Diplomatie (2014) Diplomasi

Yeni Alman sinemasının önemli yönetmenlerinden Volker Schlöndorff’un son filmi Diplomasi, İkinci Dünya Savaşı’na dair bugüne kadar yapılan tüm filmleri bir kenara iterek kendine özgün yapısıyla dikkat çekiyor. Cyril Gely’nin aynı isimli oyunundan uyarlanan film, gerçek bir hikayeye dayanıyor ve savaşın hiç gözükmeyen bazı yönlerine odaklanıyor. Bugüne kadar seyrettiğimiz savaş uyarlamalarında genelde askerlerle birlikte cephede dramatik bir betimleme ile karşı karşıya kalmış bir seyirci kitlesi olarak, neredeyse tek mekanda; Paris’e konumlanmış bir Nazi generalinin otel odasında geçen ve insanlığın geleceğini belirleyecek bir diyaloğun ortasında buluyoruz kendimizi.

Schlöndorff, filmin tamamında bir oyundan uyarlama yaptığını hissettiriyor. Hatta öyle ki Diplomasi’yi seyrederken beyazperde için hazırlanmış bir eser olmasından ziyade bir televizyon filmi atmosferi hissetmek mümkün. Lakin her iki durum da filmin hak ettiği değeri kazanmasına engel teşkil etmiyor. Filmin neredeyse tamamı görkemli bir otelin odasında, general von Choltitz’le birlikte geçiyor. İkinci Dünya Savaşı’nın seyri değişmiştir ve Almanlar artık yavaş yavaş savaşı kaybetmeye başlamıştır. Korkan Nazilerin lideri Hitler, savaşın seyrini değiştirecek hamlenin Paris’in düşmesi olduğuna inandığı için von Choltitz’i bu görevi yerine getirmesi için güzel şehre gönderir. General, başta Seine Nehri’nin üzerindeki on iki köprü olmak üzere Eyfel Kulesi, Lourve, Notre Dame Katedrali gibi önemli tarihi yapıların güçlü bombalarla patlatılacağı bir planın başındadır. Bir gece elektrikler kesilir ve generalin odasında İsveç’in Paris büyükelçisi belirir. İkilinin uzun uzadıya yapacağı diyalog, milyonlarca insanın kaderini belirleyecek; bununla kalmayıp yaşayan tarihin korunmasına sebep olacaktır.

« DIPLOMATIE » Un film de Volker SCHLÖNDORFF

Bugüne kadar seyrettiğimiz savaş dramalarında nelerle karşılaştığımızı herkes az çok bilir. Savaşın getirdiği yıkımların beşeri ve sosyolojik boyutlarını özellikle incelemeyi seven sinemacılar, bir çember çizercesine bir diğerinin arkasından gelip çoğu zaman aynı çerçevede olaya bakmıştır. Schlöndorff’un yaptığı da esasında bundan farklı değil; savaşın sosyolojik yıkımından, karakterlerin ailelerini koruma içgüdüsünden, intikam duygusundan beslenerek temasını oluşturan bir film Diplomasi. Fakat tüm bunlar kendini belli etmek için, filmin seyrini değiştireceğini göstermek için “ben buradayım!” diye bağırmıyor; aralara sıkıştırılmış, ikinci plana atılmış detaylar olarak dikkat çekiyor. Diplomasi’yi önemli bir film yapan yönü ise üzerine kurulu olduğu diyaloglar ve senaryonun bu yönde kurgulanmasının yarattığı etki. Savaşın diplomatik yönü hakkında nadiren de olsa bazı eserlere maruz kalmış olsak da çoğunun arka planında Diplomasi’de olduğu kadar güçlü bir metin yok diyebiliriz. Yönetmenin uyarlanmış halini kaleme aldığı senaryonun replikler bazında aman aman, anlamlandırmak için özel çaba gerektiren alengirli bir işle süslenmiş olmadığının özellikle altını çizmek gerekir. Aksine büyükelçi Nordling ve general von Choltitz arasındaki çatışmalar, savaşın yalnızca yıkılan duvarlar ve yitirilen canlardan ibaret olmadığını temel biçimde karşımıza çıkarıyor. Ağzın iş yapabilmesinin diplomasinin genel geçer belki de tek kuralı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Savaşın seyrinin iki dudak arasında oluşu, her iki karakterin de sunduğu tezler eşliğinde kendini yeniden gösteriyor. Filmin seyircisini çeken bir diğer yönü de bu aslında, haklı ya da haksız, doğru ya da yanlış diye bir şey olduğunu söylemek pek de mümkün değil. Büyükelçi de general de kendilerince haklı gerekçelerle bir şeyleri değiştirmeye çalışıyor.

Diplomasi’nin özel ve kayda değer bir film olduğu su götürmez bir gerçek. Schlöndorff’un zengin ve tartışmalı kariyerinde başarılı bir adım olduğunu her saniyesiyle kanıtlıyor. Savaş filmlerine gönül vermişlerin özellikle dikkatini vermelerinin, sinemaseverlerin ise listelerine eklemelerinin gerekliliğini özellikle belirtelim.

Diğer yazıları Burak Hazine

Kim Ki Duk’tan Moebius (2013)

Geçtiğimiz sene sansasyonel bir biçimde Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü The...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir