Anlattığımız Hikayeler (Stories We Tell)

Hem senaryosunu yazıp hem de yönetmenliğini yaptığı ilk uzun metrajı Ondan Uzakta (Away From Her) ile Kanada sinemasının oyunculuktan terfi etmiş genç sinemacıları cemiyetine mensup olan Sarah Polley, Bu Dans Senin (Take This Waltz) filmiyle daha çok klasik sinema tekniğinden yararlanarak modernist yaklaşımın sosyal yönlerinden faydalanarak ilk filminde olduğu kadar başarı yakalayamamıştı. Her ne olursa olsun, hikaye anlatma konusunda iddialı bir sinemacı olan Polley, belgesel olarak çektiği üçüncü uzun metraj filmi Anlattığımız Hikayeler ile bu iddiasını güçlendirip rüştünü kanıtlayanlar safına geçmeye hak kazanıyor.

stories_we_tell_ver2_xlgAnlattığı hikayeyi tümünde gerçek görüntülerden faydalanmadan aktardığı için bir nevi kurmaca belgesel olan Anlattığımız Hikayeler, Polley’in kendi yaşantısının izinden gittiği ve ailesinin yardımıyla onun derinliklerine indiği oldukça kişisel bir çalışma. Annesinin yaşantısıyla başladığı incelemeler ve irdelemelerin zamanla kendi yaşantısının yolunu çizdiğini anlattığı filminde yönetmen, tüm bunlaru yaparken babasının sesinden ve kardeşlerinin samimi yorumlarından faydalanıyor. Öyle ki film ilerledikçe hem karakterler, hem okuyucu, hem yönetmen, hem de seyirci için tüm sınırlar yavaş yavaş kalkıyor ve merkezinde Sarah Polley’in olduğu insan ilişkileri tüm çıplaklığı ve içtenliğiyle öyküyü şekillendiriyor. Her bir karakter çarpıcı itiraflarının yanı sıra zaman zaman duygusal, bazen de mizahi yönlerini ortaya koyacak eklemeler yaparak Polley’nin elinden Polley’nin hikayesini izlememiz için çaba sarf ediyor. Üstelik ekranda akan görüntülerin önceden planlı olduğu kadar gelişigüzel kurgulanması da yönetmenin eserinin seyirciye üflediği naif hissiyatı körüklüyor. Öyle ki kendi yaşantınız gözlerinizin önünden akıp gitse, sizi ancak bu kadar derinden etkiler. Anlatılanların dramatik hiçbir vaziyeti olmadığı gibi aslında seyircide dikkati çekecek ya da heyecan yaratacak bir özelliğinin de olmaması, filmin tuhaf çekiciliğinin de en önemli parçalarından birine ön ayak oluyor. Zaten Polley’in kendisi de bu belgeseli niçin çektiğinden ya da belgeselin ne hakkında olduğundan tam olarak emin değil gibi. “Bir çok şey hakkındaymış gibi. Anılar ve hayat hikâyelerimizi anlatma şekillerimiz hakkında. Bence bu birçok bakımdan birini, insanların o kişi hakkında anlattığı hikâyelerle hayata döndürmeye çalışmak gibi.” diyor yönetmen, abisi tarafından bu soru sorulduğu zaman. Onun için Anlattığımız Hikayeler hem annesini tekrar anmak için bir vesile iken kendi içindeki boşlukları bir nebze olsun doldurup varlığını yeniden şekillendirmenin yeni bir yolu.

Sinemada hikaye anlatma sanatının içinde bulunduğumuz senede yapılan denemeleri arasında en kusursuzlarından biri Anlattığımız Hikayeler. Seyri kolay olduğu kadar zor bir yapım olmasına rağmen okuduğunuz bir anı kitabı kadar içten ve dokunaklı; en önemlisi gerçekçi ve saf. Sinemada aradığınız her şeyi rahatlıkla bulabileceğiniz, sanatın var oluşuna hizmet eden kaliteli bir yapım. Polley’in ikinci kurmaca filminden sonra dönüm noktası kalitesini tutturan bu filmiyle yönetmen koltuğundaki meziyetlerinin tartışmaya kapanmasının teklif edilebileceği de filmin kendisi kadar cesur ve haklı olacaktır.

Diğer yazıları Burak Hazine

Oscar Ödülleri’nde Hat-Trick Yapan Yönetmenler

Geçtiğimiz yıl mart ayında düzenlenen 86. Oscar Ödülleri’nde bazı yönetmenler için önemli bir mevzu...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir