Attila Marcel (2013)

2003 (Belleville’de Randevu) ve 2010 (Sihirbaz) tarihli animasyon filmleriyle adını tüm dünyaya duyuran ve birbirinden iyi eleştirilerin odak noktası haline gelen, Fransız animasyonlarının tadını bir kez daha hepimize layığıyla tattıran Sylvain Chomet, ilk uzun metraj filminde tebessümü bol bir drama ile karşımıza çıkıyor. Annesi ve babasını iki yaşında kaybeden, şimdilerde otuz üçüncü yaşını kutlayan Paul, birbirleriyle senkronize bir yaşam süren iki teyzesiyle birlikte yaşamakta ve son kez katılma hakkına sahip olduğu bir solo piyano yarışmasına hazırlanmaktadır. Bu sırada yaşadığı apartmandaki tuhaf komşusu Madame Proust ile tanışır ve ikilinin ilişkisi, Paul’un gölgeler altında saklı geçmişini aydınlatmak için farklı bir boyuta ilerler.

pic_20140208153201_zf412s5crez_mini

Chomet’nin karakterleri, canlı aksiyon denemesinde de önceki animasyonlarında kullandığı tuhaf ve heyecanlı Fransız tiplemelerin izinden gidiyor. Paul annesiyle babasının ölümüne tanık olduktan sonra ağzından tek bir kelime dahi çıkmamış, yaptığı tek şey çörek yeyip piyano çalmak olan ve robot gibi hareket eden genç bir adamken aynı anda hareket eden, aynı kıyafetleri giyen (öyle ki duşa bile birlikte giriyor olsalar gerek zira bornozlar da buna dahil) iki teyzesi takıntılı, mükemmelliyetçi ve kontrolcü yapılarıyla bir diğer tipik animasyon dünyası tasvirine işaret ediyor. Filmin yan karakterleri de bu üçlü kadar pastel aslında. El becerileri ve işitsel fonksiyonları mükemmele yakın olan kör ve yaşlı bir adamın akordu bozuk piyanoyu bir anda tamir edebilme yeteneği ne kadar sıradan olabilir ki? Hakeza Madame Proust da Attila Marcel’in renkli bir üyesi. Evinin bir odasında gizli gizli bitkiler yetiştirerek bunlar sayesinde müşterilerini hipnoz edip onların anılarını tekrar canlandırmalarına ve hatıraları güçlendirmelerine yardımcı oluyor. Yaşlı kadının neredeyse kendi boyuna ulaşacak, “küçük bir ayı” olarak tanımladığı köpeği ise en büyük dostu. İkisi birlikte zamanlarının önemli bir kısmını parkta, yaşlı bir ağacın karşısında ukulele çalarak geçiriyor. Yaşlı kadının yolu, beklenmedik bir biçimde Paul’la kesiştiğinde ise neler olacağını tahmin etmek çok da zor değil. Tebessümle geçen sahnelere dramatik olaylar, yönetmenin ilk animasyonunda da kullandığı koro şarkılar ve gizemleri çözmek için kazanılan sonsuz bir merak duygusu ekleniyor.

pic_20140208153219_tqwpptfsy8j_mini

Önceki filmlerinden farklı tonları bir araya getirerek canlı aksiyon Attila Marcel’de buluşturan Chomet, bu türe, animasyon sektöründe yaptığı gibi bir yenilik getirmese de filmini seyrettirmek için gerekli elementleri “sevimli” olarak tanımlayabileceğimiz bir armoni ile bir araya getiriyor. Ağzından tek bir kelime çıkmayan Paul, Sihirbaz’ın diyalogdan uzak olmasına rağmen çok anlamlı yapısının Attila Marcel’deki bedeni oluyor. Gösterişli ve abartılı oyunculuklar filmin bu nüktesi bol dramatik yapısına tam oturuyor. 2003 tarihli efsanevi Fransız romantik eserlerinden Jeux d’enfants (Cesaretin Var Mı Aşka)’nın görüntü yönetmeni Antoine Roch’un kamera ve ışık kullanımı ile bu sene aynı zamanda Les garçons et Guillaume, à table! (Ben, Kendim ve Annem)’de harikalar yarattığına tanık olduğumuz kostüm tasarımcısı Olivier Bériot’nun işleri ise filmin teknik açıdan güçlü elemanlarını oluşturuyor. Kimilerine göre Chomet önceki eserlerinde daha iyi işler çıkarmış olsa da birbirinden iyi iki Fransız animasyonu ile iyi denebilecek bir canlı aksiyonu karşılaştırmak ne kadar doğru olur, bilemiyorum. Attila Marcel belki tanıdık Fransız komedilerinden farksız fakat vasat olarak değerlendirilmeyecek kadar da eğlenceli.

Dipnot: “Kim bu Attila Marcel?” diyenler sorunun cevabını filmde bulacak fakat önemli bir detay olmadığını, yönetmenin filme niçin bu ismi verdiğini anlayabilmiş değilim. 

Diğer yazıları Burak Hazine

Divergent Fragmanı

Yönetmen: Neil Burger Oyuncular: Shailene Woodley, Kate Winslet, Miles Teller Vizyon tarihi: 21 Mart 2014...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir