Film Festivalleri

Published on Ocak 26th, 2014 | by Burak Hazine

!f İstanbul 2014 Önerileri – Hangi Filmleri Seyretmeli?

Share Button

Yılın ilk festivali, ülkenin ise en büyük bağımsız filmler festivali olma özelliğini taşıyan !f İstanbul, bu sene 13’üncü yaşını kutluyor. 80’den fazla yapımın toplamda 11 bölümde gösterileceği !f İstanbul 2014 programı geçtiğimiz senelerde olduğu gibi dopdolu. Daha önce Amerika’nın sorunlu 2004 seçimlerine, Irak Savaşı’na, Arap Baharı’na ve ‘açılım’a gönderme yapan bölümlerle programını zenginleştiren festival ekibi, 2014’te ‘Aşk ve Başka Bi’ Dünya‘ ile Keş!f Uluslararası Yarışması’na yeni bir kardeş getirmiş durumda. Festivalin dikkat çeken diğer başlıkları arasında yılın en çok ses getiren yapımlarının Türkiye galalarının yapılacağı Digiturk Galaları; John Lennon’ın “eğlenerek kaybettiğin vakit, kaybedilmiş değildir” sözünü motto edinen !f music; oyuncul belgeseller, kaçık bilimkurgular, kült adayı ilk filmler, Japonya’dan gerçeküstü fanteziler ve animasyon dünyasının en son hitlerini seyirciyle buluşturacak olan Oyun; dünyayı değiştirmekle, kendi bedenlerimizi yeniden sahiplenmekle ilgili cesur, küstah hikayelerin anlatıldığı Gökkuşağı; sanatçılarla hayatlarının, portrelerle çekildikleri anların, resimle sinemanın, yasaklarla onların sınırlarını zorlayan Sanat Hayat İçindir; Türkiye’de ve yakınlarında ev dediğimiz yerlerden resimleri barındıran Ev; geceyarısı filmleri kuşağının karanlık ve rahatsız edici yapımlarından oluşan Karanlık ve Köşeli yer alıyor.

Böylesi dolu bir festivalde tüm filmleri programa sığdırmak elbette mümkün değil. Elbette ne yapıp edip, matematiğin ve analitiğin sınırlarını zorlayıp en verimli şekilde en fazla filmi seyretmeyi hedef edineceğiz. Eminim ki bu programı elinize aldığınızda çizelgenize dahil edeceğiniz belli başlı yapımlar var; Lars von Trier’in merakla beklediğimiz şehvet dolu yeni filmi Nymphomaniac, 6 dalda Oscar adayı Dallas Buyers Club, Hayao Miyazaki’nin emeklilik eseri The Wind Rises, Wong Kar Wai’nin epik anlatımıyla The Grandmaster, Mısır devrimini anlatan Oscar adayı belgesel The Square bunların başında geliyor. O yüzden birazdan okuyacağınız !f İstanbul 2014 önerileri listesinde bu yapımlar yer almayacak. Zaten bunları seyretmeden festivali kapamak hacca gidip Kabe’yi tavaf etmeden dönmeye denktir.

Gelelim !f kapsamında gösterilecek yapımlardan oluşturduğum naçizane öneriler listeme. Önceki sene !f İstanbul’un resmi olarak en çok film izleyen blogger’ı sıfatını elde etmiş biri olarak söyleyebilirim ki, aşağıdaki filmleri programınıza dahil etmeniz durumunda büyük oranda pişmanlık yaşamayacaksınız. Demek istediğim bu liste, subjektif olduğu kadar objektif değerler de taşımakta. !f İstanbul 2014 13-23 Şubat tarihleri arasında; Ankara ve İzmir ayağı ise 27 Şubat-2 Mart’ta. Biletler 31 Ocak’ta ön satışta, satışın detayları da burada.

Top 10

1. I am Divine (Ben Divine)
2. Cheatin’ (Aldatma)
3. Borgman (Bela)
4. L’étrange Couleur Des Larmes De Ton Corps (Bedenindeki Gözyaşlarının Garip Rengi)
5. Mahi va Gorbeh (Balık ve Kedi)
6. The Selfish Giant (Bencil Dev)
7. Før Snøen Faller (Kar Yağmadan Önce)
8. Is the Man Who Is Tall Happy? (Uzun Boylu Adam Mutlu Mu?)
9. Gabrielle
10. Short Term 12 (Kısa Dönem 12)

02short

Yukarıda senenin merakla beklenen bazı filmlerinin festivalin olmazsa olmazı konumunda olduklarından bahsetmiştim. Öneriler kısmının ilk bölümünü oluşturan Keş!f‘te yarışan 9 filmin tamamı için de aynı şeyi söylemek mümkün. Fakat özellikle 134 dakika süren ve tek planda çekilen Balık ve Kedi; çektiği kısa film Bawke ile elliden fazla ödül kazanıp bu eseri Norveç’te son on yılın en iyi kısa filmi sıfatına nail olan Hisham Zaman imzalı Kar Yağmadan Önce; Altın Portakal’ın yıldızlarından Mavi Dalga ve Tuhaf Kedicik; Cannes, Londra ve Toronto film festivallerinde gösterildikten sonra en saygın ve köklü sinema dergilerinden Sight & Sound’un 2013’ün en iyileri seçkisinde yazarların listelerini süsleyen Bencil Dev‘i listeye almakta fayda var.

Balık ve Kedi

Festivalin en dolu bölümü olan Digiturk Galaları‘na baktığımızda ise öneriler açısından da dolu bir bölümle karşılaşıyoruz. Cannes başta olmak üzere Avrupa’da pek çok festivali dolaşmış ve pek çok ödül kazanmış, eleştirmenlerin 2013 seçimleri arasında yer alan Alex van Warmerdam filmi Borgman (Bela); büyük övgü toplayan Submarine’in ardından Mia Wasikowska, Jesse Eisenberg ve Sally Hawkins gibi yıldızları koluna takarak yoluna devam eden Richard Ayoade filmi The Double (Öteki); Amerikan bağımsız sinemasının en saygıdeğer yönetmenlerinden olan, geçtiğimiz sene !f’te All the Light in the Sky ile ziyarette bulunan Joe Swanberg imzalı Drinking Buddies (Akşamdan Kalanlar); türler arasında gezinen ve dünyanın dört bir köşesindeki eleştirmenlerden tam not alan Filth (Pislik); Kanada’nın bu sene Oscar yarışına soktuğu fakat adaylık elde edemeyen iddialı yapım Gabrielle; !f’in bu seneki konuğu olan ünlü yönetmen Michel Gondry’nin son eseri Is the Man Who is Tall Happy (Uzun Boylu Adam Mutlu Mu); oyuncu Valeria Golino’nun ilk yönetmenlik denemesi olan ve Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünde kiliseler birliği ödülüne layık görülen Miele (Bal); Wendy ve Lucy ile Meek’s Cutoff gibi filmleri eleştirmenler tarafından göklere çıkarılan Kelly Reichardt imzalı, zengin oyuncu kadrosuyla dikkat çeken Night Moves (Gece Planı); 2013’ün en iyi bağımsızlarından olduğu su götürmez bir gerçek olan Short Term 12 (Kısa Dönem 12); ilk uzun metraj filmi ile Cannes’da Altın Kamera ödülüne layık görülen Christoffer Boe imzalı Spies & Glistrup; Scarlett Johansson’ın dünyaya erkek otostopçuları yakalamak için gönderilmiş bir uzaylıya hayat verdiği ve iyi eleştiriler alan bilim kurgu filmi Under the Skin (Derinin Altında); Wikileaks gerçeklerini anlatan ve senenin en çok ses getiren belgesellerinden olan We Steal Secrets (Sırları Çalıyoruz: Wikileaks’in Hikayesi) bu bölümün izlemeye değer yapımlarını oluşturuyor.

nymphomaniac

Nymphomaniac, iki bölüm halinde Digiturk Galaları bölümünde gösterilecek.

Oyun bölümüne göz attığımızda ilk dikkatimizi çekenler E.T. ve Tarkovski’yi, Ken Loach ve Chen Kaige’yi, Tom & Jerry ve Cafer Penahi’yi aynı cümle içerisinde kullanan A Story of Children and Film (Sinema ve Çocukların Hikayesi); iki kez Oscar adayı olan ve bağımsız animasyonun kralı olarak nitelendirilen Bill Plympton’ın son şaheseri Cheatin’ (Aldatma); dünyanın en mutlu yeri olan Disneyland’in karabasana dönüştüğü, halüsinatif ve siyah beyaz görüntülerle döşeli korku filmi Escape From Tomorrow (Yarından Kaçış); İzlanda’nın 2014 Oscar adayı Hross i oss (Atlar ve İnsanlar); geçtiğimiz sene !f’e Vic + Flo Saw a Bear ile damgasını vuran Denis Cote imzalı Que ta Joie Demeure (Arzulamanın Zevki); pek sevdiğimiz Quentin Dupieux’nün son filmi Wrong Cops (Fena Polisler) oluyor.

cheatin-1262-2

Cheatin’ (Aldatma)

Festivalin diğer bölümlerinde yer alan ve mutlaka önerdiğim Pussy Riot: Bir Punk Duası, Concussion (Sarsıntı), Peki Şimdi? Hatırlat Bana, Test, Cutie and the Boxer, Vivian Maier’in Peşinde, Tim’s Vermeer, İntikam, Bedenindeki Gözyaşlarının Garip Rengi‘nin yanında benim için !f’i anlamlı kılacak en önemli film olan I Am Divine‘a da bir şans vermekte fayda var.

i-am-divine-1287-2

Dünyanın en iğrenç insanı olarak tarihe geçen, John Waters’ın ebedi dostu Divine’a bir güzelleme: “I Am Divine”

Farkındayım liste biraz kabarık oldu. Aslında benim programım bu listeden de kabarık olacak fakat karar vermekte zorlananları daha fazla zora sokmamak adına elimden geldiğince kısaltmaya çalıştım (sonuç kısa olmasa da). Fark ettiğiniz üzere muhteşem bir festival bizleri bekliyor. !f İstanbul 2014’ün en güzel şekilde geçmesi dileğiyle, 13 Şubat’ta görüşmek üzere!


Yazar Hakkında

İstanbul’da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra öğrenimini sinema üzerinde devam ettirmek istediyse de 6 sene sonunda tıp doktoru oldu. Biletsiz.com ve Sinema Kulübü‘nde yazdı. 2 sene süren Blogger macerasını sonlandırarak Sinematopya'yı kurdu. Şimdilerde ise junior bir hekim. Bir yandan mesleğini icra edip bir yandan da sinema konusunda kendini geliştirmeyi hedefliyor. E-posta: [email protected]



One Response to !f İstanbul 2014 Önerileri – Hangi Filmleri Seyretmeli?

  1. aserat54 says:

    The Spectacular Now (Şu An Muhteşem)’ı da unutmamak gerek. Dopdolu olan program arasında dikkat çekiyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑