Bu Nasıl Aile! (2013) We’re the Millers

2011 tarihli Horrible Bosses’tan sonra tekrar bir araya gelen Jennifer Aniston ve Jason Sudeikis, bu sefer Rawson Marshall Thurber imzalı aile komedisi diyebileceğimiz “Bu Nasıl Aile!”de boy gösteriyor. Bosses’ın hem eleştirel hem de ticari başarısından ötürü büyük çıkış yakalayan ikili, formlarını koruduklarını kanıtlamak istercesine daha mütevazı fakat eğlence garantisi veren yeni filmlerinde Meksika’dan ABD’ye uyuşturucu kaçırmaya çalışan sahte bir ailenin ebeveynlerine hayat veriyor. Sudeikis’in canlandırdığı David, üniversite yıllarından beri uyuşturucu satan ve orta yaşlarına gelmesine rağmen hala bir aile kuramamış, kısaca gençlik yıllarının alışkanlıklarına hapsolmuş bir karakterdir. Onunla aynı apartmanda oturan Rose (J. Aniston) ise David’den pek hoşlanmayan, geçimini bir striptiz kulübünde çalışarak sağlayan ve borçlarından ötürü başı dertte olan çekici bir kadındır. Serseriler tarafından soyulmasının üzerine uyuşturucu satıcısı patronunun kendisine verdiği görevin üstesinden nasıl geleceğini düşünen David’in planında, hiç sevmediği Rose ve bakir ergen Kenny (Will Poulter) ile çılgın sokak kızı Casey’yi (Emma Roberts) de yanına alarak masum bir Amerikan ailesi kurarak yetkilileri kandırmak vardır. Böylece birbirini tanımayan dört insan, sahte kimlikleriyle birlikte uzun bir yolculuğa çıkar.

Her ne kadar “Bu Nasıl Aile!”nin öyküsü seyirci için fazla çekici bir şeyler sunmasa da kalabalık senarist ekibinin mizah anlayışlarına tanıklık etmek, filmin bir hayli parlak isimlerin elinden çıktığını işaret ediyor. Farklı kişiliklerin ölüm korkusu ve para hırsı uğruna bir arada kalma zorundalığını eğlenceli bir biçimde anlatmayı başaran ekip, güncel konular üzerinden yaptıkları mizah ile de seyirciye yakınlaşmakta zorluk yaşamıyor. Bir aile filmi olarak lanse edilmesine karşın üstü kapalı cinselliğin fazlaca kullanıldığı filmin bu yönü seyirciyi rahatsız etmek ya da alışılagelmiş bayat esprilerle kalabalık yaratmaktan çok daha öte, özgün ve pratik bir kıvamda seyrediyor. Karakterlerin birbirlerinin tuhaf kişiliklerini çözme çabaları, zamanla birbirlerine alışma ve (haliyle) çok çeşitli duygusal değişimler yaşamaları da zaman zaman eğlenceli, bazen de tahmin edilebilirliği yüksek olması dolayısıyla basite kaçıldığı anlaşılır detaylar olarak göze çarpıyor. Dörtlünün her yerde karşılarına çıkan garip Fitzgerald ailesi ise filmi dolduran yan öykü ve karakterleri yaratmak için ihtiyacı karşılayacak kadar güzel düşünülmüş diyebiliriz.

Yönetmenin bir komedi filmi çekmesine rağmen mizahtan ziyade karakterleri ve kişiliklerini ön planda tutması ise her zaman karşılaşmayacağımız bir deneyim sunuyor. Sudeikis’in Horrible Bosses’ta gördüğümüz ifadeleri pek değişmezken Aniston’ın karakteri ile olan ilişkisi ön planda tutuluyor. Öte yandan ikilinin, özellikle genç karakterler için yaptıkları fedakarlıklar da tipik senaryo numaralarından daha yaratıcı gözüküyor. Casey karakterinin diğer üçlüye göre daha geri planda kaldığı aşikarken Kenny’nin bekaret meselesi üzerinden gayet iyi mizah malzemeleri çıkarıldığını filmi seyreden herkes anlayacaktır. Özellikle Casey ve Rose ile yaptığı öpüşme pratiklerini içeren sahne filmin en akılda kalıcı sekanslarından biri olarak kendini gösteriyor ve hayli güldürüyor.

2013 yılının diğer senelere göre ortalamanın üzerinde değerlendirilebilecek komedi yapımları açısından zenginliğini bir arttıran bir yapım “Bu Nasıl Aile!”. Eğlence dozu ayarında, seyircisine göre bir çok kez kahkaha krizlerine sokma potansiyeline sahip ve seyredilebilirliği oldukça yüksek bir film. Kenny’nin gerçek annesi gibi konularda yarattığı absürtlüklere yanıt vermeyerek seyirciyi soru işaretleriyle baş başa bıraksa da sonuç olarak bir komedi filmi olduğunu hatırladığınızda zihninizi boşaltmak daha kolay olacaktır. Hiç yoktan en sondaki Friends jesti için bile seyredilmeli. O kadar güldükten sonra tek bir hamleyle milyonlarca insanı duygulandırmak her komedi filminin harcı değil nasıl olsa.

Diğer yazıları Burak Hazine

The Inbetweeners Movie (2011) Skor Sıfır

American Pie (Amerikan Pastası – 1999) ile başlayıp Hollywood’un umutsuz birkaç denemesiyle...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir