Før snøen faller (2013 – Before Snowfall) Kar Yağmadan Önce

2006 tarihli eseri Bawke ile Norveç’te son on yılın en iyi kısa filmi övgüsünü kazanan Hisham Zaman’ın ikinci uzun metraj filmi Kar Yağmadan Önce, sıradan ve basit bir öyküsü klasik anlatının dramatik kurallarına uyarak anlatıyor. Irak Kürdistanı’nda yaşayan Şiyar, ablası Nermin’i köy ağasının oğluna gelin olarak vermek zorundadır. Nermin ise uzun süredir bir başkasını sevdiğinden o adamla birlikte kaçmayı tercih eder. Şiyar da namusunu temizlemek için ablasının peşinden önce İstanbul’a, sonra da Avrupa’nın çeşitli bölgelerine gitmek zorunda kalır. Bu yolculuğu sırasında kendisi gibi bir arkadaş bulur ve ikili, benzer kaderleri yaşayarak hayatlarını değiştirecek bir arayışa girişir.

Filmin dikkat çeken açılış sekansında streç filme sarılıp bir petrol kamyonunun içinde Türkiye sınırından geçmeye çalışan Şiyar’ı seyrederken önümüzdeki yaklaşık bir buçuk saatlik süre boyunca yaratıcı ve cesur bir yönetmenlik işiyle karşı karşıya kalacağımızı düşünsek de Hisham Zaman kısa sürede bu algıyı kolayca yıkabilecek adımlar atıyor. Şiyar’ın yolculuğu boyunca başına gelenler, dram dozunun kaldıramayacağı nitelikte, sinema için standart kabul edilen numaralar halinde önümüze diziliyor. Aksaray’da mültecilerin(?) konakladığı bir otele giden genç adam, orada kendine yardımcı olacak birilerini arıyor ve her yerle bağları güçlü olan Cafer Ağa’nın yardımıyla da ablasının izini buluyor. Şiyar’ın bu arayışı daha da gelişip şekillenirken yönetmen basit bir kontra atak yaparak kardeşin ablasıyla empati kurmasına yardımcı olacak hareketleri başlatıyor. Sevdiği insanla birlikte olmak için her şeyi karşısına alan, ölümle göz göze gelen Nermin’e karşılık kendini soymaya çalışan dilenci kıza tutulan Şiyar’ı önümüze koyuyor. Dilenci kız Evin de Şiyar gibi İstanbul’da bir başına kalmış, kendi başının çaresine bakmaya çalışan, ailesinden hayli uzakta biri. O da bir arayışa girmeye hazır aslında. Babası o çok küçükken ailesini terk edip Berlin’e yerleşmiş. Şiyar’ın ablası Nermin de daha sonra yurtdışına kaçtığı için ikili yeni bir maceraya atılıyor.

Hisham Zaman’ın hikayesi, yurtdışı meselesi başladıktan sonra özgünlüğünü ve profesyonelliğini tamamen yitiriyor. Evin’in babasıyla yaşadıkları, Şiyar’ın ise ablasına ulaştıktan sonra başına gelenler; üstelik bunlar olmadan önce karşılarına çıkan insanlar ve olaylar bütünü, yeni Kürt sinemasının cesur hareketlerine karşılık beklentileri karşılamakta güçlük çeken bir basitlik barındırıyor. Profesyonel olmayan oyuncuların filmle ve seyirci ile bütünleşmekte zorlanan performanslarıyla seyir zevkini minimuma indiren Kar Yağmadan Önce, erken tahmin edilebilen senaryosu da buna eklenince kendisine yönelik merak ve ilgiyi hızlı bir ivmeyle yok ediyor. Zaman’ın bir önceki filmini seyretmemiş olsam da Kar Yağmadan Önce için amatör ruhtan kurtulamamış bir sinemacının parayı görünce uzun metraja daha da merak salmasının vasat altı bir sonucu denebilir.

kar yağmadan önce2

Diğer yazıları Burak Hazine

Kubrick’in Senaryosunu Yazdığı The Downslope Geliyor!

Dünya sinemasına kattığı farklı tatlar, ortak temalarla efsanelerin efsanesi haline gelen Stanley...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir