Ankara Uluslararası Film Festivali 25 Yaşında: Sinemanın Büyüsü Ankara’da

Ankara Uluslararası Film Festivali bu yıl 25. yaşını kutluyor. Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen, Türkiye’nin en köklü film festivallerinden olan Ankara Uluslararası Film Festivali bu yıl 5 – 15 Haziran tarihleri arasında yapılacak.

Halkbank’ın Ana Sponsorluğu’nda ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ile düzenlenen organizasyon, Başbakanlık Tanıtım Fonu, Çankaya Belediyesi, Denk Sinema, Ströer Kentvizyon, Eurimages, basın sponsorları, sosyal medya sponsorları ve hizmet sponsorlarının destekleriyle gerçekleştiriliyor. Goethe Enstitüsü, British Council, Romanya Kültür Merkezi, Fransız Kültür Merkezi, Polonya, Finlandiya, Portekiz, Tayvan, ABD, Avusturya ve Avustralya film temini konusunda destek veriyor.

Festivalde, ulusal uzun film, kısa ve belgesel film yarışmaları yapılıyor. Başkanlığını İnci Demirkol’un yaptığı festival, 25. yılında temasını “Bellek/sizleşme” olarak belirledi. Geçmişi günümüze taşımak ve yeniden anlamlandırmak olarak düşünülen bellek vurgusu, festivalin genel çizgisini de ortaya koyuyor.

Festival süresince Türk Sineması’nın 100. yılı dolayısıyla Ankara sokakları ve meydanları Türk Sineması’nın görselleriyle donatılacak. Yine festivalde, 1. Dünya Savaşı’nın 100. yılı nedeniyle bu savaş üzerine yapılmış ve klasik olmuş 5 filmden oluşan bir seçki, Romanya Sineması özel bölümü, Portekiz, İspanya, Brezilya ve Meksika sinemalarından örneklerin yer aldığı özel bir bölüm de izleyicilerin beğenisine sunulacak.

Video Art gösterimleri konusunda öncü olan, bu yeni dili önemseyen ve programına dahil eden Türkiye’deki tek film festivalinde, Türk Videosu’nun 40. Yılında “Türkiye’de video sanatının 40 yılından 40 video’’ isimli bir seçki yer alacak.

Ortak belleğimiz çerçevesinde William Shakespeare’in 450. yaş günü, Orson Welles gibi sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden birinin “Othello” filmiyle kutlanacak. Böylelikle Ankara Uluslararası Film Festivali, sinema tarihinde önemli bir yeri olan “Othello” filminin onarılmış kopyasını ilk gösteren uluslararası festivallerden biri olacak.

25. YIL “ŞÜKRAN PLAKETLERİ”

25. yıl nedeniyle geçmişte ödül almış, jürilik yapmış, festivale katkı sunmuş kişilere açılış töreninde şükran plaketleri sunulacak. Yine festival çerçevesinde Başkent Ankara sinema ve sanat dünyasının ünlü isimlerini de ağırlayacak. Festivalin konukları arasında, yarışma bölümlerinde filmleri gösterilen yönetmen ve oyuncuların yanı sıra birçok ünlü sanatçı olacak. Erden Kıral, Derviş Zaim, Mustafa Altıoklar, Yüksel Aksu, Tamer Levent, Tamer Karadağlı, Selen Uçar, yapımcı Nikos Moustakas, piyanist Hakan Ali Toker, Ferit Karahan, Gülistan Acet, Ramin Matin, Dietrich Fritz Sauter, Faysal Soysal, Rıza Akın, Hakkı Kurtuluş, Mert Fırat, Belçim Bilgin, Melik Saraçoğlu, Burak Sergen, Kerem Deren’in yanısıra Polonya, Fransa, Romanya, Amerika, Ukrayna, Avustralya’dan da konuklar festivali izleyecek.

ONUR ÖDÜLLERİ

Festival bünyesinde her yıl düzenlenen bir etkinlik de, “Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Özel Ödülleri”. Vakıf bu yıl, her biri kendi alanında Türk kültür ve sanat hayatına yaptıkları katkılar nedeniyle üç isim belirledi. Bu çerçevede “Aziz Nesin Emek Ödülü”; “1963 yılında “Susuz Yaz” filmiyle başlayan sinema oyunculuğu kariyeri boyunca canlandırdığı her karakterle gösterdiği üstün başarısı, kazandığı ödülleri, Türk sinemasına yapmış olduğu yadsınamaz katkısı” nedeniyle “Devlet Sanatçısı” Hülya Koçyiğit’e verildi.

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı, “Kitle İletişimi Ödülü”nün ise Sevda – Cenap And Müzik Vakfı’na verilmesini kararlaştırdı. Vakıf, ödülün gerekçesinde; “ülkemizde polifonik müziğin geniş halk kitleleri tarafından sevilip benimsenmesi amacıyla düzenlediği konserler, festivaller, verdiği ödüller ve burslar, yayınladığı kitaplar ve müzik albümleriyle sadece müzikte değil tüm sanat disiplinlerinde sanatseverlere sunduğu etkinlikler” nedeniyle bu ödülün Sevda – Cenap And Müzik Vakfı nezninde Mehmet Başman’a verildiğini açıkladı.

“Sanat Çınarı Ödülü” ise ünlü balerin, “Devlet Sanatçısı” Meriç Sümen’in oldu. Meriç Sümen bu ödülü; “Türk bale sanatının gelişmesi ve geniş halk kitleleri tarafından benimsenmesi için rol aldığı yapımlarda gösterdiği olağanüstü sahne başarısı, uluslararası arenada ülkemizi büyük başarıyla temsil ederek bizi gururlandırması, yönetici ve eğitmen olarak da genç nesillerin yetişmesine sağladığı katkı” nedeniyle aldı.

Ödüller festivalin açılış gecesi olan 5 Haziran’da sahiplerine sunulacak.

ULUSAL FİLM YARIŞMASI

Festivalin en ilgi çekici bölümü ise Ulusal Film Yarışması. Bu yılki yarışmanın jürisi ise yönetmen Tayfun Pirselimoğlu, oyuncu Belçim Bilgin, oyuncu Mert Fırat, öğretim üyesi Dr. Ali Karadoğan ve Yunanlı ünlü görüntü yönetmeni Andreas Sinanos’tan oluşuyor.

mavi dalga1

Yarışma için başvuran 35 filmin arasından seçilen 10 film ise büyük ödülü almak için mücadele edecek. Yarışma filmleri şunlar:

1. Kusursuzlar: Yönetmen: Ramin Matin

2. Cennetten Kovulmak: Yönetmen: Ferit Karahan

3. Mavi Dalga: Yönetmen: Zeynep Dadak & Merve Kayan

4. Bi Küçük Eylül Meselesi: Yönetmen: Kerem Deren

5. Şarkı Söyleyen Kadınlar: Yönetmen: Reha Erdem

6. Bir Varmış Bir Yokmuş: Yönetmen: Kazım Öz

7. Daire: Yönetmen: Atıl İnanç

8. Gözümün Nuru: Yönetmen: Hakkı Kurtuluş & Melik Saraçoğlu

9. Özür Dilerim: Yönetmen: Cemil Ağacıkoğlu

10. Üç Yol: Yönetmen: Faysal Soysal

Yarışma filmlerinin dışında, “Özel Gösterim” adı altında yine Türk sinemasının son dönem filmlerinden örnekler yer alacak. Yönetmenliğini Tayfun Pirselimoğlu yaptığı “Ben O Değilim” ve yönetmenliğini Ebubekir Uygur’un yaptığı “Anafilmi de bu kapsamda gösterilecek.

ben-o-degilim

“TANIKLIKLAR”

Festival, sinemacıları toplumun belleğine kayıt tutan tanıklar olarak kabul ederek, bu yılki etkinlikler kapsamında ‘direniş ve toplumsal hareket” konularına değinen belgesel filmleri “Tanıklıklar” bölümünde izleyici ile buluşturuyor. Ayrıca “Tanıklıklar” bölümünde filmleri gösterilecek yönetmenler bir söyleşi ile de bir araya geliyor.

“EN KISA FESTİVAL”

Festivalin en ilginç bölümlerinden biri olacak “En Kısa Festival” bölümü de yine bu çerçevede yer alacak. Bu bölümde, herkesin katılabileceği, akıllı telefonlardaki Vine uygulamasıyla, #enkisafestival hashtag’i kullanılarak çekilen 6 saniyelik videolar özel bir gösterimle izleyiciye sunulacak.

DÜNYADAN KISALAR

Bu bölümde Almanya’dan, İngiltere’den, İran’dan ve Türkiye’den 6 kısa film yer alacak. Bu filmler şöyle sıralanıyor: Çay yapraklarının bir araya gelip müzik eşliğinde dans ettiği bir canlandırma filmi “Arkadaşsız” (Keine Freunde), buruşturulup atılmaması gereken bir yere atılan çikolata kağıdının bir cana mal olduğu yürek burkan kısa bir öykü, “Çikolata Kağıdı” (The Chocolate Wrapper), bir bellek yitimi canlandırması “Amnezi” (Amnesia), orgdan süzülen müzik ötesi bir sesle uzaktaki sevgiliye seslenmek. “Sesin Ötesindeki Sessizlik” (Die Stille Zwischen den Tönen), yeni başlayan bir aşkın, tuvalet sifonuyla etkileşimi üzerine kısa bir not, “Sifon Senfonisi” (Samfoniye Sifoon), paylaşımın değil aritmetiğin eşliğindeki bir hayatta kalma öyküsü “Açlık” (Hunger).

ROMANYA BELGESELLERİ

Festivalin uluslararası bölümünde de yükselen Doğu Avrupa Sineması’ndan Romanya ve Polonya Sineması’nın kısaları Ankaralı izleyicilerin beğenisine sunulacak. İzleyiciler buna ek olarak Polonya’nın canlandırma türündeki seçkin örneklerini izleme fırsatı yakalayacak.

Bu çerçevede gösterilecekler arasında, Marius Iacob’un yönetimindeki “24 kova, 7 fare, 18 yıl” (24 galeti, 7 soareci, 18 ani / 24 buckets, 7 mice, 18 years) yaşlı bir çiftin yıllardır aynı rutinle süren hayatlarına yakından bakıyor.

Laura Capatana Juller’in yönettiği “Burada… Yani Orada” (Aici…Adica Acolo / Here… I Mean There), aileleri İspanya’da çalışan iki genç kızın hayatı üzerinden en temel insani duygulardan aile sevgisini evrensel bir dille ele alıyor.

“Kapitalizm – Bizim Gizli Formülümüz” (Kapitalism-Reteta Noastra Secreta / Kapıtalısm – Our Improved Formula) ile yönetmen Alexandru Solomon, Çavuşesku’yu idamından 20 yıl sonra kapitalizmin etkisindeki Romanya ile buluşturuyor.

 “Gerçek Aşk Mümkün Mü” sorusunun cevabını, yönetmenler Ileana Stanculescu ve Artchil Khetagouritezi, “Noosfera” belgeseli ile bizzat tezi öne süren sosyoloji profesörünün kendi hayatında arıyorlar.

1. DÜNYA SAVAŞI’NIN 100. YILI

Bu bölümde savaşı anlatan ve savaşa karşı çıkan dünya sinemasının seçkin örnekleri izleyicinin beğenisine sunulacak. Bu bölümün öne çıkan yapımları, Richard Attenborough’un “What a Lovely War”, Jean Renoir’in “La Grande Illusion”, Bertrand Tavernier’in “Capitaine Conan”, Christoph Stark’ın “Tabu” (Es ist die Seele ein Fremdes auf Erden) ve George Wilhelm Pabst’ın “Westfront 1918” adlı filmleri.

ORSON WELLES’İN İZİNDE

Ünlü oyuncu, yönetmen ve yazar Orson Welles’in “Othello” filmi, Shakespeare’nin 450. doğum günü nedeniyle restore edilmiş kopyasıyla Türk izleyicisiyle ilk kez buluşacak. Bu bölümde, Orson Welles’in bağımsız sinema anlayışını paylaşan Amerikan bağımsız sinemacılarının küçük bir derlemesi de yer alacak. James Ward Byrkit’in “Coherence”, Jaki Paltrow’in “Young Ones”, Sydney Freeland’ın “Drunktown’s Finest”, Richard Linklater’in “Boyhood” ve “Two Hundred Thousand Dirty” filmleri bu bölümde gösterilecek yapımlardan.

GÜNEY’DEN

Portekiz, İspanya, Brezilya ve Meksika sinemalarından örneklerin yer aldığı bu bölümde öne çıkan filmler, Portekiz yapımı “Tabu”, Meksika yapımı “Club Sandwich”, Portekiz yapımı “48”, İspanya yapımı “Blancanieves”, Brezilya yapımı “Serra Pelada” ve “O Som ao Redor” (Neighboring Sounds).

USTA İŞİ

Festivalin “Usta İşi” adı verilen bölümünde dünyaca ünlü yönetmenlerin filmlerinden bir seçki yer alacak. Bu bölümün öne çıkan yapımları, Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda’nın yeni filmi “Walesa”, İngiliz yönetmen Terry Gilliam’ın fantastik türdeki eseri “Brazil”, Feminist yönetmen Margarethe von Trotta’nın yönetmenliğini yaptığı bol ödüllü “Hannah Arendt” ve İngiliz yönetmen Peter Greenaway ile Portekiz sinemasının tanınan yönetmenlerinden Edgar Pêra’nın birer bölümünü çektiği 3D teknolojisi ile yapılmış “3x3D”.

SİNEMANIN YENİ YILDIZI: ROMEN SİNEMASI

Son yıllarda büyük çıkış gösteren komşu ülke Romen Sineması ise festival programında kısa filmleri yanında uzun metrajlı yapımlarıyla da yer alıyor. Tudor Giurgiu’nun “Of Snails and Men” (Despre oameni si melci), Anca Damian’ın “Crulic – The Path to Beyond”, Corneliu Porumboiu’nun “The Second Game” (Al doilea joc), Lucian Pintilie’nin “The Afternoon of a Torturer” (Dupa-amiaza unui tortionar), yine Pintilie’nin “Reconstruction” ve Dan Pita ile Mircea Verolu’nun “The Stone Wedding” (Nunta de piatra) yapımları bu bölümde izlenebilecek.

ÇOCUKLARIN FESTİVALİ

Festival bu yıl yine çocukları unutmadı. Festivalde çocuklara özel bir bölüm de yer alıyor. Bu bölümde üç film gösterilecek. Bunlardan ilki Almanya’dan yönetmen Byambasuren Davaa’nın “Sarı Köpeğin Yuvası” (Die Höhle des gelben Hundes) filmi. Bir çocukla bir köpeğin yarı belgesel öyküsü. Çocuklar için bir diğer film “Kırmızı Balon” (Le Ballon Rouge) 1956 En İyi Senaryo Oscar’ını alan yönetmen Albert Lamorisse’nin filmi, bir çocuğun Paris’te kırmızı balonuyla yaşadığı sıra dışı öyküsünü anlatıyor. Yine Lamorisse’nin bu kez de 1953 yılında Cannes Film Festivali’nde En İyi Kısa Film ödülü almış “Beyaz Yele” (Crin Blanc) filmi de çocukların ilgiyle izleyeceği bir yapım olacak. Film, bir çocuğun bir vahşi atla yaşadığı macerayı aktarıyor. Bu bölümde ayrıca Mihriban Sezen’in futbol üzerine kısa belgeseli “Şampiyon Olmasak da” gösterilecek.

MASTERCLASS

Polonyalı ressam ve ünlü animasyon yaratıcısı Mariusz Wilczynski, Avusturalyalı yönetmen Mekelle Mils ve yine Avustralyalı yönetmen Abhishek Shukla’nın katılacağı üç ayrı atölye çalışması da festivalde yer alacak.

ASKIDA BİLET

Festivalde ayrıca, Türk Eğitim Derneği’nin katkılarıyla “askıda sinema bileti” uygulaması da yer alacak. Özellikle parasızlık nedeniyle festival filmlerini izleyemeyen gençler için düzenlenen uygulamayla, festival boyunca Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda ilk üç seansta “askıda bilet” uygulaması yapılacak. Bilet alamayacak gençler için gişelere bu seanslar için “askıya” bilet çıkarılacak.

FESTİVAL SALONLARI VE BİLET FİYATLARI

Festivalin açılış ve kapanış gecesi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Salonu’nda düzenlenirken, film gösterimleri ise festivalin sponsorlarından Kızılay Büyülü Fener Sineması ile Alman Kültür Merkezi’nde yapılacak. Alman Kültür Merkezi’ndeki gösterimler ücretsiz yapılırken, Kızılay Büyülü Fener Sineması’ndaki gösterimlerde bilet fiyatları 11.30 seansları için 5 lira, 14.00-16.30 seansları için 9 lira, 19.00-21.30 seansları için ise 11 lira olarak belirlendi. Bilet fiyatlarında “öğrenci” ve “tam” ayrımı yapılmayacak. Öte yandan Halkbank’da “Paraf” kartla bilet alanlara, “bir bilet alana ikinci bilet bedava” uygulaması yapıyor.

DÜNYA SİNEMASININ EN SEÇKİN ÖRNEKLERİ

Festivalde gösterilecek dünya sinemasının seçkin eserleri arasında ise şu filmler yer alıyor:

Polonyalı efsane yönetmen Andrzej Wajda’nın yeni filmi “Walesa”, 1990’lı yıllarda, işçi liderliğinden bir ülkenin kaderini değiştiren adama dönüşen Leh Walesa’nın gerçek öyküsünü beyazperdeye yansıtıyor. Wajda, dostunun politik olduğu kadar özel yaşamını da gözler önüne sererken, bir çağdaş kahramanlık öyküsü anlatıyor.

Cannes Film Festivali’nden ödüllerle dönmüş olan Kanadalı genç yönetmen Xavier Dolan’ın 2013 tarihli filmi “Tom at the Farm”, psikolojik gerilim türünün önemli bir örneği olarak kabul ediliyor. Dolan, sevgilisinin ölümünün ardından onun ailesini ziyaret eden bir eşcinsel gencin tedirgin edici hikayesini anlatıyor.

Tom-à-la-ferme-2-e1384615384570

İngiliz yönetmen David Mackenzie’nin BAFTA ödüllü, sert bir hapishane öyküsü olarak yola çıkan filmi “Starred Up”, aynı zamanda alışılmadık bir baba-oğul ilişkisini, acımasız ve şiddet dolu bir dünyayı gözler önüne seriyor.

Ünlü yönetmen Terry Gilliam’ın fantastik türdeki eseri “Brazil”, gelecekte yaşayan bir istatikçinin hayalle gerçeğin karıştığı hikayesini anlatıyor. Ağır bürokrasiden yola çıkarak bir sistem eleştirisine uzanan, Robert De Niro, Bob Hoskins gibi ustalarla zenginleşen film, tam bir görsel şölene dönüşen bir kara komedi.

12 ödüllü Romanya yapımı animasyon belgesel “Crulic The Path to Beyond”, bu yılın “Konuk Ülkesi” seçkisinde gösterilecek önemli eserlerden biri. Film, Romanya ile Polonya arasında diplomatik soruna neden olan bir tutuklunun açlık grevi eylemi çevresinde gelişen olayları anlatıyor. Bu türün meraklılarının yanı sıra kullandığı farklı animasyon teknikleriyle tüm sanatseverlerin ilgisini çekecek bir yapım.

blancanievesİspanyol sinemasından Paolo Berger’in, 2012’nin en iyi filmleri arasında değerlendirilebilecek, siyah beyaz ve diyalogsuz çekilen, Pamuk Prenses öyküsüne cesur bir yorum olarak nitelenen ve 1920’lerde kadın bir boğa güreşçisini anlattığı filmi “Blancanieves” ise 37 ödül ile tam bir ödül rekortmeni.

Ünlü “Delicatessen” ve “Amelie” filmlerinden tanıdığımız Fransız yönetmen Jean-Pierre Jeunet’in, 12 yaşında bir çocuğun Montana’dan Washington’a yaptığı tren yolculuğunu anlattığı filmi “The Young and Prodigious T.S. Spivet” de festivalin görülmesi gereken yapımlarından.

Festivalin önemli filmlerinden biri de BAFTA ve Venedik dahil 17 ödül almış, 2012 tarihli “Wadjda”. Suudi bir kadın tarafından gizlice çekilen, ülkenin uzun metrajlı ilk filmi. Bir bisiklete sahip olmak isteyen küçük bir kızın öyküsünü anlatıyor.

Feminist yönetmen Margarethe von Trotta’nın yönetmenliğini yaptığı bol ödüllü “Hannah Arendt” filmi, siyaset bilimci, felsefeci aynı zamanda sert bir kadın olan ve “kötülüğün sıradanlığı” düşüncesiyle herkesi karşısına alan Hannah Arendt’in yaşamından bir kesiti beyaz perdeye getiriyor.

İki Oscar ödülü bulunan İngiltere’nin efsane yönetmenlerinden Richard Attenborough’un I. Dünya Savaşı üzerine müzikal bir yergi olarak tanımlanabilecek filmi “Ne Kadar Sevimli Şu Savaş”, festivalin 1. Dünya Savaşının 100. yılı bölümü çerçevesinde izleyiciyle buluşacak.

1932 doğumlu usta yönetmen Edgar Reitz’in çok konuşulan televizyon üçlemesi “Heimat”ı bu sefer sinemaya uyarlamasıyla ortaya çıkan 225 dakikalık “Evden Eve – Bir Hayalin Kronolojisi”, Almanya’da düzenlenen birçok etkinlikten ödüllerle döndü. Film, hepimize tanıdık gelecek bir köyden, açlık, fakirlik ve zulüm nedeniyle kaçıp Kuzey Amerika’ya göç etmek isteyen bir avuç insanın hikayesini anlatıyor.

Sinema tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Orson Welles’in, Shakespeare’nin ünlü oyunu Othello’yu sinemaya taşıdığı “Othello’nun Trajedisi: Venedik Bataklığı”, temizlenen kopyası ile Shakespeare’in 450. doğum yılında ilk kez festivalde gösterilecek.

“Gün Doğmadan” ve “Gün Batmadan” gibi filmleriyle ülkemizde tanınan Richard Linklater’ın aralıklarla 12 yıl boyunca çekimlerine devam ettiği “Boyhood”, genç “Mason”ın 5 yaşından 18 yaşına kadar büyüme hikayesini 163 dakikada beyaz perdeye taşıyor. Berlin Film Festivali’nden 3 ödülle dönen film Ankara’da ilk kez seyirciyle buluşacak.

boyhood

Fransız Yeni Dalga yönetmenlerinden Jean Luc Godard, onun çağdaşı İngiliz yönetmen Peter Greenaway ve Portekiz sinemasının tanınan yönetmenlerinden Edgar Pêra’nın birer bölümünü çektiği “3x3D”, 3D teknolojisi ile çekilmiş üç farklı bir bölümden oluşuyor. Film Ankara’da ilk kez izleyici ile buluşacak.

Norveç’in genç sinema kuşağından Eskil Vogt’un 2014 tarihli filmi “Körlük”, görme duyusunu yeni kaybeden ve bu nedenle evine sığınan “Ingrid”in, bu güvenli alanda yeni ve aşina olmadığı duygulara kapılması ve eşiyle yaşadıklarının hikayesini anlatıyor. Film, Berlin Film Fesitvali ve Sundance Film Festivalinden ödül aldı.

Son yıllarda yükselen sinemasıyla öne çıkan Romanya’nın 1965 yılından beri filmleriyle birçok dönemini anlatan yönetmen Lucian Pintilie’nin filmi “Bir İşkencecinin İkindisi”, Çavuşesku döneminde yaşanan işkencelerin sorumlularından birinin konuşmaya başlamasıyla yaşananları anlatıyor.

“Girls” dizisiyle tanınan Adam Driver ve son yıllarda yıldızı parlayan Mia Wasikowska’nın başrollerini oynadığı “Tracks”, Batı Avustralya’nın 1700 millik çölünü dört deve ve sadık köpeğiyle geçmeye çalışan “Robyn”in cesur öyküsünü anlatıyor.

Yeni kuşak Polonya sinemasının dikkat çeken yönetmenlerinden Pawel Pawlikowski’nin çeşitli film festivallerinden toplamda 16 ödül alan son filmi “Ida”, 1960’lı yıllardaki bir rahibenin Nazi işgaline dayanan bir aile sırrını keşfetmesiyle yaşananları anlatıyor. Siyah-beyaz çekilen film bu sene festivalde seyirciyle buluşacak.

Ida-thumb-630xauto-42972

Diğer yazıları Burak Hazine

Maps to the Stars Fragman

Yönetmen: David Cronenberg Oyuncular: Julianne Moore, Robert Pattinson, Mia Wasikowska Vizyon Tarihi:...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir