Pioneer (2013) Öncü

İki sene önce İstanbul Film Festivali’nde seyrettiğimiz Kafa Avcıları (Headhunters), kendisi gibi soğuk atmosferli filmleriyle tanıdığımız İskandinav sinemasının Norveç ayağının adrenalini bol aksiyon gerilim filmleri ile kendine hayran bırakabileceğini kanıtlamıştı. O filmin esas karakteri olarak başarılı bir performans sergileyen Aksel Hennie’nin yeni filmi Öncü (Pioneer) de gerilim dolu bir arayış filmi; üstelik Kafa Avcıları’nın yapımcılarının elinden çıkma. 33. İstanbul Film Festivali’nin Dünya Festivallerinden isimli zengin bölümünde yer alan film, Insomnia ve Prozac Nation ile tanınan Erik Skjoldbjærg imzası taşıyor.

80’lı yıllarda Norveç, sahil şeridinden uzakta deniz altında yatan petrol ve doğalgaz rezervini kullanmak için beş yüz derinlikte çalışmalara başlar. Denizin dibine boruları yerleştirme gibi zorlu bir görev için gönüllü olan dalgıç Petter ve abisi Knut’un eylem sırasında geçirdiği bir kaza Petter’in yaşantısını sonsuza dek değiştirecektir. Kazadan sorumlu olan kişiyi bulup intikam ateşini yakmayı kendine görev edinen genç adam kendini haklı ile haksızın, suçlu ile suçsuzun tartışmalı olduğu kaotik bir ilişkiler ağında bulur. Kimin doğruyu söylediğini bulmak ve kime inanacağına karar vermek onun hırsını gün geçtikçe körükleyecek midir yoksa bazı şeylerden vazgeçmenin zamanı gelmiş midir?

0541B-12.09

Kafa Avcıları’nın uluslararası çapta ulaştığı başarının haddi hesabı yok. Artık herkesin Game of Thrones’tan tanıdığı Nikolaj Coster-Waldau ve Hennie’nin başrollerinde oynadığı film baştan sona seyirciyi merak içinde bırakmayı başaran, her dakikası dolu dolu geçen bir aksiyon örneğiydi. Hollywood standartlarının da üstüne çıkarak böylesi başarılı bir işi kotaran Norveçli sinemacılar, sonrasında artık nasıl gaza geldilerse gerilimi bol aksiyon filmlerinin bir yenisini daha piyasaya sürmek için fazla beklemedi. Bu seferki filmin gizem unsurunun o kadar kuvvetli olduğunu iddia etmek haksız olur fakat Öncü’nün gerçek olaylara dayandırılarak kurgulanmış hikayesi, politik ve sosyolojik göndermeleri ile Kafa Avcıları’na göre daha ciddi ele alınmış. Senaryonun işlenişinde rahatsız edici diyebileceğimiz tek boyutun filmin başlarında seyirciye neler olduğunu çok iyi anlatamıyor oluşu. Esasında yönetmen aynı olumsuz davranışı sonlara doğru bazı sekanslarda tekrarlayarak kafa karışıklıklarına yol açıyor lakin taşların yerine oturması için zihnin tamamını kullanmayı gerektirecek bir çaba sarf etmeye de gerek kalmıyor.

Pioneer

İyiyle kötünün savaşı gibi dursa da iyileri ve kötüleri tayin etmede güçlük çeken hikayede bu karakterlere hayat veren oyuncuların performansları genel anlamda başarılı dursa da Aksel Hennie dışındaki karakterlerin filmde güçlü unsurlar olarak yer almayışı eksiklik hissettiriyor. Stephen Lang ve Wes Bentley’nin hayat verdiği karakterler ve güzeller güzeli Maria olarak karşımıza çıkan Stephanie Sigman’ın tiplemeleri hikayeye pek bir şey katmadıkları gibi kısa süreli görünürlükleri dahilinde oyunculuklarını değerlendirmemize de müsaade etmiyor. Pek çok ünlü Amerikan bağımsız filminin müziklerinde imzası bulunan Air’in besteleri ise filmin güçlü yönlerinden. Sonuç olarak Öncü için çok iyi şeyler söylemek mümkün olmasa da kötü bir film olmadığını özellikle belirtmek gerekiyor. Elbette Kafa Avcıları sonrası yüksek beklentiyle izleyenler için bir hayal kırıklığı yaratması muhtemel ama karşılaştırma yapmaksızın seyredenlerin kuzey sinemasının aksiyon geriliminden bir kez daha haz edeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Diğer yazıları Burak Hazine

Gloria Fragmanı

Yönetmen: Sebastián Lelio Oyuncular: Paulina García, Sergio Hernández, Diego Fontecilla Vizyon Tarihi: Filmekimi 2013‘te...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir