Etkinlikler italyan yeni gerçekçiliği

Published on Nisan 21st, 2014 | by Burak Hazine

Masalın Sonu: İtalyan Yeni Gerçekçiliği Pera Müzesi’nde

Share Button

“Sinemanın asıl işlevi masal anlatmak değildir.”
Cesare Zavattini

İtalyan yeni gerçekçiliğinin önde gelen yönetmenlerinden Roberto Rossellini, bu akımı “her şeyden önce dünyaya yönelik ahlaki bir bakış açısı” olarak tanımlamıştı. Faşist rejimin stüdyolarda çekilen melodramlarının ardından gelen yeni gerçekçi filmler, yeni bir toplumsal bilinç sergiliyor, savaş sonrası İtalyası’nda işçi sınıfının çektiği sıkıntıları ve günlük yaşam mücadelesini vurguluyor, – savaşın harap ettiği şehirlerde, yenilginin gölgesinde, ekonomik zorlukların maddi koşulları beliriyordu.

Pera Film, 2 – 30 Mayıs tarihleri arasında, İtalyan Dışişleri Bakanlığı ve İtalyan Kültür Merkezi işbirliğiyle, “Yeni Gerçekçilik” akımından dokuz film ve iki özel belgeselden oluşan çarpıcı bir seçki sunuyor.

İtalyan yeni gerçekçiliği, Roberto Rossellini’nin Nazi işgali altındaki Roma’da hayatı ve direnişi anlatan ve 1946’da Cannes’da Büyük Ödül’ü kazanan Roma – Açık Şehir adlı filmiyle dünya sahnesine çıktı. Rossellini, Vittorio De Sica ve Luchino Visconti gibi yönetmenler profesyonel olmayan oyuncularla, dış mekan çekimleriyle, (zorunlu olarak) küçük bütçeler ve gerçekçi bir estetikle, alt sınıftan karakterlere ve onların dertlerine odaklandı. Doğrudan, sade, uzun planlı çekimlere dayanan filmler revaçtaydı.

İtalyan yönetmen Vittorio De Sica için Boyacı ve Bisiklet Hırsızı gibi filmlerin senaryosunu yazan Cesare Zavattini, bütün yönetmenlere meydan okuyarak, ‘gerçeği kazıp çıkarın, yakın zamana dek farkında bile olmadığımız gücü, iletişimi, bir dizi refleksi ona verin,’ demişti. Ona göre kamera ‘gerçeğe açtır’, gerçeği daha somut ya da çarpıcı kılmak için olay örgüsü icat etmek, gerçek hayatın zenginliğinden kaçmaktır. Ona göre sorun “gerçeği gözlemleyebilmektedir, ondan kurgular çıkarmak değil.”

Film gösterim tarihleri hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için buraya tıklayın.

_______

Roma, Açık Şehir

Yönetmen: Roberto Rossellini
Oyuncular
Aldo Fabrizi, Anna Magnani, Marcello Pagliero, Harry Feist, Vito Annichiarico, Nando Bruno
İtalya
, 103’, 1945, siyah-beyaz 
İtalyanca, Türkçe altyazıyla 

20140418_1469182a-2c81-41f2-a1d6-c4011b972155Roberto Rossellini, 1945 tarihli başyapıtı Roma Açık Şehir’i çekerken savaş daha yeni bitmişti, bu da bütün düzenin çöktüğü bir ortamda insanların zorunlu seçimlerini anlatan sarsıcı hikayeye bir belgesel havası kazandırmıştı. Rossellini’nin filmi bir-iki yıl öncesinde, Nazi yetkilileri şehrin direnişini kırmak için planlar yaptığı dönemde geçer. Romalılar neredeyse çıkışsız bir konuma itilmişti – direnmeli mi? İşbirliği mi yapmalı? Yoksa ikisinin arasındaki acı verici gri alanda var olmayı sürdürmekle mi yetinmeli? Rossellini’nin filminde çok sayıda karakter var (bazıları da profesyonel olmayan oyuncular), ama bu dürüst ve kızgın filmin merkezinde kaçak bir mühendis ve direniş savaşçısı (Marcello Pagliero), davaya hizmet eden bir rahip (Aldo Fabrizi) ve başka bir partizanla nişanlı olan, cesur ve hamile bir kadın (Anna Magnani) var. Olup bitenlerin büyük kısmı yıkıcı nitelikte, ama Rossellini mizaha ve günlük yaşamın sıcaklığına da yer bulmuş.

Hemşehri

Yönetmen: Roberto Rossellini
Oyuncular
Carmela Sazio, Gar Moore, William Tubbs
İtalya
, 120’, 1946, siyah-beyaz
İtalyanca, Türkçe altyazıyla

Yeni gerçekçiliğin kilometre taşlarından olan Hemşehri, Rossellini’nin Savaş Üçlemesi’nin ikinci filmiydi (Roma Açık Şehir’den sonra) ve Alfred Hayes’e Akademi Ödülü adaylığı kazandırmıştı. Film, her biri ayrı bir yazar tarafından yazılan (içlerinden biri Federico Fellini’ydi) altı bölümde, müttefiklerin II. Dünya Savaşı sırasında İtalya’yı işgalini anlatıyor. Po Vadisi’nde Almanlarla İtalyan direnişçileri arasındaki savaşı anlatan son bölümse, neredeyse hiç konuşmanın olmadığı dehşetli bir gerilim sunuyor.

Almanya, Sıfır Yılı

Yönetmen: Roberto Rossellini
Oyuncular
Edmund Moeschke, Ernst Pittschau, Ingetraud Hinze
İtalya
, 78’, 1948, siyah-beyaz
İtalyanca, Türkçe altyazıyla

Roberto Rossellini’nin Savaş Üçlemesi’nin son bölümü en etkileyicisi; yerle bir edilmiş bir Berlin’in, 12 yaşında bir çocuğun bakışından aktarılan portresi. Hasta babası ve iki kardeşiyle bombalanmış bir binada yaşayan Edmund, kendi başına şehirde dolaşıyor, bir grup yeniyetmenin karaborsa tezgahlarına karışıyor, Nazi sempatizanı eski bir öğretmenin etkisi altına giriyor. Almanya, Sıfır Yılı (Deutschland im Jahre Null) faşizmin toplum ve birey açısından nelere yol açtığı hakkında cesur ve insanın içini burkan bir bakış.

Stromboli

Yönetmen: Roberto Rossellini
Oyuncular
Ingrid Bergman, Mario Vitale, Renzo Cesana
İtalya
, 81’, 1950, siyah-beyaz
İtalyanca, Türkçe altyazıyla

20140418_7cd00c9b-58a9-434c-a076-da6acccf32b9Roberto Rossellini’yle İngrid Bergman arasındaki ilk işbirliği, volkanik bir adanın fon olarak kullanıldığı, bir kadının varoluşsal krizinin anlatıldığı son derece etkileyici bir portre. II. Dünya Savaşı’nın ardından Litvanyalı bir göçmen (Bergman), savaş esiri kampında tanıştığı basit bir İtalyan balıkçısıyla (Mario Vitale) evleniyor ve birlikte kocasının Sicilya açıklarında ıssız bir adadaki köyüne gidiyorlar. Dünyadan kopunca duygusal olarak çökmeye başladığını hissediyor, ama dramatik bir uyanış onu bekliyor. Yönetmenin alameti farikası olan yeni-gerçekçiliği (balıkçıların yaşamı ve işlerinin anlatımı) derinden hissedilmiş bir melodramla dengeleyen Stromboli, tam bir aydınlanma.

Umberto D

Yönetmen: Vittorio De Sica
Oyuncular
Carlo Battisti, Maria Pia Casilio, Lina Gennari
İtalya
, 89’, 1952, siyah-beyaz
İtalyanca, Türkçe altyazıyla

Vittorio De Sica’nın bu yeni-gerçekçi başyapıtı, İtalya’nın savaş sonrasında ekonomisini rayına sokmaya çalıştığı yıllarda geçinmeye çalışan yaşlı bir emekliyi izliyor. Köpeği Flike dışında kimsesi olmayan Umberto, insani duyguların modernleşme güçleri tarafından yok edilmiş gibi göründüğü bir şehirde onurunu korumaya çalışıyor. Temel ihtiyaçlarını –yiyecek, barınak, arkadaşlık- karşılamak için verdiği mücadele, çekilmiş en acıklı filmlerden birini, dünya sinemasının gerçek bir klasiğini yaratıyor.

Ekmek, Aşk ve Hayal

Yönetmen: Luigi Comencini
Oyuncular
Vittorio De Sica, Gina Lollobrigida, Marisa Merlini
İtalya
, 90’, 1953, siyah-beyaz
İtalyanca, Türkçe altyazıyla

“Avrupa’nın En Büyük Seks Bombası Patlıyor!” büyük başarı elde eden, Berlin’de Altın Ayı kazanan, en iyi hikaye dalında Oscar’a aday gösterilen bu şehvetli komedide Gina Lollobrigida en ünlü rollerinden birini oynuyor. Gerçekçi ve genelde rüstik ortamları romantik komedi adetleriyle (ve bir-iki muhteşem aktrisle) birleştiren, daha yumuşak ve neşeli bir tür İtalyan yeni-gerçekçiliği olan “pembe yeni-gerçekçilik” türünün önde gelen isimlerinden Luigi Comencini, filmin yönetmeni.Ekmek, Aşk ve Hayal, bu pembe tarzın en önemli örneği. Filmde La Lollo, dağ köyünün güzeli Maria’yı oynuyor, orta yaşlı polis komiseri (büyük oyuncu-yönetmen Vittori De Sica) onun peşini bırakmıyor, ama aslında Maria polislerden birine (Roberto Risso) aşık. Marisa Merlini, köyün ebesini canlandırıyor. Bu filmin büyük başarısının ardından bir dizi “Ekmek ve Aşk” filmi çekildi, aynı oyuncular ve ekiple bir devam filmi yapıldığı gibi, Comencini’yle birlikte pembe yeni-gerçekçiliğin ve ondan sonra gelen commedia all’italiana’nın (İtalyan komedisi) başlıca yeteneklerinden Dino Risi de bunlardan birini çekti.

Aylaklar

Yönetmen: Federico Fellini
Oyuncular
Franco Interlenghi, Alberto Sordi, Franco Fabrizi
İtalya, Fransa 
92’, 1956, siyah-beyaz
İtalyanca, Türkçe altyazıyla

Beş genç adam, ergenlik sonrası belirsizliği içinde macera hayalleri kurar ve yaşadıkları küçük sahil kasabasından kaçarlar. Onları şımartan ailelerinden aldıkları paraları içkiye, kadınlara ve yerel bilardo salonuna harcayarak vakit geçirirler. Fellini’nin bu ikinci filmi, kalemle çizilmiş karakter eskizlerinden oluşan yarı özyaşamöyküsel bir başyapıt: Hamile bıraktığı kızla evlenmek zorunda kalan kadın avcısı Fausto; hep çocuk kalacak Alberto; şöhrete susamış yazar Leopoldo; grubun tek vicdan sahibi üyesi Moraldo. En İyi Özgün Senaryo dalında Akademi Ödülü kazanmış, uluslararası üne sahip Aylaklar, yaşamlarının anlamını bulmak için uğraşan bir grup kasaba boştagezerinin yaşamlarından bir yılı sevecenlikle sergiliyor.

İtalya’ya Yolculuk

Yönetmen: Roberto Rossellini
Oyuncular
Ingrid Bergman, George Sanders, Maria Mauban
İtalya
, 97, 1954, siyah-beyaz
İtalyanca, Türkçe altyazıyla

20140418_aa1b06b2-21d1-477f-b77b-c509d4392864Homer Amca’nın evini satmak için Napoli’ye giden Londralı iş adamı George Sanders ve karısı Ingrid Bergman, sekiz yıllık bir evliliğin ardından konuşacak neredeyse hiçbir şeylerinin kalmadığını görüyor. Pazarlık uzadıkça, Bergman ona aşık olan ama çok genç yaşta ölen bir şairi hatırlıyor, Sanders işten uzak kaldığı için yakınıyor, sonunda da ayrılıyorlar – Bergman Müze’deki heykellerin yalınlığına, Vezüv kraterlerindeki iyonlaşmaya ve mezarlıktaki iskeletlere bakmaya gidiyor, Sanders ise Capri’deki arkadaşlarıyla takılıyor, kendisinden uzaklaşmış karısını gönülsüzce takip ediyor, çekici bir fahişeden yakasını kurtarmaya çalışıyor; ikisi de sonunda Pompeii’nin ölülerinin alçı kalıplarına bakmak için bir araya geliyor. Pek az şey oluyor, ama bir evliliğin inceden inceye çözülmesini görüyoruz. Kurtarmak için bir mucize mi gerekli? Rossellini ve Bergman’ın kendi evlilikleri de parçalanıyordu, dolayısıyla burada anlatılanlar salt kurgudan öte şeyler, zaman ve ölümlülük karşısında kırılgan bir birlikteliğin acı verici derecede içten bir anlatımı söz konusu.

Orgosolo Haydutları

Yönetmen: Vittorio De Seta
Oyuncular
Michele Cossu, Peppeddu Cuccu, Vittorina Pisano
İtalya
, 98, 1961, siyah-beyaz
İtalyanca, Türkçe altyazıyla 

Yılların belgeselcisi Vittorio De Sica, tümüyle Sardinyalı köylülerden oluşan amatör bir oyuncu kadrosuyla çektiği bu düşük bütçeli dramla konulu filme döndü. Peppeddu Cosso, haksız yere suçlanan çoban olarak başrolün hakkını veriyor. Çoban hapse girmemek için kaçıyor ve sürüsünü de beraberinde götürüyor. Ancak kendi kendini gerçekleştiren bir kehanet gibi, koyunları ölünce zavallı adam gerçekten de suça bulaşıyor ve hayatta kalabilmek için çalmak zorunda kalıyor.

Cesare Zavattini

Yönetmen: Carlo Lizzani
İtalya
, 68, 2003, renkli
İtalyanca, Türkçe altyazıyla

Bu “Zavattini” portresi, İtalyan sinemasının 1930’lardan 1970’lere kadar tüm tarihini kateden bir gezi. Aynı zamanda İtalyan sinemasını dünyaya tanıtan ama temelleri daha önceki savaş yıllarında atılmış, sonraki yıllarda yapılacak pek çok filmi de etkileyen bir dönemin, yani yeni-gerçekçilik döneminin çok sayıdaki sırrını ortaya koyuyor. Ancak Zavattini gibi karmaşık, kimi zaman çelişik ve hatta kışkırtıcı bir kişiliği inceleyerek, yeni-gerçekçiliğin ana özelliklerinden biri olan hayalgücü-gerçeklik birlikteliğini daha iyi anlayabiliriz.

İtalyan Sinema Tarihi

Yönetmen: Carlo Lizzani
İtalya
, 165’, 1992, renkli
İtalyanca, Türkçe altyazıyla

Yeni gerçekçilik nedir? André Bazin bunu “veri” sineması ve “kurgulanmış habercilik” olarak adlandırıyordu, çünkü öncülleri, bu yönetmenlerin kendilerini özdeşleştirdiği anti-Faşist hareketteydi. Her ne kadar Renoir’a da borçlu idiyseler de (Luchino Visconti de, Michelangelo Antonioni de onunla çalışmıştı), yeni-gerçekçiler filme aldıkları gerçekliğin bütününe saygı duyuyordu. Daha akademik belgesel bir yaklaşım olarak Carlo Lizzani’nin 1992’de “Antologia del Cinema Italiano” (İtalyan Sineması Antolojisi) dizisi için yaptığı bu belgesel, yeni-gerçekçiliği 1942’den 1954’e uzanan geniş bir bağlamda ele alıyor.


Yazar Hakkında

İstanbul’da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra öğrenimini sinema üzerinde devam ettirmek istediyse de 6 sene sonunda tıp doktoru oldu. Biletsiz.com ve Sinema Kulübü‘nde yazdı. 2 sene süren Blogger macerasını sonlandırarak Sinematopya'yı kurdu. Şimdilerde ise junior bir hekim. Bir yandan mesleğini icra edip bir yandan da sinema konusunda kendini geliştirmeyi hedefliyor. E-posta: info@sinematopya.com



Bir Cevap Yazın

Back to Top ↑