The Invisible Woman (2013) Görünmez Kadın

Ralph Fiennes’ın oyunculuğu hakkında tartışma açılmaz, açılması teklif dahi edilemez; bunda hepimiz hemfikiriz sanırım. İki sene önce Corialanus ile kameranın gerisine, yönetmen koltuğuna geçerek daha ilk filminde büyük övgülerle karşılaşan sinemacı, arayı fazla açmadan gerilim türünden sıyrılıp Victoria döneminde geçen bir yasak aşka odaklanıyor. Esas karakter olarak karşımıza çıkan, haliyle yasak aşkın taraflarından biri ünlü yazar Charles Dickens’ın ta kendisi iken güzelliğine tutunulan kadın olarak Nelly isimli bir tiyatro oyuncusu var.

Claire Tomalin’in Görünmez Kadın: Nelly Ternan ve Charles Dickens’ın Öyküsü isimli romanından Abi Morgan (Shame, The Iron Lady gibi filmlerin de senaristi) tarafından beyazperde yazınına dönüştürülen Görünmez Kadın, kendisi gibi tiyatrocu olan iki ablası ve annesiyle Charles Dickens’ın sahnelenecek yeni oyununa katılmaya giden Nelly’nin etrafında geçiyor. Fiennes’ın hayat verdiği ünlü yazar karakter ise Nelly’ye göre bir tık daha geri planda kalıyor. İkilinin ilişkisi başlarda profesyonelliğe dayanırken zamanda duvarlar yıkılıyor ve Dickens, Nelly’ye olan aşkını itiraf ediyor. Fakat dönemin sosyolojik yapısında önemli rol üstlenen başkaları-ne-der anlayışını dayanak edinen yazar, bu ilişkiye de bir mesafe koymak zorunda kalıyor.

Bugüne kadar çevrilen sayısız Victoria dönemi dramasından hiçbir yönüyle ayrılmayan Görünmez Kadın, aynı şekilde fazlasıyla alışık olduğumuz bir yasak aşk masalının önümüze yeniden servis edilmiş hali. Belki diğerlerinden farklı olarak hikayeyi değiştirecek bir kötü karakter eksikliği çekiyor oluşu, filmi bir seviye farklı bir noktaya konumlandırabilir. Lakin o hikayelerdeki kötü olarak tabir edebileceğimiz tiplemelerin varlığı zenginleştirici bir unsur olarak görev görürken Görünmez Kadın’da bunun eksikliğinin fazlasıyla hissediliyor oluşunu belirtmek gerekir. Belki net olarak kötü diye tanımlayacağımız bir karakter olmasa da Dickens’ın, Nelly’nin, Dickens’ın karısının zaman zaman çehre değiştirdiğini, haliyle kötülük kavramına yeni bir bakış açısı getirildiğini söyleyebiliriz. Bu metotla senaryodaki ağır İngiliz atmosferini daha da güçlendiren Fiennes ve Morgan, alengirli cümlelerle süsledikleri repliklere güvenme yolunu seçiyor. Günümüz İngilizcesi ile kaleme alınmış olsa televizyon filmi için dahi değerlendirilmeye alınamayacak senaryonun bu denli basit diyaloglara kaynaklık etmesi Görünmez Kadın’ın en büyük hayal kırıklıklarından. Her şey bir kenara bırakılsa bile temel olarak hikayenin ilgi çekicilikten uzaklığı, dikkati toplamakta güçlük yaratıyor oluşu, olabildiğince yavaş ve sonuca yönelik olmaksızın seyreden çizgisi filmin yazınsal kısmının iddia edildiği kadar başarılı olmadığını gösteriyor.

invisible woman 1

Öte yandan Fiennes’ın Dickens performansı oyuncunun herhangi başarılı bir performansından fazlasını vaat etmezken Felicity Jones ve filmde annesini canlandıran Kristin Scott Thomas’ın ortaya koyduğu işler gerçek anlamda saygı uyandırıcı. Thomas’la birlikte filmin en ağır toplarından olan Joanna Scanlan ise Dickens’ın ihanete uğrayan karısı rolünde harikalar yaratıyor. Teknik açıdan bakıldığında dönem filmlerinin vazgeçilmez tasarımcılarından Michael O’Connor’a üçüncü Oscar adaylığını getiren kostümler herhangi bir Victoria dönemi filminden hallice iken set dekorlarının hak ettiği ilgiyi görmediğinin altını çizelim. Uzak ve hareketsiz bir çekim eşliğindeki açılış sahnesi, filmin sinematografisi hakkında pek doğru bilgiler vermese de ışık kullanımının dikkat çektiğini belirtmek gerek.

Sonuç olarak Görünmez Kadın, Amerikalı eleştirmenlerin sayısız övgüsüne rağmen benim için fazlasıyla sıradan ve boğucu bir film olmaktan öteye geçemedi. Ralph Fiennes’ın Corialanus gibi bir çıkış sonrasında niçin böylesi bir dönem filmi yapma ihtiyacı hissettiğini bilemeyiz fakat sayısız benzerinin var olduğu evrende Görünmez Kadın’ın kıymete binmesi, üstelik artık bir tür haline gelmiş bu filmler silsilesine hiçbir yenilik katmazken bunu başarması tuhaf olduğu kadar kabul edilemez. Bakalım ünlü sinemacının sıradaki kamera gerisi projesi ne olacak?

Diğer yazıları Burak Hazine

Emekçi ve Devrimci Kadınlara: Eksik

Kimi faşistler Barış Atay’ı bir paylaşımından ötürü kendilerinin nitelikleriyle suçladığı için hatırlar,...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir