The Possession (2012) Şeytan Tohumu

Türk sinemasının Dabbe’si diyebileceğimiz Şeytan Tohumu, ABD’de vizyona girdikten tam bir yıl sonra ülkemiz sinema salonlarında seyirciyle buluşuyor. Danimarkalı yönetmen Ole Bornedal’ın yanına birkaç vasat oyuncuyu alarak kotardığı bu korku filmi, gerçek bir olaydan esinlendiği ibaresiyle açılıyor, The Exorcist’in izinden gitmeye çalışıyor ve adından da anlaşılacağı üzere bir cin/şeytan çarpması teması üzerinden ilerliyor.

Bir süre önce boşanmış olan Clyde (Jeffrey Dean Morgan) ve Stephanie (Kyra Sedgwick), iki küçük kızının bu duruma alışmalarıyla uğraşmakta ve kendilerine yeni birer hayat kurmaya çalışmaktadır. Bir hafta sonu kızlarını kendi evine götüren Clyde, yolda eski eşyaların satıldığı bir evde durur. Kızlardan yaşça küçük olan Em (Natasha Calis) orada üzeri oymalı ve işlemeli, kahverengi ahşap bir kutu görüp babasından kutuyu almasını ister. Daha sonra kutuyla ilginç bir bağ kuran küçük kızın davranışları da gün geçtikçe değişmeye başlamıştır. Biraz araştırma yapan babası, bunun altında bir takım şeytani olguların yattığını anlayıp Yahudi bir din adamından yardım ister.

ABD listelerinde iki hafta bir numarada kalmayı başarmış bir film Şeytan Tohumu. Yalnızca kendi ülkesinde 50 milyon Dolar kadar da hasılat yapmayı başarmış bu yapım, ne yazık ki bugüne kadar ortaya çıkmış en kötü (vasat demeye dilim bile varmıyor) korku sineması örneklerinden biri. Doksan dakika gibi kısa süresinin büyük çoğunluğunda herhangi bir televizyon dizisi kıvamında ilerlerken korku ögeleriyle işi olmayan Şeytan Tohumu, işin gerilim kısımlarına girmeyi de bir türlü başaramıyor. Genelde aydınlık mekanlarda geçtiği için de ne zaman ürkütücü bir şeyler olacağı beklentisiyle vakit geçiriyoruz. Diyalogları üstünkörü yazılmış, editörleri tarafından montajı özen gösterilmeden düzenlenmiş bir film var karşımızda. Öyle ki farklı olmak adına sunduğu şey, gerçekten yapımcıların özgün fikir adına çok fazla düşündüklerinin kanıtı; çünkü bu sefer şeytanı çıkarabilecek din adamları rahipler değil, hahamlar. Ve evet, bu seferki şeytanımız ilk kez Musevi dinine mensup bir şeytan. Kendisi bir kutunun içinde saklanmayı tercih edip, o kutuyu açan masum bir bedene (ne kadar farklı bir fikir!) girmek için can atıyor. Üstelik o masum bedeni taşıyan kızın babası “ona girme, bana gir” dediğinde de hemen diğer bedene geçmeye karar verecek kadar vefa bilmez! Senarist ekiple yapımcıların başvurduğu özgünlük çabaları bununla da bitmiyor elbette. Şeytan Tohumu’nu seyrederken ilk kez bir MR (magnetik rezonans) görüntüsünde akciğer bölgesinde şeytanın konumlanışına tanık oluyoruz. Böylece korku sineması ile bilim kurgu bir araya gelerek yeni bir türün oluşmasına da zemin hazırlamış oluyor! Dahası mı? İçine şeytan girmiş bir kızın yapabileceği en kötü şeyin birkaç bardak kırarak annesini korkutmak olmasına ne demeli?

Ne kadar taşlansa az; Şeytan Tohumu neresinden tutsanız elinizde kalacak bir yapım. Korku filmi geleneğinin öncülerinden The Exorcist’e özenmeye çalışsa da Regan’ın kustuğu yeşil sıvı bile olamayacak kadar başarısız. Üstelik yönetmenin kamera kullanımının rahatsız edici boyutu da cabası. Sinema her yönüyle güzel olsa da bazen insanların para uğruna neler ortaya koyabileceğine tanık olmak, insanın zevklerini ve seçimlerini sorgulatmak adına devreye girebiliyor.

Diğer yazıları Burak Hazine

Kaptan Amerika: Kış Askeri Fragman

Yönetmen: Anthony Russo, Joe Russo Oyuncular: Chris Evans, Frank Grillo, Sebastian Stan Vizyon Tarihi:...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir