Málmhaus (2013) Metalci

İzlanda sinemasının yeni jenerasyon isimleri arasında en çok saygı duyulan yönetmenlerden Ragnar Bragason’u tanıyan Ebeveynler ve Çocuklar isimli iki filmiyle tanır, aksi takdirde kendisi henüz ülkemiz sınırlarına girmemiştir. Filmlerine mizahı yedirmeyi seven Bragason’ın son filmi Metalci ise henüz kendisiyle tanışmayan kesimi selamlamak için 33. İstanbul Film Festivali’nin Altın Lale uluslararası yarışma bölümünde kendine yer edinmiş durumda. Yönetmenin metal müzik aşkını, dramatik zeminde seyreden hafif mizahi bir filme dökme isteği sonucu oluşan Metalci, abisinin trajik ölümü sonrasında hayattaki amacının bir rock müzik yıldızı olduğunu fark eden küçük kız Hera’nın ergenlik travmalarını konu ediniyor.

İzlanda’nın soğuk atmosferinin buram buram hissedildiği açılış sekansının ardından söz konusu hazin olaya tanık oluyoruz. Hera’nın hayatını kökten değiştiren bu olayın ardından kendini suçlu hisseden küçük kız önce abisinin metal müzik gruplarının baskılarıyla renklenmiş tişörtlerini yakıyor, daha sonra da eşyalarını toplayıp evi terk ediyor. Önünden bir otobüs geçiyor, otobüs gittikten sonra Hera’nın esas hikayesine konuk oluyoruz. Artık ergenlik dönemini tamamlamak üzere bir genç kız olan Hera, tanrının unuttuğu bir çiftlikte ailesiyle yaşıyor fakat hayatından hiç de memnun değil, var olmak istediği yerin bu ıssız çiftlik olmadığından emin. Fakat ne olursa olsun dönüp dolaşıp yine geleceği yer evi oluyor. Çocukluk arkadaşıyla yakınlaşıyor, hatta arkadaşı onunla evlenmek istediğini bile dile getiriyor. Fakat bir yandan da Hera’nın hayatına küçük kasabaya dahil olan yeni papaz giriyor. Bundan sonra Hera’nın atacağı adımlar onun zaten hüsranla dolup taşan yaşantısına yeni bir düzen(sizlik) getirmeye hazırlanıyor.

MH_STILLS__1.103.1

Ağırlıklı olarak metal müziklerin eşlik ettiği hikaye, mizahi elementleri dağınık şekilde yerleştirilmiş olsa da bir konu bütünlüğü yakalamada güçlük çekiyor. Hayalleri olan bir kızın hikayesini anlatırken yönetmenin klişe bakış açılarından öteye gidemiyor oluşu, kamerasını dikkatli kullanmasına ve başarılı renk seçimlerine rağmen Metalci’den alacağınız zevki birkaç basamak birden düşürüyor. Metal müziğe duyduğu saygı gereği yönetmenin harekete geçirdiği bir takım eylemleri, filmin sinematografik değerinin de üstüne çıkarak bir hikaye anlatma derdinden uzaklaşıp belgesel ve saygı duruşu niteliği kazanan temelsiz bir filmin eksik yönlerine kaynaklık ediyor. Başrolde yer alan Thora Bjorg Helga ve ona aşık olan çocukluk arkadaşı Hannes Óli Ágústsson’un performansları filmin kendi çerçevesinde değerlendirildiğinde kayda değer olsa da genel geçer sinemasal bakış açısında pek de kıymete binemiyor. Tatmin edicilikten uzak sonu itibariyle de kurtaramayan Metalci ne yazık ki zayıf bir film olmaktan ileriye gidemiyor. Dünya görüşünü dahi metal müzik üzerine kuran seyirci için kıymetli hale gelmesi mümkün, geri kalanlar için festivalin hatırına katlanılabilir bir İzlanda filmi.

Diğer yazıları Burak Hazine

Polonya’dan Ustalar: Polonya Film Okulu Pera Müzesi’nde

 Polonya’dan Ustalar: Polonya Film Okulu  13 – 27 Şubat 2014 Polonya-Türkiye diplomatik ilişkilerinin...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir