Black Pond (2011) Kara Göl

Londra’da yaşayan ikiz kızlarından uzakta, İngiltere’nin uç şehirlerinden birinde ağaçların arasındaki sevimli evlerinde karısı Sophie ve tek bacağı olmayan köpekleri Boy ile yaşayan Tom, bir gün tanıştığı tuhaf adam Blake’i evine davet eder. Aralarında sıcak bir ilişki başlayan bu üç yaşlıdan ikisi, önce köpeğin daha sonraysa Blake’in ölümü üzerine derin bir sarsıntı geçirir. Olaya ikiz kızlar ve onların arkadaşı Tim’in de dahil olmasıyla daha da renklenen hikaye, polisin kapılarına dayanmasıyla çıkmaza girer.

Bu ilk uzun metraj denemeleriyle İngiliz Oscar’ları sayılan BAFTA Ödülleri’nde en iyi ilk film kategorisine aday olan en genç isim olma sıfatına erişen Will Shape ve Tom Kingsley, İngiliz mizahı ve aile yapısı eleştirilerini bazı zamanlar deneyselleştirmeye çalıştıkları görüntüler eşliğinde, bu sahte belgesel denemesinde seyircinin beğenisine sunuyor. Filmin başlarında daha sonraları yaşanacak olaylar hakkında seyirciye pek tüyo vermekten kaçınan ikili, film ilerledikçe perdeye yansıyacak pek çok meselenin ipuçlarını açık seçik vererek (bunu karakterleri tek tek kamera karşısına koyup konuşturarak yapıyorlar) kurgusal anlamda da estetik bir işe imza atmış oluyor. İngilizlerin mizacı gereği de pek çok isimden aşina olduğumuz kara komedi türüne yakın bu örnekte dikkat çeken en önemli şey ise yönetmenlerin düz bir dramatik belgesel yapmayı seçmektense işe biraz daha estetizm, sembolizm ve az da olsa deneysellik katmaları. Daha önce iki kez BAFTA televizyon ödülüne layık görülen Chris Langham ve iticilikle yetenek arasında kalan performansıyla dikkat çeken Simon Amstell’in öne çıkan oyunculukları, pek çok konuda başarılı olan bu milletin sinema sektörüne gelince nasıl da nadide isimler yetiştirmiş olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Diğer yazıları Burak Hazine

Nevada Film Eleştirmenleri Ödülleri

En İyi Film – Hugo En İyi Yönetmen – Martin Scorcese (Hugo)...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir