Only God Forgives (2013) Sadece Tanrı Affeder

Danimarkalı yönetmen Nicolas Winding Refn, iki sene önce Cannes’da kendisine en iyi yönetmen ödülünü kazandıran Drive (Sürücü) ile adından bolca söz ettirmiş, Valhalla Rising sonrasında birden yükselen ivmeyle birlikte aranan sinemacılardan biri haline gelmişti. Her ne kadar şahsen Drive’ı başarılı bulmasam da ilginç senaryosu ve geçmişe götüren teknikleri ile o sezonun en çok konuşulan filmlerinden birinin altında imzası vardı. Film, Ryan Gosling’i de kariyerinde çok farklı bir noktaya iteledi derken Refn ve Gosling ikilisi, tarz olarak Drive’a yakın bir başka proje üzerinde yoğunlaşmaya başladı. Cannes’da dünya prömiyerini yapan Only God Forgives, yönetmenin farklı bir yemeği aynı sunumla seyircinin önüne koymasından başka bir şey değil ne yazık ki.

Tayland’ın başkentinde geçen öyküsünde uyuşturucu ticareti yapan Julian’ın, abisinin ölümünün ardından annesiyle ve peşlerinde olan bir polis memuruyla yaşadıklarını izlediğimiz film, sinema seyircisine oldukça tanıdık bir intikam hikayesi izletiyor. Abi karakterinin ölümünden sonra kendini işe yaramaz çocuk olarak hisseden Julian’a annesi bu konuda olabildiğince “destek” verirken karakterin içinde adeta saatli bir bombanın tiktaklarını duyuyoruz. Yalnızca üzerine oturduğu bu temel konusunda bilindik bir yöntem izleyen yönetmen Winding Refn, hikayenin kalan kısmında seyirciyi klişeler yığına sokmaktan kaçınıyor. Yine de bu, doksan dakika süren filmde seyircinin uzunca bir süre ne izlediğinden haberi olmadığı gerçeğini değiştirmiyor. Filmin diyalog konusundaki eksikliği de bu durumu körüklemeye yetiyor. Yönetmenin (aynı zamanda senarist) daha çok karakterlerin bakışları ve müzikle görüntünün dansıyla bir şeyler anlatma çabası ise yetersiz kalıyor. Böylelikle cümlelerden uzak kalmanın hikaye anlatıcılıkta ustalık gerektirdiği ise bir kez daha kanıtlanmış oluyor. Drive’da filme çok farklı bir hava katan statiklik, Only God Forgives’te farklı bir boyuta bürünüyor ve bu durum, dinamik bir öykü gibi duran film için arada kalmışlık hissi veriyor. Yine bir önceki işinde başvurduğu metotlardan biri olarak renk ve ışık oyunlarına başvuran yönetmenin dinamizmden uzak kamera kullanımı da dikkat çekiyor. Başrollerde karşımıza çıkan Oscar adayı oyuncular Ryan Gosling ve Kristin Scott Thomas’ın performansları filme neredeyse hiçbir şey katmazken kilit rollerden birinde izlediğimiz Vithaya Pansringarm ise bu soft aksiyon filminin oyunculuk anlamında en dikkat çeken ismi oluyor.

Şiddet ögelerinin temel unsur olarak kullanıldığı Only God Forgives, tanrıya meydan okuyan adamların hikayesi. Cannes’daki gösteriminin ardından yapılan yorumlardan biri olan “sinemasal defekasyon” tabirini hak edecek kadar acımasız davranılmaması gereken bir film fakat başarılı yahut iyi olduğunu iddia etmek de yürek ister. İntikam filmlerine farklı bir bakış açısı getirmeye çalışsa da bu konuda sıkıntılar yaşayan yönetmeninin bir sonraki projesinde neler yapacağı ise merak konusu. Henüz Ryan Gosling’i kadrosuna dahil etmese de Carey Mulligan gibi yükselen bir yıldızı koluna takarak daha iddialı bir iş yapacağını ummaktan başka çaremiz yok gibi.

Diğer yazıları Burak Hazine

Snowpiercer (2013)

Uyarı: Yazıda spoiler olabilecek içerik mevcuttur, filmi seyretmeden okumanız önerilmez. Post-apokaliptik ya...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir