Despicable Me 2 (2013) Çılgın Hırsız 2

İlk filminin gerek öyküsü, gerek esprileriyle; gerekse küçük Agnes ve muhteşem minyonları ile herkesin gönlüne taht kuran Despicable Me’den 3 sene sonra gelen devam filmi, 2013’ün en iddialı animasyonu olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. İlk filmde karşımıza Ay’ı çalma girişimiyle çıkan kötü hırsız Gru’nun artık bir aile babası olduğunu ve kötülük yapmak yerine reçel üretimi işine girdiğini izlediğimiz Çılgın Hırsız 2, ilkine göre komedi unsuru daha bol fakat animasyon sektöründeki devam filmi klişelerine biraz yenik düşmüş gibi duran bir yapım.

Üç küçük kızdan en küçükleri (ve filmin belki de en sevimli karakteri) olan Agnes’in doğum günü partisiyle başlayan animasyon, daha ilk dakikalarında seyircisine eğlenceli bir doksan dakika izleteceğinin sinyallerini veriyor. Doğum günü partisinde Gru’nun büründüğü haller, ilk filmin aksine Çılgın Hırsız 2’nin daha duygusal ve aile bağlarının önemini anlatan klasik bir anlatım yolunu tercih edeceğini ortaya koyuyor. Zaten Gru’nun kötülük yapmayı bırakıp tüm minion’larıyla birlikte reçel işine girmesi de bunu anlatmanın eğlenceli ve ilginç bir metodu olsa gerek.

despicable-me-2-gru-is-kidnapped

Daha sonra Gru’nun gönlünü çelecek ve üç küçük kızın annesi olma yolunda ilerleyecek olan Lucy, seriye bu filmde katılan en önemli karakter. Başlarda kötü bir karaktermiş izlenimi verse de zamanla gerçek amacı ortaya çıkan Lucy, biraz çılgın, biraz saf ama oldukça çekici bir ajan olarak Gru’nun yeni görevindeki ortağı olarak karşımıza çıkıyor. Serinin bu ikinci filmindeki kötü karakter ise Meksika bayrağını göğsünde dövme olarak taşıyan Eduardo (ya da nam-ı diğer El Macho). Kendisi, bir zehir sayesinde Gru’nun minion’larını adeta bir ölüm makinesi haline getirerek dünyayı ele geçirme planları yapan ve nedense ilk filmdeki Vector kadar sempatik durmayan bir karakter. Eduardo’nun bir de yere bakan yürek yakan oğlu var; ki bu havalı çocuk da Margo’nun ilk aşkını yaşadığını sandığı karakterin ta kendisi oluyor.

İlk filmde olduğu gibi merakla ekrana hükmetmesi beklenen minion’lara bu filmde daha çok yer ayrılmış gibi gözüküyor. Zaten son üç senedir birer animasyon kültüne dönüşen sevimli sarı cüceler yakında kendilerine özgü bir spin-off ile seyirci karşısına çıkacak fakat onları ailenin diğer fertleriyle bir arada göremeyecek olmak eğlenceyi hangi boyuta taşıyacak bilemeyiz. Zehir kendilerine enjekte edildikten sonra bile sempatik tavırlarından ödün vermeyen birer mor yaratığa dönüşen bu minion’lar, büründükleri kılıklar ve söyledikleri şarkılar, birbirlerine yaptıkları şakalarla daha uzunca bir süre unutulmayacağa benziyor.

Sonuç olarak Çılgın Hırsız 2, aynı ekiple yola çıkıp farklı bir şeyler denerken bazı noktalarda tökezlemiş fakat işin eğlence dozunda ayarı iyi yapmış bir animasyon. Mevzu sevgi olunca her çizgi film Up ya da Wall-E’nin erişebildiği özgünlüğün yanına yaklaşamadığı için biraz daha kolaya kaçıyor; Çılgın Hırsız 2 de bu yapımlardan sonuncusu diyebiliriz. Yine de küçümen Agnes’in yumuşacııııık unicorn’una olan bağlılığının bu yargıya dahil olmadığını söyleyelim. Nedenini filmi seyredince anlayacaksınız.

Not: Film, bütçesinden daha fazlasını ABD’de vizyona girdiği ilk haftasonu kazanmış durumda.

Diğer yazıları Burak Hazine

Intouchables’nin Yönetmenlerinden: ‘Samba’

Yönetmenler: Olivier Nakache & Eric Toledano Oyuncular: Omar Sy, Charlotte Gainsbourg, Tahar...
Devamı

1 Comment

  • Çok başarılı bulamadım animasyonu. Özellikle beni rahatsız eden çocukları güldürmek adına yapılan basit “gaz” esprileri için “hala mı?” diye sormaktan kendimi alamadım. Bu tarz esprileri hala çocuklara empoze edip günlük hayatta bunlara kahkalarla güldükten sonra ergenlikte “osuruğa gülenin osuruk kadar aklı” yoktur diyerek birbirlerini aşağılamaları diye uzatırım bu durumu, daha uzatmak istemiyorum :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir