The Look of Love (2013) Ateşli Bakışlar

İngiliz bağımsız sinemasının en önemli isimlerinden biri Michael Winterbottom. Kendisinin düşük bütçeli fakat görkemli filmlerini vizyonda seyretme şansını bulamasak da festivaller sağ olsun bu sinemacıyı ülkemiz sınırları dahilinde perde karşısında seyretme şansımız oluyor. En son geçtiğimiz sene Trishna ile İstanbul Film Festivali’ne, sonraki filmi Everyday ile de !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’ne uğrayan Winterbottom’ın Filmekimi’nde gösterilen son eseri Ateşli Bakışlar, 60’lardan başlayarak eğlence sektörünü elinde tutan Paul Raymond’ın ülkedeki en zengin erkek haline gelme öyküsünü anlatıyor.

130306LookofLove2_7327014Paul Thomas Anderson imzalı Ateşli Geceler’i (Boogie Nights – 1997) hatırlatan renkli bir açılışın ardından Paul Raymond’ın hayatını on yıllara ayırarak gözler önüne seren film, çarpık bir kurguyla ilerleyerek seyircisine ana karakterinin farklı dönemlerinden önemli detayları veriyor. Her daim çevresi kadınlarla çevrili olan Raymond’ın cinselliği ve çıplaklığı kullanarak, kendince ahlak kurallarına uyması takdirde paraya para dememesi ve kısa sürede dünyaya açılmasıyla devam eden hikaye, bir yandan karakterin başarılarıyla ilgilenirken öte yandan (hatta ağırlıklı olarak) ailevi problemlerine odaklanıyor. Bir şovunda görev alan genç bir kadına abayı yaktıktan sonra karısından ayrılan Raymond, daha sonra yeni sevgilisi ile porno dergisi sektörüne adım atıyor. Bu sırada Deborah isimli kız çocuğu dünyaya geliyor ve hayatın anlamı onun için bir nevi değişiyor. Mesleki icraatlerinden geri kalmayan Raymond’ın yaşamı, bu noktadan sonra aile merkezli anlatılmaya başlanıyor. Uyuşturucu bağımlısı kızıyla ilgilenirken bir yandan başka kadınlarla olmaktan vazgeçmeyen zengin adamın torunlarının dünyaya gelmesi ve kızının ölümü ise yaşantısında radikal değişikliklere yol açıyor.

the-look-of-love-still-7Winterbottom’ın zaman zaman gözlemci olarak kamerasını kullandığı öyküsünü Matt Greenhalgh kaleme almış. Senaryonun anlatımında pürüzler dikkati çekmezken filmin komedi ile drama arasında kendine bir yer edinememesi seyirci için göze batan en büyük noksan olacaktır. Yönetmenin Raymond’ı seks düşkünü bir birey olmaktan öte para hırsına yenik düşerek yalnızca kendini mutlu eden biri olarak başlayan tasvirinin daha sonra yıkılarak düşünceli bir ebeveyn portresine dönüşmesi ise takdir edilmesi gereken bir hareket. Hikayenin Raymond ve kızı/torunu arasında yoğunlaştığını bilsek de öyküye her an dahil olan sayısız karaktere yeterince önem verilmemesi de kafa karışıklığı ve soru işaretleri yaratması açısından önem arz eden bir eksiklik olarak görülebilir. Fakat buna rağmen Winterbottom’ın sıradan insanları anlatmadaki başarısını, önemli yaşantılara uygulamada zorluk çekmediğini fark etmek de zor değil; keza odaktaki karakterler itibariyle filmin dramatik yönünün güçlü olduğunu söylemek hayli mümkün.

Dönemin mekanlarını, kostümlerini ve müziklerini filmine güzelce yediren yönetmen, oyuncu yönetiminde de başarılı. Bunu güçlü performanslara borçlu olduğunu da düşünebiliriz elbette. Başta Steve Coogan olmak üzere oyuncu kadrosu oldukça tatmin edici bir performans sergileyerek seyirciyle bütünleşmek adına ellerinden geleni yapmış gözüküyor.

Sonuç olarak Ateşli Bakışlar, uzunca bir süre Britanya’nın en zengin erkeği olmak için çabalayan bir figürün hayat hikayesini, olması gerektiği gibi anlatmayı başaran dikkate değer bir yapım. Winterbottom gibi takip edilmesi gereken bir yönetmenin kamerasından böylesi gösterişli bir yaşamın tasvirini seyretmek de en az filmin teması kadar ışıltılı.

Diğer yazıları Burak Hazine

Çocukluk Üzerine Dünya Sinemasından 23 Nadide Eser

Sinemada çocukluk kavramı her ne kadar Melies‘in fantastik filmlerine kadar dayanıyor olsa...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir