The Company You Keep (2012) Geçmişin Sırları

Dünya prömiyerini geçtiğimiz sene eylül ayında Venedik Film Festivali’nde yapan Robert Redford’ın hem yönetip hem de başrolünde oynadığı filmi Geçmişin Sırları sezonun en dolu oyuncu kadrosunu barındıran bir drama örneği. Vietnam Savaşı sırasında ABD’nin sebep olduğu kıyımlara karşı duran sosyalistlerin pasif direnişleri işe yaramadıktan sonra yaptıkları şiddet içerikli eylemlerin ardından ortadan kaybolan birkaç örgüt üyesinin, otuz yıl sonra içlerinden birinin kendini ele vermesiyle tekrar yollarının kesişmesini işliyor.

Filmde Robert Redford’ın canlandırdığı Nick Sloan karakteri, otuz yıl önce bir banka soygunu sırasında bir adamın öldürülmesinden suçlanan ama FBI’ın bunca zamandır yakalayamadığı bir sosyalist. Sloan, olayların ardından kimliğini değiştirip Jim Grant ismiyle avukatlık yapan bir aile babasıyken eski sosyalist arkadaşlarından Sharon Solarz’ın (Susan Sarandon) iç hesaplaşmasına yıllar sonra yenik düşüp kendini ele vermesinin ardından aranılan isim haline geliyor. Kendisinin bu duruma düşmesindeki en büyük sebep olan genç gazeteci Ben Shepard (Shia LaBeouf) ise ortada yalnızca basit bir kimlik gizleme olayından daha fazlası olduğunu anlayıp bir takım gerçeklerin peşinden gitmeye koyuluyor. Bu sırada hem Sloan hem de Shepard, geçmişin gölgesinde kaybolmuş pek çok yoldaşla birbirlerinden habersiz şekilde bir araya gelip tek bir kişiye, Mimi Laurie’ye (Julie Christie) ulaşmaya çalışıyorlar.

Böylesi dört ünlü ismin yanı sıra Nick Nolte, Chris Cooper, Stanley Tucci, Richard Jenkins, Anna Kendrick ve Sam Elliot gibi ödüllü oyuncuları da barındıran Geçmişin Sırları, bu yönüyle sinema seyircisine çok büyük şeyler vaat eden bağımsız bir yapım. Birbirinden başarılı performanslar izlediğimiz filmin hikayesi ise, bu kadar fazla karaktere rağmen takip etmesi oldukça kolay şekilde kurgulanmış. Neil Gordon’ın aynı isimli romanından Lem Dobbs tarafından sinemaya uyarlanan filmdeki karakterlerin fazla olmasının tek kötü yanı ise bunca önemli ismin her birinin başroller için kapışıldığını bildiğimiz halde önemli bir kısmının yan rollerde harcanıyor olması. Bir yan hikaye olmamasına rağmen bu yan karakterlerden güçlü performanslar izliyor olmak ise filmin malum eksiğini kapatmaya yetiyor.

Sosyalizm mesajının veriliş şeklinin tartışmaya açık olduğu Geçmişin Sırları, her ne kadar bir amaca ulaşma öyküsü olsa da seyircisine ihtiyaç duyduğu gerilimi verme konusunda pek başarılı değil. İki saat süren bir filmin hak ettiği bir final ile seyirciyi selamlayamıyor oluşu Geçmişin Sırları’nın en büyük eksilerinden diyebiliriz. Güzel bir hikaye, böylesi süslü performanslarla sürdürülünce daha vurucu ve akılda kalıcı; haliyle filmi de unutulmaz kılacak bir son bekleyen seyirci kitlesi için küçük çaplı bir hayal kırıklığı diyebiliriz.

Durağan ilerleyen filmin çekim mekanlarının kuzey bölgelerde oluşu, özellikle soğuk renklerin ön plana çıkmasını ve filmin bu yönüyle de derine işleyişini gösteriyor. Açık alan çekimlerinde görüntü yönetmeninin başarılı bir iş çıkardığını düşünmekle beraber bu ölü görüntülere eşlik eden müziklerin de filmin tamamlayıcı bir unsuru olduğunu eklemeliyim. Yumuşak vuruşlarıyla dikkat çeken bestelerin sahibi, Drive ve en son Only God Forgives’te duyduğumuz Cliff Martinez’e ait.

Oldukça merak uyandırıcı bir malzemenin birkaç senaryo oyununa kurban giderek eritildiği Geçmişin Sırları, altın çocuk Robert Redford’ın oyunculukta olduğu kadar yönetmen koltuğunda da başarılı olduğunu bir kez daha gösteriyor. Ordinary People ile -belki haksız- bir çıkış yapıp Quiz Show sayesinde kendini kanıtlayan Redford’ın diğer işlerine kıyasla izlenebilirliği daha yüksek bir film var karşımızda. Bu kadar büyük oyuncuları bir araya getirmesi ise seyirci için bir şölen kıvamında. Redford’ın forsunu kullandığı ise çok aşikar.

Diğer yazıları Burak Hazine

Özgün Dillerinde Disney Şarkıları

Disney’in elmalı turta ya da Starbucks kadar “Amerikan” olduğunu herkes bilir fakat...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir