Le magasin des suicidés (2012) İntihar Dükkanı

Jean Teulé’nin aynı isimle beyazperdeye uyarlanan öyküsü İntihar Dükkanı, Ridicule isimli filmiyle uluslar arası arenada beğeni ve dikkat toplayan Fransız yönetmen Patrice Leconte imzası taşıyor. Tim Burton müzikallerini andıran bu üç boyutlu animasyon, gotik bir atmosfere sahip olsa da stop motion teknolojisinin kullanılmaması sebebiyle Hollywood sinemacısının işlerinden daha en başta ayrılıyor.

Filmin konusu oldukça ilgi çekici aslında. Hayattan bıkan ve nefret eden Fransız toplumunda intihar oranı oldukça yükselmiştir. Kamuya açık alanlar dışında intihar edenler için hizmet veren özel mağazalar dahi vardır. Bu mağazalardan birinde geçen hikayemiz, dört kişilik Tuvache ailesine odaklanıyor. Somurtkan birer kızları ve oğulları olan çift yeni bir bebek beklemektedir. Kendini asma ipinden çeşitli zehirlere, silahlardan kılıç ve bıçaklara kadar çeşit çeşit intihar malzemesi satan bir dükkanı işleten ilginç ailenin yeni üyesi ise şaşırtıcı bir biçimde adeta bir sevgi pıtırcığıdır. Elbette bu durum aile fertlerini hiç mutlu etmez –gerçi kendileri hiçbir şeyden mutlu olmamaktadır. Gülmesi bile anne ve babası için sinir bozucu olan ufaklık Alan, ailesinin bu tavırlarından kurtulması için küçük bir oyun oynamaya karar verir.

!f festival programı açıklandığında izlemek için en fazla heyecan duyduğum filmlerden biri olmuştu İntihar Dükkanı. Fransız animasyonlarına olan tutkum, bir de üstüne gotik ve çekici bir öykünün karşımda oluşu heyecanımı daha da körüklemişti. Fakat filmi izlerken beklediğimi bulduğumdan şüphe duymaya başladım zira filmin kurgulanışı oldukça kötüydü. Asıl hikaye olan karakterlerin kişilik değişimleri filmin sonuna atılmış ve üzerinde fazla durulmamış. Aynı şekilde bu karakterlerin içinin doldurulmasında da büyük sıkıntılar çekildiğine inanıyorum. Filmde öykünün akış problemi de seyircinin gözüne batan bir diğer faktör; görsel yönünün başarılı olması bu problemin üstünü az çok kapatsa da ileride hafızalarda yer edinecek ya da hatırlamaya müsait bir düzenlemeye gidilmemiş. İki boyutla üç boyut arasında kalmış bir tekniğin kullanılması da seyir zevkini düşürürken yönetmenin Tim Burton filmlerindeki atmosferi yakalamaya çalışıp da bunu becerememesi bir diğer hayal kırıklığı diyebiliriz. Tüm bunların aksine çizimleriyle ve renkleriyle dikkat çekiyor İntihar Dükkanı.  Barındırdığı espriler ve toplumsal alt mesajlar da fazlasıyla başarılı. Fakat yine de bunlar, filmin senenin en iyi animasyonlarından olacağına dair inancımın üzerine bir çizgi çekmeme engel olamadı.

Diğer yazıları Burak Hazine

Scorsese’den Hollywood Yıldızlarıyla Yeni Reklam Filmi

Daha önce de Armani için çektiği ve hiçbir yerde kopyası bulunmayan Made...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir