılmaz savunucusu olarak görmesi gereken bir polis memurunun 12 yaşındaki bir kızı adeta satın alması, üstüne kiralık katillik yapması elbette Letts’in ahlaki açıdan değerlendirmemizi istediği şeyler değil fakat yine de filmin rahatsız edici yönlerinden en önemli iki tanesini oluşturuyor. Bol kan ve şiddet sahnesi de seyirciyi bekleyen irrite edici şeyler arasında. Tabii bunlar ve dahasını bir kenara koyarsak Letts ve Friedkin’in tamamen fantezi ürünü gibi gözüken lakin gerçeğe pek uygun bir fakir Amerikan ailesi öyküsü anlatması filmin en çekici ve altını eşelemeye müsait yanı. Kapitalist düzen eleştirisini sermaye, işveren, işçi, güç sahibi, mağdur, hain, aptal ve tüm bunlardan farklı olarak saf ve masum kavramlarının her birini kullanarak yapıyor Killer Joe. Tuz biber olarak da bir tavuk buduna yapılan oral seks sahnesi koyuyor tabağa, olayı absürtleştirmeyle gerçeğe yaklaştırma arasında gidip gelirken.

Killer Joe’da muazzam bir oyunculuk görmek mümkün. Bu sene Bernie ve Magic Mike ile adından söz ettiren fakat bana göre asıl bombayı bu filmde patlatan Matthew McConaughey’ye olan sempatim artarken Juno Temple’ı filmin parlayan yıldızı ilan etme gibi kendimden oldukça emin bir karar verebilirim. 12 yaşında, hayatın sillesini yememiş ve aptallıkla saflık arasında gidip gelen bir kızı canlandıran Temple kadınlığını konuşturuyor desek yalan olmaz. Gerçi bu söylem filmi izleyenler için beni sübyancılıkla suçlamaya kadar varabilir fakat yine de ne demek istediğimi anladığınızı umarak sözümün arkasında durmayı tercih edeceğim. Asıl çocuk Emile Hirsch, baba rolünde Oscar adayı Thomas Haden Church ve şıllık üvey anne olarak döktüren Gina Gershon da asıl ikiliye katılınca harikulade bir kadro performansı ortaya çıkıyor. Bir bütün olarak değerlendirildiğinde hiç şüphe yok ki senenin en iyi performanslarından biri Killer Joe ekibine ait.

Diğer yazıları Burak Hazine

DGA Ödülleri

Yorumlar burada, kazananlar işe aşağıda: Film: Michel Hazanavicius, The Artist Belgesel: James...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir