!f İstanbul

Published on Şubat 28th, 2014 | by Burak Hazine

0

Al Midan (2013 – The Square) Meydan

Share Button

Tek kişilik iktidar ya da güçlülerin iktidarı, yüzyıllar boyunca halkların cehalet içinde, fakirlik içinde, bağımlılık içinde yaşamasına sebep olduktan sonra yaklaşık üç yüz yıl önce Fransızlar daha fazla buna boyun eğemeyeceklerini anladığında tarih kökten değişmişti. İhtilalin etkileri, sonraki yüzyıllar boyunca pek çok sömürgenin ortadan kalkmasına vesile olup halkları bağımsızlığa kavuşturmuştu. Peki ne oldu? Sömürgeden kurtulan halklar için değişen neydi? Yoksulluk devam etti, cehalet devam etti; hala da ediyor. Değişen şey, halkların kendilerinden başkasına hesap verme sorumluluğunun kalkmasıydı. Elbette gelen gideni aratır misali, bu sefer halkların kendi içinden çıkar sahipleri sömürmeye başladı. Bağımsızlık adı altında birileri insanları kandırmaya devam etti. Ne acıdır ki bu senaryo -demokrasi yalanları, son birkaç yıldır başımıza büyük dert olmuş durumda. Çoğunluktan güç aldığına güvenerek küçük(!) şımarıklık yapanlar, harekete geçmemeye alışkın halkın gazabıyla tanışalı uzun zaman olmadı. Fakat iktidar farklı bir şey. İktidar demek güç demek, iktidar demek yalan demek, iktidar demek kontrol demek. Haberleşmenin önüne geçildiği an, ne yapılırsa yapılsın halkın iktidarını düşlemek yalnızca bir hayal olmaktan öteye geçemiyor gibi duruyor. Biz bunları acı kayıplarla, aslında kısa sürede sönen bir ateşle yaşadık. O ateş, Mısır halkı için sönmüş değil.

meydan1

Otuz yıldır dikta rejimiyle Mısır halkına hükmeden Hüsnü Mübarek’in devrilip yerine önce askeri baskıcı rejimin, sonrasında ise ihtilalden faydalanarak iktidara gelen Müslüman Kardeşler’in faşist yönetiminin hikayesini anlatan Meydan, Mısır’da doğup sonrasında ABD’ye yerleşerek belgesel sinemacılığına kendini vermiş Jehane Noujaim’in tüyler ürperten Oscar adayı eseri. Direnişin ve sonrasında gelen devrimin halkçı eylemcilerinden birkaçının ağzından Mısır İhtilali’ni anlatan yönetmen, iki yılı aşkın bir süreye yayılan ve hala devam eden ulusal çapta bir çabanın ilk günlerinden şimdiki haline nasıl geldiğini tüm çıplaklığıyla olmasa da gözler önüne seriyor. Mübarek’in iktidarından başlayarak kronolojik olarak diktatörün devrilişini, yerine gelen askeri rejimin yıkıcı ve baskıcı tutumunu, orduyla anlaşma yaparak bu kaostan yararlanıp seçimleri kazanan Müslüman Kardeşler ve Mursi’nin yalanlarını anlatıyor. İstediklerini bir türlü elde edemeyen devrimcilerin, yüzlerce kayba ve adeta iç savaşa dönmüş bir mücadelenin güçlüğüne rağmen asla vazgeçmeyerek davalarını bırakmamalarını seyrediyoruz. Onlar anlattıkça, umutlarını korudukça, yalanlara ve baskıya göğüs gerdikçe içimizi hem hüzün hem de sevinç kaplıyor. Yönetmen hiçbir detaya girmeden, yaşananların tümünü gerçekçilikten ödün vermeden güzelce toparlayıp referans niteliğinde bir eser ortaya koyuyor.

meydan2

İki yıllık süreçte çekilen Meydan, ulusal olduğu kadar uluslararası arenada da bir devrim simgesi haline gelen Tahrir Meydanı çevresinde hissedilen tutku ve mücadeleyi içeriden anlatıyor. Olaylar geliştikçe belgeselin katılımcılarının kişisel çabaları ve yorumları da en az yaşananlar kadar Meydan’ı güçlendiriyor. Tamamen spontane gelişen belgesel, böylelikle tarihsel bir kaynak niteliği görebilecek o bilgilendirici ve şeffaf kıvamını yakalıyor. Çarpıcı olayları bir bir, sansür olmaksızın belgeseline yerleştiriyor Noujaim. Katliamları, yalanları, baskıyı sonradan hazırlanmış bir kurguyla vermek yerine, anlık detaylarla, tüm gerçekliğiyle yakalıyor. Sosyalist devrimcileri de kamerasının karşısında konuşturuyor, ordunun yalan makinesi sözcüsünü de. Böylelikle Meydan, yalnızca Tahrir’de birbiriyle çatışan Mısır halkının mücadelesi olduğu kadar fikirlerin de açık açık karşı karşıya geldiği bir muharebe alanına dönüşüyor. Filmin estetiği, barındırdığı görüşler ve umut dolu eleştirilerle sınırlı kalmıyor. Her zaman kendi kamerasını kullanmayan yönetmen, tüm çatışmaların içinden çekilmiş özel görüntülerden de faydalanıyor. Böylece medyada gördüğümüz ve okuduğumuzdan daha dehşet verici verilerle zihnimiz doluyor. Olayların içine giriyoruz; özgürlük çağrısı yapan Mısır halkıyla sevinip yine onların kayıplarıyla üzülüyoruz. Meydan, ustalıkla kurgulanmış ve realistik bakış açısıyla yoğrulmuş çarpıcı bir belgesel. Mücadele vermeye hala devam eden ezilmiş Mısır halkının onuruna yaraşır bir eser.

Al Midan (2013 – The Square) Meydan Burak Hazine
Senaryo
Teknik
Yönetmen

Sonuç:

4.3


Kullanıcı Oyları: 3.3 (5 oy)


Yazar Hakkında

İstanbul’da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra öğrenimini sinema üzerinde devam ettirmek istediyse de 6 sene sonunda tıp doktoru oldu. Biletsiz.com ve Sinema Kulübü‘nde yazdı. 2 sene süren Blogger macerasını sonlandırarak Sinematopya’yı kurdu. Şimdilerde ise junior bir hekim. Bir yandan mesleğini icra edip bir yandan da sinema konusunda kendini geliştirmeyi hedefliyor.

E-posta: [email protected]



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑