Cennetten Kovulmak (2013) Derbuyina Ji Bihuşte

50. Antalya Film Festvialinde En iyi Film özdülünü Ramin Matin’in “Kusursuzlar” filmiyle paylaşan ve aynı zaman Ferit Karahan’ın ilk uzun metraj filmi olan Cennetten Kovulmak, Ankara Film Festivali kapsamında,  vizyonda kaldığı kısa sürenin ardından Ankaralı sinemaseverlerle yeniden buluştu.

Bir "Rutin" Kontrol
Bir “Rutin” Kontrol

2000’lerin başında geçen ve biri Muş’ta diğeri İstanbul’da yaşayan iki aile üzerinden Kürt meselesi ekseninde anlatılan ama çocuk işçilerin ve işçi sınıfının sorunlarını, ataerkil sistemin kadınlar üzerinde kurduğu tacizci baskıyı, “köy koruyuculuğu” adı altında yapılan devlet destekli şiddet ve kan dolu modern feodalizmi, Türk halkında yıllardan beridir süregelen ve en naif biçimiyle “Kürdü de Türkü de aynı; biz hep bir milletiz.” benzeri cümlelerde ifade bulan inkar ve asimilasyon politikasını, cesetlerle beslenen İktidar’ın asla vazgeçmeden artan bir şiddetle körüklediği militarizmi ve “tanıyarak dışlama”* kavramıyla nitelendirebileceğimiz kendini doğrudan açık etmeyen modern milliyetçiliğin acımasız ötekileştiriciliğini de anlatan film, çokyönlülüğü ve didaktizmden uzak başarılı anlatım biçimiyle Tükiye coğrafyasında son dönemde yapılan en iyi filmlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Emine

Filmin ana karakterlerinden olan Emine, İstanbul’da bir şantiyede elektrik mühendisi olarak işe başlayan genç bir Türk kadınıdır. Orta sınıfın genel özelliklerini barındıran Emine, Kürt meselesi de dahil pek çok toplumsal ve ekonomik o2lguyu devletçi ve sermayeci medyanın manipüle ettiği biçimiyle içselleştirerek hayatı İktidar’ın gözüyle gören ama İktidarın taşımadığı tonla yükü omuzlarında ve gözyaşlarında taşıyan, anlatılanları fazlaca sorgulamadan kabul ederek rüzgarın estiği yöne bilinçsizce kıvrılan batılı milyonlardan yalnızca biridir. Fakat Emine’nin mutlu hayatı; kapılarının iki yeşil üniformalı genç tarafından çalınmasıyla tamamen değişecektir. Kapıyı çalan askerlerin tabiriyle, biricik kardeşi  “kahramanca savaşarak şehit olmuştur”.  Emine artık şantiyede çalışan Kürtleri kardeşinin ölümünden sorumlu tutan bir tavırla onlara eskiden hiç davranmadığı biçimde kötü davranacaktır.

Cennetten-Kovulmak-Sahneler-7
Ayşe

Memleketin ötede kalmış Görünmeyen Kent Muş’unda ise  bir Kürd aile imkansızlıklar içinde yaşam savaşı vermekte, geçimlerini ellerindeki küçük tarım arazisini ekip biçerek sağlamaktadır. Fakat devlet, kırsaldaki taşeronu olan “korucular” aracılığıyla ailenin elindeki tek tarım arazisini kamulaştırmak ister. Ailenin küçük kızı ilkokul çağındaki Ayşe ise Doğu’nun ötekileştirilmişliği ile Batı’nın özendirilmişliği, evinde konuşulan Kürtçenin sıcak doğallığı  ile okuldaki Türkçenin samimiyetsiz zorunluluğu, televizyonun yalancı büyüsü ile çocukluğunun teatral hayalleri arasında sıkışıp kalmış nice Kürt çocuktan yine yalnızca birisidir. Abisi, devlet taşeronu “Korucular” tarafından gözleri önünde katledildiğinde de, ablası ve büyük abisi yaşatılmadığı topraklardan herşeylerini terkedip dağlara doğru gittiğinde de, babası ve anasıyla cennetinden kovulup, İstanbul cehennemine mahkum edildiğinde de, Ayşe hep o çocuk hayallerine sığınacak ve umudu yaşatma görevini minik omuzlarında yorulmadan sırtlayacaktı.

Artık Ayşe ve ailesi batıya doğru hareket ederken, iş cinayetine kurban giden Ayşe’nin köy komşusu, çocuk işçi Kürşat’ın sahipsiz soğuk bedeni ise tahta bir tabut içinde Muş’a doğru yol almaktaydı. Fakat Kürşat, dayatılmış olan kimliğin zırt pırt sorgusundan öldükten sonra dahi kurtulamayacak; cesedini taşıyan minibüs, jandarmanın ,rutin olarak gerçekleştirdiği kimlik kontrollerinden birine daha takılacaktır.,

Çağımızın toprakları üzerinde bir “Kimlik”tir gidiyor; hayaleti bile her yeri ve her an dolaşıyor sanki…

9963227934_f18b5387f0_c
Kürşat

Kısacası film, benim senin; senin ise benim zannettiğim,  ama aslında bizim olan hüzünlü hikayemizi anlatıyor. Tüm imkansızlıklara rağmen yoğun emek ve güzel fikirlerle iyi işlerin yapılabildiğini bir kez daha kanıtlayan filmi, fırsat bulmanız halinde izlemenizi önermekteyim.

*”Tanıyarak Dışlama” kavramıyla ilgili daha detaylı bilgiye ulaşmak için Cenk Saraçoğlu’nun İletişim Yayınları’ndan çıkan Kürt meselesiyle ilgili “Şehir, Orta Sınıf ve Kürtler” isimli değerli çalışmasını okuyabilirsiniz.

Bu yazı Sebati Ladikli tarafından kaleme alınmıştır.
Diğer yazıları Konuk Yazar

Çocuğun Dünyası: Beyaz Balon (Badkonake Sefid)

Senaryosunu Abbas Kiyarüstami’nin yazdığı ve Cafer Penahi’nin ilk uzun metraj filmi olan...
Devamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir