Samsara (2011)

İnsan yaşamı ve dinler temasını işleyen 1992 tarihli Baraka belgeselinden 20 yıl sonra aynı mottoyla sinema kariyerine devam eden Ron Fricke, sözcük anlamı olarak doğanın sonsuz döngüsü anlamına gelen Samsara ile tekrar karşımızda. Önceki işinde olduğu gibi dünyanın pek çok noktasından, çok farklı kültürlerden ve insan tiplerinden aldığı görüntülerle adeta bir görsel şölen sunan sinemacının Baraka’dan çok daha iddialı ve kapsamlı bir belgesel ortaya koyduğu su götürmez bir gerçek.

Oldukça renkli başlayan Samsara, bir anda bir matem havasına bürünerek yaklaşık iki saat sürecek yeryüzü macerasına start veriyor. Herhangi bir karakter, diyalog ya da bir filmde karşılaşacağınız klasik öğelerin bulunmadığı bu belgeselde yalnızca doğa, dinler, renkler, kültürler, ışıklar ve birbirinden farklı bakışlar sunan gözler izliyoruz. Fricke’nin yönetimindeki kamera Afrika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Amerika’ya kadar pek çok yerde seyircinin ayaklarının altından kayarcasına adeta süzülüyor. Birbirinden özel ve güzel görüntüleri bizzat yerinde seyrediyor hissi veren bu yöntemle kendine bir kez daha hayran bırakan yönetmen, içinde aslında çok derin mesajlar barındıran filminde seyirciye düşünmesi için huzurlu bir ortam sağlıyor. Uzun zamandır bir filmde kulağıma çalınan en muazzam müziklerin eşlik ettiği bu büyüleyici atmosfer, zaman zaman Uzak Doğu’daki hayvan katliamları gibi rahatsız edici fakat Fricke’nin kamerasına ritmik gözüken bir takım sahnelerle kesintiye uğruyor. Elbette yönetmenin bunları göstermesinde bir amaç var. Doğanın hakimiyetinde başlayan ve sanayileşmeden uzak köşelerde devam eden belgesel, zamanla Hong Kong, Tokyo ve Dubai gibi endüstrinin ve para döngüsünün merkezlerine de uğrayarak dünyanın geçirdiği değişimlere dikkat çekiyor. Üretim toplumu olmaktan çıkıp tüketim toplumu olmayı neredeyse adım adım tasvir ediyor, düzenden süregelen düzensizliği çarpıcı görüntülerle suratımıza çarpıyor. Silahlanma meselesine de değinerek toplumlar üstü mekanizmaların eleştirisini yapıyor. En sonda da canlısı ve cansızıyla tek bir bütün olan dünyanın düzeninin bozulduğunu akıllardan çıkmayacak bir final ile betimliyor. Başlangıçta yaptığı gibi filmini sonsuzluktan çekip yine sonsuzluğa atıfta bulunarak sonlandırıyor.

Bir sinema deneyimi olarak diğer binlerce film arasında, belki de tek başına, çok özel bir yere konumlandırılması gereken Samsara, sosyal, kültürel, ekonomik ve politik mesajlarını söze ihtiyaç duymadan, doğanın ve insanoğlunun doğal (gibi duran) yaşantısının el verdiği kadarıyla aktarmayı seçiyor.

Diğer yazıları Burak Hazine

Horns Fragman

Yönetmen: Alexandre Aja Oyuncular: Daniel Radcliffe, Juno Temple, Max Minghella, Joe Anderson, James Remar...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir