Paranormal Activity: İşaretliler (The Marked Ones)

Sinema tarihinde insanları heyecanlandıran çok sayıda başarı hikayesi bulunur. Hiç yoktan var olan isimler, söz konusu hikayelerin zirvesinde yer alan baş karakterlerin ta kendileridir. Korku ve gerilim türünden bahsedecek olduğumuzda Blair Witch Project’in ve Testere’nin bu başarı hikayeleri arasında en bilinenleri olduğunu söyleyebiliriz. 2007 tarihinde pek çok teknik işini kendi yaptığı ve yalnızca 15 bin Dolar bütçeyle çektiği Paranormal Activity filmiyle büyük çıkış yakalayan Oren Peli de baş karakter deyince akla gelen bir diğer ünlü isim oldu. Peli’ın filmi bir anda patladı ve dilden dile dolaşan bir korku fenomeni haline geldi. Dünya çapında elde ettiği 200 milyon Dolar gibi dehşet verici miktardaki hasılatı ise yapımcıların gözlerinde yanıp sönen Dolar işaretini alevlendirmeye yetti. İlk filmin altı sene önce vizyona girdiğini düşünürsek serinin beşinci filmi olan Paranormal Activity: İşaretliler’in, yapımcılar tarafından yeni bir Testere faciası yaratmaya çalışmasının son ürünü olduğunu söylemek mümkün. 13 Aralık 2013 Cuma günü, yani korku kültürünün 13. cuması olarak bilinen lanetli günün gecesinde sinemalar.com‘un düzenlediği özel gösterimine katıldığım Paranormal Activity: İşaretliler hakkında iyi şeyler söyleyeceğime inanıyorsanız sayfayı kapatmak için bir saniyeniz var.

Serinin ilk dört filminden çok ayrı bir noktada duran, işlenişi ve anlatımı başta olmak üzere her şeyi farklı olan Paranormal Activity: İşaretliler, başta seyirci için bir parodi gibi gözükse de Oren Peli’ın yapımcılığını üstlendiği ve önceki üç filmin senaristliğini yapan Christopher Landon imzası taşıyarak kendi ayakları üstünde durmaya çalışa(maya)n bir eser. Latin karakterlerle dolu filmin esas erkeği Jesse, oturdukları evin alt katında yaşayan ve çevredekiler tarafından cadı olmakla suçlanan Anna’nın sırrını çözmeye çalışırken doğaüstü güçler tarafından işaretlenir. Bu şekilde süper güçler kazanan genç adam, başta bunu bir eğlence olarak görse de zamanla benliğini yok etmeye çalışan bir lanet olduğunu anlayacaktır. Hem Jesse hem de arkadaşları, tüm bunlara son vermek için ellerinden geleni yapmaya hazırdır.

444034-paranormal-activity-the-marked-ones-paranormal-activity-the-marked-ones-wallpaper

İyi filmler ve kötü filmler vardır. İzlenebilir ve izlenmesi güç filmler vardır. Gayet objektif olarak kıyasa sokulabilecek kaliteli ve kalitesiz filmler vardır. Paranormal Activity: İşaretliler ise tüm bu karşılaştırmaların ikinci kısmındaki nitelendirmelerle uyumlu ilerleyen bir film. Christopher Landon’ın ikinci yönetmenlik deneyimi olmasının yanı sıra korku sinemasına hizmet etmesi, filmin birden fazla büyük risk faktörü taşımasına; haliyle en baştan şüpheyle yaklaşılmasına olanak sağlayacak bir yapıya bürünmesine sebep oluyor. Landon’ın kamera ve oyuncu yönetme işi hakkındaki serzenişler bir kenarda dursun, serinin yaratıcısı Oren Peli’ın izinden gidip üç filmin senaryosunu yazıp dördüncüde rota değiştirmesi kabul edilebilir bir durum olmamakla birlikte İşaretliler’in de en büyük handikabını meydana getiriyor. Bildiğimiz Paranormal Activity yapısından çıkan film için, Türk korku sinemasının her daim alay konusu olmaya hazır, neresinden tutsanız elde kalacağı bilinen ama gündelik seyirci için vazgeçilmez bir sinema deneyimi(!) sunan Dabbe serisinin Latin Amerika versiyonu demek en doğru tanımlama olacaktır. Halbuki inler cinler fenomenine Hollywood’dan taze bir bakış geleceğini bilsek Hasan Karacadağ’ı oraya göndermeye hazırdık biz.

Ülkemizde de dünyayla birlikte 2014 Ocak ayının ilk haftalarında vizyon şansı bulacak olan Paranormal Activity: İşaretliler, aslında üzerinde bir şeyler karalamanın bile ikilemde bıraktığı vasatın altında bir yapım. Merakınıza yenik düşüp sinemanın yolunu tutmak bile kabul edilemeyeceği gibi korku sinemasının efendileri tarafından lanetlenme ihtimaliniz de var. 2013 listesine girmeyecek olan filmin 2014’ün en kötülerine şimdiden aday olması ise durumu kafanızda netleştirmenize yardımcı olacaktır.

Diğer yazıları Burak Hazine

Londra Film Eleştirmenleri Ödülleri

The Artist ve A Separation, 3’er ödül kazandı. A Separation’ın yabancı dilde...
Devamı

4 Comments

  • Bence gayet güzel bir film abartmışsın gerçekten güzel bir film bakış açısı değişebilir bu kadar kötü yorumlayıp insanları seriden soğutmana gerek yoktu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir