The World’s End (2013)

Edgar Wright, Simon Pegg ve Nick Frost gibi özellikle geek sinema seyircisinin çok sevdiği bir üçlünün elinden çıkan ve beyazperde üçlemeleri arasında kendine özel bir yer edinen Cornetto Üçlemesi’nin son halkası olan The World’s End, ilk iki filmde (Shaun of the Dead ve Hot Fuzz) olduğu gibi İngiliz komedisini kara komedi türünden sıyırıp absürt komediye sürüklemeye çalışan başarılı bir yapım. Shaun of the Dead’deki kırmızılığın çilekli Cornetto’yu, Hot Fuzz’daki polis temasının kaymaklı Cornetto’yu (üniformaların maviliği ile paketin maviliği arasında bir bağ kurulmuştu) temsil etmesinin ardından uzaylı ve bilim kurgu ögeleriyle dolu The World’s End de yeşil renginden ötürü fıstıklı Cornetto’yu temsil ediyor. Sinemada Zaytung haberi atmosferi yaratmak gibi dursa da Wright, Pegg ve Frost gibi çılgın bir üçlünün elinden çıkacak üçlemeden daha ciddi bir şey beklemek doğru olmazdı.

Filmin geçtiği zamandan yirmi sene önce, çocukluklarının geçtiği kasabada bol eğlenceli bir yaşantı süren beş arkadaş, grubun lideri tarafından tamamlanmamış bir görevi yerine getirmek üzere seneler sonra tekrar bir araya gelip söz konusu kasabaya geri dönerler. Görevleri ise Altın Yol diye tarif ettikleri, tek gecede kasabanın on iki barını dolaşarak her birinde biranın dibine vurmaktır. Fakat lider Gary King hariç diğer dörtlüde gençliklerinde hissettikleri çılgınlık ateşi sönmüş; artık ev, iş, aile arasında dönüp duran bir yaşamları olduğundan bu görevi yerine getirmek için pek de hevesli değillerdir. Gary ne yapıp edip arkadaşlarını ikna eder fakat bu sefer de kasaba eskisi gibi değildir. Kendilerine tuhaf davranan halkın başına neler geldiğini öğrenmeleri pek uzun sürmeyecektir. Artık onlar için görev tanımı değişmiştir: Yeni amaçları dünyayı büyük bir istiladan kurtarmaktır.

the-worlds-end-simon-pegg-nick-frost-martin-freeman1

Üçlemenin önceki iki filmi Shaun of the Dead ve Hot Fuzz’a kıyasla mizahi ögelerin daha geri planda kaldığı The World’s End, her konuda başka yapımlarla karşılaştırılmak zorunda kalan bir film. Yönetmen ve senarist Edgar Wright, ilk iki filmde -yine özellikle geek seyirci için- çıtayı bir hayli yüksek tuttuğu için final bölümünde neler yapacağı büyük merak konusuydu. Bazıları The World’s End’i çok beğense de bir diğer gruba göre ekibin fanatikleri için üçlemenin kapanışına yaraşır bir film olduğunu söylemek pek de mümkün değildi. Öte yandan okyanusun diğer ucundan, yine en az bunlar kadar çılgın bir ekip tarafından yaratılan (ve benzer ismiyle dikkat çeken) This is the End‘in absürt apokaliptik sinemayı sevenler için hayli tatmin edici bir yapım olduğu düşünüldüğünde, Wright’ın filminin birden fazla tartışmanın ortasında kalması kaçınılmazdı. Aslında işin mizahi boyutuna bakıldığında The World’s End’in hem üçlemenin önceki filmlerine hem de This is the End’e nazaran birkaç adım geriden yürüdüğü su götürmeyen bir gerçek olsa da Hollywood’un pek beceremediği sosyal mesaj kaygısı kulvarında da önde ilerlediğini söyleyebiliriz. Kendini belirli kalıplara sokan ve genel anlamda politik bir kaygı barındırmayan filmlere ait bir alt türün böylesi bir örneğinden elbette ağır sistem eleştirileri beklemek yanlış olur; lakin The World’s End’in kendi sınırları içerisinde kolay ve basit bir kapitalizm eleştirisi yaptığını fark etmek de film için önemli bir artı oluyor.

Simon Pegg’in şapka çıkarılası ergenlikte-kalmış-biraz-duygusal adam imajını yansıttığı performansıyla renklenen ve seyirciyi ayakta tutan kurgusu, anlatımı ve işleyişiyle öne çıkan The World’s End, iddialı ve büyük paraların harcandığı bilim kurgu sineması örneklerine kıyasla daha başarılı bir tür filmi. Amerikanların elinde popüler kültüre yapılacak atıflarla seyirciyi eğlendirmeye yönelecek bir kültürün İngilizlere teslim edildiğinde daha kalıcı ve yapıcı bir eser haline dönüşebileceğinin de 2013 yılındaki en önemli göstergesi.

Diğer yazıları Burak Hazine

2012 Avrupa Film Ödülleri Kazananları

Bu yıl 25. kez düzenlenen Avrupa Film Ödülleri, Malta’da düzenlenen törenle sahiplerini...
Devamı

1 Comment

  • 7/10 puan , guzel eğlenceli bir fimdi benim serideki favorim hot fuzz, shaun of the deadden daha once izlediğim için belki de

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir