Genel

Published on Şubat 18th, 2014 | by Yaşam Kaya

Yeryüzünde 20.000 Gün (20,000 Days on Earth)

Share Button

Geçtiğimiz nisan ayında İstanbul Film Festivali’nde üç gün üst üste seyircisi karşısına

http://rap-notes.com/lod/denver-diethttp://www.nacolefrancinephotography.com/loss/does-diet-4-idiots-workhttp://shiningstarfilmmarketing.com/shin/vegetarian-diets-for-dogs/http://viennapeople.com/name/weight-loss-mgmt-clinicdiet chicken spaghetti recipe

çıkan Yeryüzünde 20.000 Gün (20,000 Days on Earth) kurgusal belgesel alanında bıraktığı tatla yeniden salonlara dönüş yapma hazırlığında. Festival süresince izlediğimiz onlarca filmin kritiğini yetiştirmekte zorluk çektiğimiz açık. Özellikle festival filmlerinde ortaya çıkan bu durum biz eleştirmenler için dezavantaj gibi gözükse de, filmlerin mutlaka bir kez gişelere uğrayacağını biliyoruz. Festival bünyesinde izleyip kritiğini ilerleyen zamanlara bıraktığım sekiz film var.

Konuyu çok dallandırmadan filmin detaylarına geçeyim. Iain Forsyth ve Jane Pollard ikilisinin yönetiminde; Iain Forsyth , Jane Pollard , Nick Cave üçlüsünün senaryosunu yazdığı Yeryüzünde 20.000 Gün, Avustralyalı Rock Yıldızı Nick Cave’ in hayatının tam yirmi bininci gününe denk gelen zaman diliminde başlıyor. Klasik röportaj/konser görüntülerinin çok uzağında, sanatçının yaşamına ‘psikoterapi’ algısıyla giriş yapan olaylar silsilesi, dönemsel olarak ortaya çıkan sanatçı kaygılarını, sevinçlerini; gerçeğin var olmayan öteki yüzünü apaçık seyirciye sunuyor.

20000daysonearth

Düşünün ki, yirmi dört saat dilimi içinde hayatınızın değerini algılamaya başlıyorsunuz. Yaşadığınız her anı dolu dolu geçirmenin ne olduğunu keşfediyorsunuz. Konuda Cave’ in kendi beste sürecinden incileri, canlı gösterilerden oluşan bölümleri görürken, sanatçının gevşek yaşamının aslında dışarıdan göründüğü kadar cezbedici bir noktası yok. Filmin girişinde yazdığım ‘belgesel’ kavramı bu yapım için aslında çokta uygun bir tanımlama değil. Yani karşınızda sizi, kendi yaşamınızın dışına çıkaran çarpıcı bir konu var. Anlamsız biçimde melodiler mırıldanan Nick Cave çocukça hareketler yaparken, kendinizi yalnız kaldığınız ana hapsediyor. Yani başka bir tabirle filmde kendinizle başbaşa zaman aralığı yaratıyorsunuz. Müzikal yolcuğun yanında Cave’ in senaryo, kitap yazarlığında yakaladığı çıkışın yansımaları konunun içine ince ince işlenmiş.

My

Sanatçının son albümü olan ‘Push the sky away’ konser görüntüleri çoğunlukla karşımızda iken, sahneleri bıçak gibi kesip kurgusal öykülerle olayları derinlemesine irdeleyen Iain Forsyth ve Jane Pollard, seyirciye ulaşılmaz parıltılarla süslü hayat öyküsü vaat etmiyor. Zaten Cave, diğer sanatçı dostlarını alaya alırken, psikoterapi algısında karşısındakine kendi saçma düşüncelerini aktarıp, kendisini izleyenlerin yanağında hoş bir gülümseme bırakabilmiş. Bu filmde didaktik ögeler aramamak lazım. Bizde bıraktığı sonuç etkisinden çok, yaşamımızın yirmi bininci gününde Cave gibi olağan olaylarla mı, yoksa absürd abartılarla mı selamlayacağız? Film sonrası kendimize soracağımız soru bu olsa gerek.

Refills! seems be year you any

20000 days on earth 3

Filmin yönetmenleri hakkında geçmişlerine dönük hiçbir fikrim yok. İzlediğimiz yapımdan yola çıkarak şunu diyebilirim; senaryo fazlaca egoist yazılmış. Nick Cave konu boyunca yalnızları oynarken, Cave’ in karısının bir silüet şeklinde görünmesi, ayrıca rock grup üyelerinin kameraya yansımaması şaşırtıcı! Sanatçıyı tanıyın ya da tanımayın ortada kaliteli bir iş var. Sakın ‘belgesel’ olarak tasavvur edip filmden sıkılacağınızı düşünmeyin. Gidin salonlara, sizleri eğlenceli bir konu karşılayacak!


Yazar Hakkında

1999 yılından bu yana sinema, tiyatro, jazz, blues ve arkeoloji üzerine yazılar yazmaktadır. 2 YIL Taraf Gazetesi, 4 yıl BirGün Gazetesi, 2 sene İstanbul Art News, 3 yıl Turkish Review' da yazılar yazdı. Şu anda Sinematopya, Life Art Sanat, Tiyatronline, Tiyatro Gazetesi'nde, Artful Living'de köşe yazarıdır. Ntv Radyo'da sanat eleştirileri konuşmaktadır. UK Leeds'te Psikoloji eğitimi aldı.



Comments are closed.

Back to Top ↑