Words and Pictures (2013) Sözcükler ve Resimler

33. İstanbul Film Festivali’nin galalarının sonuncusu Sözcükler ve Resimler, aynı zamanda festivalde gösterilen birkaç Amerikan bağımsız sineması örneğinden biri olarak dikkat çekiyor. Başrollerinde Clive Owen ve kimilerine göre Avrupa’nın yaşayan en büyük kadın oyuncusu Juliette Binoche’un yer aldığı bu romantik komedi, bir okulda görev yapan edebiyat öğretmeni ile aynı okulda görevine yeni başlayan sanat hocasının bitmek bilmez mücadelesini, duyguların eşiğinde anlatmaya çalışıyor.

Ülkenin saygın okullarından birinde uzun süredir edebiyat öğretmenliği yapan Jack Marcus’un (Clive Owen) bu görevi özel yaşantısındaki bir takım problemleri ve öğrencileri ile birlikte çıkardığı derginin popülaritesini yitirmesi üzerine tehlikeye atılmıştır. Okula yeni atanan ve bir eklem hastalığı yüzünden sanatına ara vermiş resim öğretmeni Dina (Juliette Binoche) ise gayriciddi bir insan olan Marcus’un yeni hedefi haline gelmiştir. Marcus’a göre sözcükler, resmin ötesindedir; Dina’ya göreyse tam tersi. Okul yönetimi tarafından baskıya uğrayan Marcus’un da, artık eskisi gibi eserler vermekte zorlanan Dina’nın da hayatı hiçlik çukuruna batmış haldeyken birbirleriyle karşılaşmaları sonucu bir şeylerin değiştiğini hissederler. İkinci baharlarını yaşamaya hazırlanırlarken -her zamanki gibi- erkek tarafının bir takım hataları sonucu her şey mahvolur; yıkılan temelleri tekrar kurmak için her iki tarafın da çaba sarf etmesi gerekecektir.

_DSC0836.NEF

Amerikan bağımsız sinemasının sınırları düşünüldüğünde Sözcükler ve Resimler’in sıradan bir filmden çok daha ötede kendine yer edindiğini söyleyebiliriz. Esasen fazlasıyla alışkın olduğumuz bir aşk masalının önümüze farklı bir sunumla servis edilmesi gibi dursa da oyuncuların performansları, zekice yazılmış repliklerin varlığı ve yönetmenin yarattığı samimi atmosfer bu filmin seyirci için benimsenme ihtimali yüksek olabileceğini gösteriyor. Clive Owen, bir süredir sergilediği en iyi performansa imza atarken Juliette Binoche huysuz ve tatlı kadın tiplemesinde kendine bir kez daha hayran bırakıyor. İkilinin büründükleri karakterlerde birbirlerine karşı açtıkları savaşta taraf tutmak ise neredeyse imkansız. Şapşal erkek ve rasyonel, radikal kararlarıyla sözünü geçiren kadın mücadelesine rağmen her ikisinin de temsil ettiği olguların sanatın önemli iki parçası oluşu bu konuda bir karar vermekte zorluk çıkaran elementin kendisi. Yönetmen Fred Schepisi’nin zorlamadan uzak, yalın anlatımı da söz konusu kararsızlığa tuz biber oluyor. Bu ikilemin arasında kalarak tanıklık ettiğimiz aşk hikayesi ise Marcus karakterinin bazı itici yönlerine rağmen pek rahatsızlık vermiyor.

Festivalin en çıtır çerez filmlerinden biri olarak Sözcükler ve Resimler’in kalite kontrolden nasıl geçebildiğini anlamak çok da zor değil. Rahat bir seyirlik, seyirci ile arasına mesafe koymayan fakat onlarla bütünleşmek için çok da çaba sarf etmeyen karakterler ve zorlama olmaktan uzak senaryosu ile Schepisi’nin bu romantik komedisinin kendi türü içinde başarılı olduğunu söylemek mümkün. En azından konu ve işleniş sıkıntısı çeken bu türün örnekleri arasında dikkat çekiyor.

Diğer yazıları Burak Hazine

Frozen (2013) Karlar Ülkesi

Efsane animasyon stüdyosu Disney, geçtiğimiz sene Pixar’la yaptığı işbirliğinden ortaya çıkan Brave’in...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir